Ana Sayfa DİŞİTAL SESLER 'Uyuyan Güzel Uyandı' Ne Anlatıyor?

‘Uyuyan Güzel Uyandı’ Ne Anlatıyor?

Masalların çocukları eğlendirmek için anlatıldığı söylenir. Yalanların en büyüğü budur. Masallar çocukların uykuya dalmasını kolaylaştıran içerikler olmaktan çok daha fazlasıdır. İşin özü masallar aslında “sadece çocukları” uyutmaz. Uyutulmuş nesiller elde etmek ister. Kitleler halinde feminist anlamda aydınlandığımız bu dönemde masallarla uyumayalım, uyutan masalları dönüştürelim diye ben bir kitap yazdım, ismi: Uyuyan Güzel Uyandı.

Toplumsal cinsiyet ve eşitlik meseleleri çok uzun zamandır zihnimi meşgul eder halde. Okumayı pek severim ama açıkçası anne olmadan önce en son ne zaman masal okuduğumu anımsamıyorum. Ebeveyn olmakla birlikte masal okumak yaşamıma yeniden girdi. Oğluma masal okurken kendimi birçok masalın sonunu ve hatta gidişatını değiştirirken buldum. Hatta öyle ki aynı kitabı benden başkaları da okurken aynı şekilde okusunlar diye üstlerine kağıtlar yapıştırıp alternatif versiyonlarını yazmaya başladım. Masallar üzerinde etraflıca düşünmem aslında ilk böyle başladı.

Alışkın olduğumuz masallarda güzel prensesler sabırla bekler, cesur prensler maceralara atılır. Masallar kız çocuklarına kurtarılmayı bekleyen prenseslere öykünmeyi anlatırken, oğlan çocuklarına da mutlaka cesur kahramanlar olmaları gerektiğini anlatır. Masalların bu anlattığı, toplumsal cinsiyet rollerinin yaptığı gibi sadece kadınlara değil erkeklere de haksızlık eder. Tıpkı “herkes için feminizm” söyleminde olduğu gibi, ben de bu kitabı aslında herkes için yazdım.

Güzel olmak, itaatkar olmak, maceralara atılmanın tehlikeli olduğu öngörüsüyle evde bekleyen olmak sıfatlarını kız çocuklar için ne kadar reddediyorsam; ejderhalarla savaşan olmak, zengin olmak, yakışıklı olmak, cesur kahraman olmak sıfatlarını da oğlan çocuklar için aynı şekilde reddediyorum. Bırakalım çocuklar atanan cinsiyetlerinden bağımsız olarak istediklerini olabilsinler.

Bunun yanı sıra masal dünyasına dahilim “cadı” müessesesi üzerine de tekrar düşünmem için bir kapı açtı. Masalların cadıları çirkindir (genellikle yaşlıdır) ve nedensiz kötülük yaparlar. Bu önerme çok katmanlı bir ayrımcılık barındırır. Oysa bir başka açıdan bakıldığında da bağımsızdır cadılar. Kimseye ihtiyaçları yoktur. Bitkilerin dilinden anlarlar. Güçlüdürler. Cadı avları kavramı üzerinden de düşündüğümüzde; geçmişin şifacı kadınları, kimseye ihtiyaç duymayan bağımsız kadınları “cadı” adı altında yakılmıştır. İade-i itibar kapsamında sadece cadılıkla ilgili müstakil bir bölüm yazdım kitapta. Kitabın en önemsediğim bölümü diyebilirim.

Masalların anlattığı “yalanlar”, kendini gerçekleştiren kehanetlere dönüşmesin diye yazdım ben bu kitabı. Artık yepyeni kahramanlarımız var. Avcıyı kandıramayan kurtun, Kırmızı Başlıklı Kız’ı da kandıramayacağını biliyoruz artık. Erkek avcılar, kadınlardan daha zeki değil. ‘Kırmızı Başlıklı Kız’lar bu güvenle ormana girmekten korkmuyor. Pamuk Prenses, babasından kalan kraliyetin başına geçmeyi düşünüyor artık onu sarayına götürecek bir prensi beklemek yerine. Külkedisi kendisini beğendirmek için onca süse ihtiyaç duymayacağı bir ilişkinin peşinde artık.

Hayatımız değişiyor, masallarımız neden değişmesin. Artık bu masallara karnımız tok, şimdi yeni masallar yazma vakti.

Dijital Topuklarhttp://www.dijitaltopuklar.com
Dijital sektör profesyonellerini bir araya getiren Dijital Topuklar Zirvesi’nde dijital dünyanın fikir önderleri, sosyal medyanın birleştirici gücünden dijital dünyada oyunun kurallarına kadar dijitalleşmenin arkasındaki tüm dinamikleri konuşuyor.
Önceki İçerikEv Mahkumiyeti Hayatı
Sonraki İçerikİnsanlık Ateşi

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Bir refleks olarak ‘Mutlaka orada bir şey olmuştur’

Halit Ergenç’in arkadaşı Ozan Güven ile ilgili yaptığı açıklama özellikle sosyal medyada gündeme oturdu. Oturmayacak gibi de değildi zira kendisi dedi ki "Ben Ozan'ı...

Amor Fati

‘Amor Fati’ Latince bir söylem olup dilimize ‘kaderini sev’ ya da ‘kaderine evet de’ şeklinde çevrilmiş ve belki de tarihin en önemli filozoflarından biri...

Ev Yapımı İçerik Atölyesi: 26 Eylül 2020

Sosyal medya üzerinden sesinizi duyurmak mı istiyorsunuz? Kendinizi yazarak ifade ederken, kendi topluluğunuzu bulmak mı istiyorsunuz? O halde sizi Dijital Topuklar'ın düzenleyeceği Ev Yapımı...

Dopamin, Akıllı Telefonlar ve Siz: Zamanınız için Bir Savaş

Aşağıdaki metin Dijital Topuklar için Ezgi Özkök Sefer tarafından "Dopamine, Smart Phones & You: A Battle for Your Time" başlıklı yazıdan çevrilmiştir.  Facebook’un büyümeden sorumlu...

Vicdansız Labirent Olur mu?

45 yaşındayım. Ömrümün büyük kısmını kendimi patates çuvalı gibi hissederek yaşadım. Son yıllarda her gün anlamsız bir sabaha uyandım. Sadece anılarımı düşünüyordum. Hiç hayalim...