Ana Sayfa DİŞİTAL SESLER Şimdi Kaldırdığın O Eli Yavaşça Aşağı İndir!

Şimdi Kaldırdığın O Eli Yavaşça Aşağı İndir!

Bir kadının, yaşadığı hayat boyunca, içinde binlerce kadın ölür ve yerine yenisi doğar. İlk kez aldatıldığında biraz masumiyetinden kaybeder. Annesiyle her kavga ettiğinde kendi varlığı sonraki yakalayışa kadar yavaşça ayaklarının altından kayar. En yakın kız arkadaşından kazık yediğinde dost kalabilme özelliğini sorgular. Ve gece gündüz emek verdiği işinden kovulduğunda dürüstlüğün öneminden şüphe eder.

Her bir deneyiminde içinde bazı kadınları öldürmesi gerekir ki yoluna devam edebilsin. Ancak asıl uyanması gereken kadını, çocuğunu dünyaya getirirken doğurur. Olduğu kişi olabilmenin verdiği huzuru asıl şimdi tatmaya başlar. Ancak bu tanışma kitap ve filmlerde anlatıldığı kadar kolay olmaz. En vahşi, en kırılgan ve en özgür yanıyla tanışmanın bedelini herkes kendi parmak izine göre yaşar. İşte bu bahsedilmeyen, herkesin kendi kadrajına göre hem kendini hem çocuğunu büyüttüğü dönemde bir kadın güven hissinin diğer bütün erdemlerden daha güçlü olduğunu hatırlar. Bütün maddeciliği bir kenara bırakır, bir çift gözün mutluluğuna şahitlik ederek maneviyatın kendi içindeki anlamını çözer.

Zorluklar çiçekleriyle beraber gelir bir nevi. Tüm bu hesaplaşmalar, unutulmaz anlar, ruhunu en derinden hissettiği anlar yaşanırken, içinde çığlık çığlığa bağıran bir kız çocuğunu da fark eder. Küçük kız, kendini gerçekleştirmek için artık fırsat kollamaktadır ve sadece dışarı çıkarılmayı bekler. Olgunluğu tam anlamıyla tatmaya başlayan kadın, kim olmak istediğini, ne için heyecan duyduğunu keşfetmiş, mental blokajlarından sıyrılmaya başlamıştır. Cesaret ve güven, küçük kız çocuğunun belirmesiyle geri gelmiştir.

Kadın içeride dalgalanan bu gelgitlerle, barışmalarla boğuşuyorken, çevresinde, ortaya çıkan bu güçten rahatsız olan bakışlara denk gelir. Kadının odağında ve aklında öyle büyük bir iyilik bulunur ki; uzunca bir süre bu bakışlara anlam veremez. Ne zaman ki hisler, sözle ya da hareketle kendini gösterir; içindeki çoğu kadını bile isteye kendi öldürür, yerine yenisini koymadan. Daha acımasız, daha gerçekçi, daha rasyonel yaklaşır artık. İçgüdüleri değildir onu yönlendiren, sadece mantığıyla hareket eder, doğru olana itilir kendiliğinden. Daha dünyadan biri haline gelir; iyilikten, merhametten hafif hafif koparak.

Uyanışın süresi her kişiye göre değişir, çevresi başını eğ diyorsa normali budur der ve gülümsemeye devam eder, bir süreliğine! Ancak bazı şeylerin yanlış gittiğini düşünüyorsa eğer, hem kendi hem etrafındakiler için yepyeni bir dönem başlar. Tüm yaşananları geri bırakmaya hazırdır, şaşkınlık içinde içinde şimdiye kadar sahip olmadığı büyük bir güçle. Eğer yalnızlığına hazırsa, başkalarının değil kendi mevcudiyetinin onu yücelttiğine inanacak kudreti bulduysa içinde ne bir söz ne bir el ne de bir tehdit onu durdurur. Kendi gelmek istediği için gelmiştir; kendi gitmek istediği için gidecektir. Tek fark eden, tırmandığı bu yolda sahip olduğu kadınları ne kadar barış içinde yaşattığıdır. Dışsal değil içsel farkındalığıyla, uyanmak istediği vakit kendi rızasıyla uyanacaktır. Tüm yaşadıkları, güzellikleri ve çirkinlikleriyle eş değerdir; hislerinin pek bir önemi yoktur. Yeniden doğabilmek için bütün kimliğini ele geçirmiş, uzunca bir süredir tek başına konuşan kadını bir anda yok saymaya hazırdır. Pek de zor olmayan bu süreci tanıyordur, kadın bilgeliği buna alışkındır; bir yabancıyla kendini keşfetmeye, bir sözle tekrar yabancılaşmaya.

Söylediğin sözün, yeltendiğin şiddetin ederi benim ölüm ve doğuma ne kadar hazır olduğumla ilişkilidir. Şimdi kaldırdığın o eli yavaşça aşağıya indir. Benim için çok kısa ama senin için uzun ve bilinmedik bir yolculuk olacak.

Photo by Anete Lusina from Pexels

Pınar Demircan
Pınar Demircan
1985 Kocaeli doğumlu. Uluslararası İlişkiler mezunu. Perakendenin marka yönetimi ve ithalat departmanlarında görev aldı. Özel sektör deneyiminden sonra insan gelişimine yönelerek; nefes teknikleri, beslenme ve yaşam koçluğu üzerine eğitimler aldı. Bireysel ve kurumsal nefes eğitmenliği yaptı. Ebeveyn olduktan sonra zeka çeşitlerine, ilgi alanlarına, karaktere uygun öğrenme biçimlerine yönelik ilgisi arttı. Bir süredir güçlü yönler, meslek seçimi ve yetenek yönetimiyle ilgili eğitimler alıyor. Söyleyemediklerini ya da söylemek istediklerini yazarak paylaşıyor. Araştırmak, kurgulamak ve yazıya dökmekten büyük keyif alıyor. Evli ve bir kızı var. İnternet sitesi; https://bloggerbensin.com/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Teknolojik Anneler’den Dayanışma Ekranı

Mart 2020'de Türkiye'yle birlikte dilimize de yerleşen Covid 19 virüsü, çoğunluğu olumsuz olmak üzere irili ufaklı binlerce değişikliğe sebep oldu hayatta. Ekonomi, sağlık, psikoloji,...

Yanlış Değil, Farklı

“Pardon bir şey sorabilir miyim, sizin oğlunuzun yüzü neden fazla büyük ve değişik?” 8 yaşındaki çocuğunu, bir doğum gününde yeni tanıdığı “farklı” bir çocuğun annesine...

Hapishanelerimiz

  Ömür tüketen, ağır akışı ile uzun zamandır izlemediğim Türk dizilerini protestoma “Camdaki Kız” dizisi ile son verdim. Henüz iki bölümü yayınlandı ve ben kapıldım....

Kendine Ait Bir Şeyler…

Dijital Topuklar olarak, pandemi yüzünden evlerimize kapandığımız, her yıl 1 Kasım'da birbirimizi görerek, birbirimize dokunarak, sarılarak gerçekleştirdiğimiz zirvemizi sanal ortama taşıdığımız geçtiğimiz sene içinde,...

Feminizm Karşıtı Kadınlara Karşı Olan Kadınlar Hakkında Karışık Hisleri Olan Kadınlar

Aşağıdaki metin Dijital Topuklar için Ezgi Özkök Sefer tarafından Jenny Lawson'ın “Women Who Are Ambivalent About Women Against Women Against Feminism” başlıklı yazısından çevrilmiştir....