Amor Fati

‘Amor Fati’ Latince bir söylem olup dilimize ‘kaderini sev’ ya da ‘kaderine evet de’ şeklinde çevrilmiş ve belki de tarihin en önemli filozoflarından biri olan Nietszche’nin felsefesi olarak karşımıza çıkmıştır.

Kaderini sevmek, bizim kültürümüzde tevekkül gibi anlaşılmaya çok müsait bir kavram ancak burada bahsedilen biraz daha farklı bir felsefe: Amor Fati, hayatta olan her şey için gayretli bir hayranlık gösterme bilincini barındırıyor içinde.

Amor fati; iyi ve kötü başa gelen her şeyin kabul edilmesi ve geçmişe takılıp kalmadan hataların ve başarıların tamamını, gelişime katkı sağlaması için sevmeyi anlatıyor.

Nietszche; ‘İnsanlığın iyiliği için bulduğum formüldür Amor Fati’ cümleleriyle açıklar felsefesini…

Aslında bir anlamda günümüz popüler yaklaşımlarından mindfullness (bilinçli farkındalık) yaklaşımında yer alan ‘’an’da kalma’’ kavramı ile de ilişkilendirilebilir. Amor Fati, geçmişe ya da geleceğe takılmadan bugünü sevmek anlamına da gelir.

Geçmişte bir şeylerin daha farklı olmuş olmasını dilemek ya da geleceğin gücünden bağımsız olmayı içen bu felsefede seçebileceğimiz bir yol ayrımı bulunmuyor. ‘Şanlı Kadercilik’ ve ‘Arsız İstekler’ iki ayrı yol değil aksine insan canlısının baş etmek zorunda olduğu iki önemli silahtır, yani hem çekiç hem testere ile yaşamak durumundayız.

Zengin olabilecek miyim?
Evlenmeli miyim yoksa bekarlık daha mı iyi?
Popüler biri olmak çok zor!
Benden daha iyi kazananları görünce kendimi kötü hissediyorum…

Yukarıda okuduklarınız, hepimiz için geçerli olabilecek yıkıcı düşüncelerin birkaç örneği ‘Amor Fati’ buradan çıkmak, kendi kritiğimizi yapmak ve zihnimizi sessizleştirmeyi anlatıyor.

Yaşadığımız ve olduğumuz her şey, birbirine denge ile bağlı. İyi ile kötü bir arada, hayatın tamamına ‘evet’ demek yani ‘Amor Fati’ için 4 pratik yöntem ise şöyledir;

➢ Karşıt fikirlere, ılımlı bakmayı deneyimlemek;
Bir şeylerin muhalif olması , düşünüldüğü kadar kötü değildir. Mesela kişinin korkularından biri bekar kalmak ise bir süre ilişkilere hayır diyerek kişinin kendini keşfetmesi örnek gösterilebilir.

➢ Değişiklikleri fırsat olarak görmek;
Gerçekleşmesinden çok korkulan bir durum meydana geldiğinde, beraberinde getirdiği yeni fırsatları görmek. Mesela ilişkisi bittiği için çok üzgün olan biri düşük bir mod ile yaşamına devam ederken bir süre sonra hayatının aşkı ile karşılaşıyor, halbuki ilişkisi devam ediyor olsaydı hayatının aşkıyla tanışma fırsatını kaçırmış olacaktı.

➢ Mutluluğun göreceli olduğunu farketmek;
Mutluluğun göreceli ve koşula göre uyarlanabileceğini bir çalışma ile anlatmak istiyorum:

1978 yılında yapılan bir sosyal deneyde loto kazananlar, bir kazadan sağ kurtulanlar ve kontrol grubu olarak 3 grup üzerinde mutluluk seviyeleri değerlendirilmiştir. Loto kazananların daha mutlu olduğunu düşünmüşüzdür hepimiz..

Ancak sonuçlar pek de tahmin ettiğimiz gibi değil, bu olaylar meydana geldikten 1 yıl sonra, loto kazananlar ile kontrol grubu ve kazadan sağ kurtulanların mutluluk seviyeleri neredeyse aynı!?

➢ An’da kalmak;
Mutluluğun bir illüzyon olduğunu kabul etmek ve içinde bulunduğumuz durum ile anlaşmak…

Gelecek, yalnızca bir patika, iyi ya da kötü olarak tanımlanamayan.
Değişim ise hayatın kendisi, değişime direnmek hayata direnmektir!

Kader, şu andır…

Gelecek, henüz gelmedi, geldiğinde ise onu sevin, gitmeden sevin..

‘Amor Fati’ bugündür!

Yaşantımızda karşımıza çıkan; iyi-kötü, güzel-çirkin, şanlı-şanssız birçok durumu kabul ederek, güzelliklerin kıymetini bilerek tadını çıkartan, olumsuzluklardaki deneyimi ve kazancı görebilen, kaderine evet diyen, zorluklardan daha güçlü çıkan bireyler olmak dileğiyle, ‘ Amor Fati’…

Photo by Pixabay from Pexels

Dijital Topuklar’da yazılan yazılar, yazarın bakış açısı ve fikirlerini yansıtmakta olup, Dijital Topuklar’ın görüşlerini temsil etmeyebilir.
Avatar
Dijital Topuklarhttp://www.dijitaltopuklar.com
Dijital sektör profesyonellerini bir araya getiren Dijital Topuklar Zirvesi’nde dijital dünyanın fikir önderleri, sosyal medyanın birleştirici gücünden dijital dünyada oyunun kurallarına kadar dijitalleşmenin arkasındaki tüm dinamikleri konuşuyor.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Aradığınız Çeviklik (Agility) de Yılmazlık (Resilience) da Evde!

Adım FatmaNur. 39 yaşındayım. Pandemiyle birlikte hiç gönüllü olmadığım rolleri üstlenmem, çevik bir adaptasyon sergilemem ve yılmamam gerekti…Biraz epik, biraz lirik tiyatrom evde hala...

İkinci Tekil Mağduru

Yıllardır içinde debelendiğim kurumsal hayattan mıdır, yoksa kurulan iletişim biçiminin üzerinde görünmez bir giyotin gibi durduğundan mıdır bilmem, bazı ilişki türlerinde ikinci çoğul kullanmak...

2020’nin Duygusal Hız Treni, Sıkı Tutunun!

Kelimeleri, bir durumu anlatırken kullanabileceğimiz farklı sözcüklerin olmasını seviyorum. Kalp dersek başka gönül dersek başka olabiliyor çünkü ya da özlem deyince başka hasret deyince...

Neden Terapi?

Doğru bilinen yanlışlardan biridir terapinin kişiyi rahatlattığı! Çokça verilen keyifli benzetmelerdir, ‘balkonu yıkamak terapi gibi geldi’   ya da  ‘alışveriş en güzel terapi’ gibi söylemler... Aksine;...

Çılgın Bir Türk Kadını

Mücadeleci bir ruh... Hâyal kurmaktan usanmayan, hedeflerinden vazgeçmeyen bir kadın... Nesrin Olgun 1957 yılında Adana'da doğdu. Denizle olan ilişkisi 7 yaşında yüzmeyi öğrenmesiyle başladı. 1979’da...