Ana Sayfa FEMİNİZM Babalık, Erkeklik Mücadelesidir

Babalık, Erkeklik Mücadelesidir

Ataerkil bir toplumda babalık, erkeklik meselesinden ayrılamayan problemler bütünüdür. Erkekliğe yüklenen anlamlarda; çocukluktan itibaren nasıl yetiştirildiğimiz, ebeveynlerimizle ilişkimiz, gördüğümüz babalık modeli, sosyal hayat ve aile ilişkilerimiz bir erkeğin hayatında erkeklik meselesine dair önemli izler taşır. Bu nedenle bir erkeği yetiştiren sadece anne ve baba ile değil, tüm toplum dinamikleriyle meseleyi ele almalıyız.

“Göster amcana pipini” den başlayan ve erkek cinsel organının güç ve iktidar göstergesi gibi sunulduğu bir toplumda – ki erkeğin, kadın bedeni üzerinden ettiği küfürler de bunun bir göstergesidir – erkeklik gerçekten bir meseledir. Evin direği, ailenin reisi, güç simgesi haline getirilen erkeğin, babalık meselesinde de problem yaşayacağı gün gibi ortadadır ve üstelik ataerkinin kadın üzerinde de yarattığı baskı; evin dişi kuş tarafından yapıldığı, anneliğin kutsallaştırıldığı, çocuk bakımının kadının görev ve sorumluluğu gibi görüldüğü bir toplumda erkeklik ve kadınlık evliliklere, eşitliğe ve çocukların nasıl bir birey olacaklarına kadar uzanan sorunların silsile halinde uzanmasına neden olmaktadır.

Babalık bir erkeklik mücadelesidir. Hatta erkek olma haliyle bir mücadeledir demek mümkün.

Peki nedir bu mücadele? “Erkek” olarak yetiştirilen ve evin geçiminden sorumlu tutulan birey, bu ağır yükü hayatının sonuna kadar omuzlarında taşır ve “erkeklik”, evini geçindirmekle bir tutulur. Evi yapan dişi kuş görevini yerine getirirken, erkek kuş da eve yemek getirmekle meşgul olur. Bu “geçim” yükü öylesine bir yüktür ki gazete manşetlerinde “Çocuklarım aç dedi ve kendini yaktı” haberleri ile görürsünüz. Evini geçindirmek, çocuklarını yatağa aç sokmamak, bir erkeğin onurunu kurtarmak için kendini herkesin ortasında yaktırabilir. Kadın sessizce intihar ederken erkek herkesin ortasında kendini yakarak onurunu kurtaracağına inanabilir.

Erkek, kendi varolma alanında para kazandığı sürece; çocuk bakımı, iş bölümü vb. hiç dert etmeden hayatına devam ederken kendi görevini yerine getirmiş olmanın rahatlığıyla hayatının sonuna kadar yaşayabilir. “Kadın hakkı” kadar, erkeğin de hiç taşımak zorunda olmadığı yüklerinden kurtulması eşitlik meselesinde konuşulması gereken önemli bir problemdir.

Eşitlik tek başına kadınların mücadelesi değil, erkeğin de mücadele alanıdır. Olmalıdır.

Photo by Andreas Wohlfahrt from Pexels

 

Dijital Topuklar’da yazılan yazılar, yazarın bakış açısı ve fikirlerini yansıtmakta olup, Dijital Topuklar’ın görüşlerini temsil etmeyebilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Koçluk üzerine…

Alanında yıllarca deneyime sahip, yüzlerce kişiye dokunmuş, binlerce saat insanların gözlerinin içine bakarak onları dinlemiş, uluslararası federasyonların ve ulusal birliklerin çatısı altında mesleki yeterlilik...

"Uyandığında kırmızıydı. Kızarmış ya da güneşten yanmış değildi, dur işaretinin o kesif kırmızı rengini almıştı. İlk önce ellerini gördü. Gözlerinin önünde tutup, gözlerini kısarak...

Modern Zaman Ebeveyni, Ah Şu Romantik Canlı

Okuduğum kitapta böceklerin yavrularına bakım vermediklerini, yavrunun dünyaya geldiği andan itibaren dünyadaki tehlikelere karşı tek başına olduğunu anlatıyor ve diyordu ki, "belki de böcekler...

Issız Adada Yanımıza Alamadıklarımız

Tüm bildiklerimizi ya da bize ait olduğunu düşündüğümüz tüm doğruları unutsak mı artık? Yıllardır kitaplarda aradıklarımızı, bir sevgiliden duymak istediklerimizi, çözemediğimiz ne varsa her...

Beauvoir Dersleri

“Kadınların küçük görülmesiyle annelerin kuşatıldığı saygının uzlaştırılması, fazlasıyla samimiyetsizlik barındırmaktadır. Kadından her türlü kamusal etkinliği esirgeyip, erkek mesleklerinin kapılarını ona kapatıp, onun her alanda...