Ana Sayfa DİŞİTAL SESLER En Büyük Güç Sensin!

En Büyük Güç Sensin!

Bizim toplumumuzda “kadınlar” her ne kadar başarılı olsa da, şöyle bir yargı vardır: “Arkasında vardır birileri…”

Sanırlar ki, hiçbir kadın kendi kendine bir erkeğin başardıklarını başaramaz.

Bugün size toplumun iki yüzlülüğünden bahsedeceğim. Karşılaştığım kadarıyla, gösterdikleri kadarıyla!

Lise ve üniversitede kendi çabalarımla Photoshop öğrenmeye çalıştım ve öğrendim de! Üniversitede toplulukların afişlerini tasarladım.

Okul bitti, Gezi’den tanıdığım arkadaşımın ajansında iş öğrenmeye başladım, 3 ayda html5 (web kodlama) öğrendim. Sonra bankacılık serüvenim başladı, (para kazanmam gerekiyordu çünkü,) 4 sene sürecek olan satış pazarlama alanında bankada görev aldım. Bana yöneltilen ifadelerden bazıları şunlardı mesela;

“Sen bu şubenin vitrinisin.”

“Topuklu ayakkabı giy özlem!”

“Makyaj yap Özlem!”

Ama sonra odalarında şuna katılmamı beklediler: “Herkesin kişiliğine ve özel hayatına saygı duyuyoruz…” Peki ben buna inanacak kadar aptal mıydım? Hayır! İstifa ettim! Çünkü bu iki yüzlülüğe katlanamıyordum. Bu iş ve bu insanlar gençliğimi benden çalıyorlardı; arkadaşlarım gibi, sevgililerim gibi! Hepsini çıkardım hayatımdan; yüklerimden arındım!

Daha çok kitap okudum ve tüm kahraman kadın filmlerini izledim. Kendi eksik yönlerimi fark ettim ve güçlü yönlerime odaklandım. Radikal bir kararla, yetenekli olduğum sektöre giriş yaptım: Dijital Pazarlama. 2 sene içerisinde 3 istifa ve 2 işten çıkarılma yaşadım. Ailem tabii ki bu zor süreçte yanımdaydı ama ben tek başımaydım!

Sonra işsizken evlenme kararı aldım. Yeni roller eklendi üzerime (diğerleri yetmezmiş gibi…) Sadece Özlem olarak hayatıma devam etmek isterken, daha uyumlu olmak zorunda kalmışım, yanılmışım! Ben saldırgan bir pislikten ibarettim aslında, o dönemde hayatıma giren herkes beni yanlış tanımış mesela!

Aradan 2 sene geçti, tek başıma yine bir şeylerin mücadelesi içerisindeyim. Ablamla iş kurdum, istediğim ve hayal ettiğim hayatı yaşarken bunu gölgelemeye çalışan insanları görüyorum. Alanıma girerek, canımı yakmaya çalışan “hayalet” insanları!

Bazen tüm teknolojik cihazları, markaların reklam hesaplarını, yazmam gereken makaleleri ve sektörü güçlendirmek adına her hafta 8 saat videoya ayırdığım zamanı geride bırakıp uzaklaşmak istiyorum!

Bu yaşam ve başarma savaşının üzerine; 2020 Ocak ayı Kadın Cinayetleri raporunu merak ediyorum. Yaşadığım bu psikolojik şiddeti ve bu vahşice canı alınan kadınları düşünüyorum. Bunca ikiyüzlülüğün ortasında kalmışken tokat gibi gelen bu haberlerle diyorum ki:

“Kadınların tek başına da bir şeyler başarabileceğini anlatacaksın. Biz ölmek için doğmadık!”

Amacının sadece doğurmak, üremek, ‘instamom’ olmak, gezmek, alışveriş yapmak, pırlantaya kendini satmaktan ibaret olmadığını göstereceksin! Ve bizim gibi kadınların amacı hiçbir zaman da bu olmayacak!

Biz mücadeleci kadınlarsak eğer, bu Sevgililer Günü’nde belki de sadece kendimize sarılmalıyız en başta! Sonra eşimiz, sevgilimiz ya da her neyse!

Gözlerime bak!

Birlikte başaracağız!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Ekibinizle Dünya Kadınlar Günü’nü Kutlamanın 8 Yolu

8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşıyor. Bu yıl, pandemi sebebiyle çalışma koşullarımız farklı olsa da dünyanın dört bir yanındaki kadınları, başarılarını kutlamaya ve toplumsal...

Şimdi Kaldırdığın O Eli Yavaşça Aşağı İndir!

Bir kadının, yaşadığı hayat boyunca, içinde binlerce kadın ölür ve yerine yenisi doğar. İlk kez aldatıldığında biraz masumiyetinden kaybeder. Annesiyle her kavga ettiğinde kendi...

#cüretet’tim Memelerimi Aldırdım

Meme ne dişi bir kelime değil mi? Maalesef ülkenin büyük çoğunluğu ne yazık ki hala meme demekten çekiniyor. Karşı cinse memeyle ilgili bir rahatsızlığını anlatırken...

Eşiksellik ve Belirsizlikte Asılı Kalma Hali

Antropoloji yazınında bir kaç isim var. Keşke herkes bilse okusa dediğim. Zamanı geçmeyen, eskimeyen ve farklı bağlamlarda bile bir açıklama getiren kuramları ile hayatı...

2020’ye Mektup ve Özetler: Sıra Dayağı, Kapitalizmin Sonu, Bireysel Sosyal Sorumluluk

Hiçbir yılı bitirdiğimde oturup “ben bu yıl neler fark ettim, neler öğrendim?” diye düşündüğümü hatırlamıyorum. Ki, hayatı pamuk şeker tadında geçmiş birisi de değilim....