‘Ben büyüyünce InstaMom olacağım!’

Hem işim gereği hem kişisel olarak sevmemden kaynaklı sıkı bir sosyal medya kullanıcısıyım. ‘Sosyal medya geldi, özelimiz kalmadı!!’  veya ‘Ne buluyorsunuz bu sosyal medyada?!’ gibi tepki cümlelerini de çoğunlukla çağ dışı ve anlamsız buluyorum. Her şeyde olduğu gibi, iletişimin de iyi ve kötü uçları var. Ancak negatiflikler yüzünden, iyileştirme yollarını düşünmeden, büyük kolaylıklar sağlayan araçlara karşı çıkmayı tercih etmenin hem tembellik hem de gelişime kapalılık olduğu ortada. Benim nezdimde bu düşüncelerin, zamanında telefona, telgrafa, otomobillere hatta cep telefonlarına karşı çıkılmasından bir farkı yok. Kaldı ki, sosyolojik anlamda ciddi dönüşüm geçirdiğimiz son on yıllık bu süreçte, iyi ki sosyal medya var da bugüne kadar göremediğimiz birçok şeyi görebiliyoruz diyorum.

Az önce kötü uçlardan bahsettim ve bunların iyileştirilmesi gerekliliğinden. Benim için, acil olarak iyileştirilmesi gereken bir nokta var. İşin özü, bu uzun girizgah, bu konuya gelebilmek içindi.

Instagram’da, aslında uzun zamandır olan ancak benim özel ilgimi yeni yeni cezbeden, bir meslek dalı oluşmuş durumda: InstaMom’lık. Influencer’ların, çocuk gelişimi ile ilgili paylaşımlarından ya da tavsiyelerinden bahsetmiyorum. Benim bahsettiğim, 3-4 yaşlarındaki çocuklarına onların ismi ile kişisel hesaplar açan ve bio kısmına ‘Managed by Mom’ (Annesi tarafından yönetilen hesap) yazan, çocukların her anlarını boy boy fotoğraflarla paylaşmaktan çekinmeyen InstaMom’lar veya ikisi birden InstaParent’lar. Ben de özellikle gözlemlemek için bir iki tanesini takip ediyorum ve bu duruma son derece canım sıkılıyor. Kendi özel alanları ile ilgili söz sahibi olamayan çocukların tüm özel anlarının deşifre edilmesi bir yana, kitlelerin takip ettiği bu hesaplarda çocukların reklam nesnesi olması da cabası. Bu çocuklar hemen hemen her gün bir başka reklam objesi ile (bir gün bebek bezi, bir gün oto koltuğu, bir gün kıyafet, bir gün oyuncak, bir gün diş kaşıyıcı?!, bir gün…) kamera karşısına geçiyorlar. Daha da fenası bu hesapların bazılarında, bu çocuklar kendi ağızlarından konuşuyormuş gibi yansıtılıyorlar: ‘’Artık ben de büyüdüm ve seyahatlerde bilmemne marka oto koltuğu ile güvendeyim! Canım annem, bana bu koltuğu aldığın için teşekkürler!! ’’ Burada, bana göre ebeveynlerin de ciddi anlamda akıl sağlıklarının sorgulanması gerekiyor ancak bu başka bir boyut ve daha detaylı ele alınması gereken bir alan.

Aynı InstaMom’lar, çocuk istismarı ile ilgili tüm haberlerde doğal olarak ayaklanarak ne kadar duyarlı olduklarını belirtiyorlar. Bu konuda elbette ki sonuna kadar haklılar. Haklılar haklı olmalarına ancak işin temeline indiğimizde son derece samimiler diyebiliyor muyuz? Bakın TDK’da istismar kelimesinin karşılığında ne yazıyor:
‘Birinin iyi niyetini kötüye kullanma. / Sömürme.’

Pek sevgili InstaMom’lar, siz de bu durumda, reşit olmayan çocuklarınızın özel alanlarını ifşa ederek, onlar üzerinden para kazanarak ve hatta sistemdeki boşluklar nedeni ile vergi bile ödemeyerek, çok kıymetli çocuklarınızın hayatlarını istismar etmiş olmuyor musunuz? Çocuklarınız büyüdüğünde, bilmemne marka bez ile yan yana pozlarını ve altında yazan “Tuvalet eğitimimi tamamladım ama tamamlayana kadarki süreçte yanımda olan çok emişli x marka beze çok teşekkür ederim!” tadında yazıları görünce nasıl hissedecek en ufak bir fikriniz var mı? Ya da “Bugün annemle x AVM’nin bilmemne etkinliğinde çok güzel vakit geçirdim, yeni arkadaşlar edindim!” cümlelerini okuyunca memnun kalacak mı?

Şunu tekrar etmekte fayda var: Çocuk gelişimine dair tecrübelerin, önerilerin ve hikayelerin paylaşıldığı sosyal medya postları, forumlar, bloglar ya da sayfaların zararı değil tam tersi yararı olduğuna çok eminim, ki bu ve benzeri paylaşımlar sosyal medyanın pozitif kullanımı açısından da oldukça iyi birer örnek. Ancak, küçücük çocukların inisiyatifi olmadan bu mecralarda paylaşılması, kullanılması ve reklam objesi haline gelmesini kabul etmekte zorlanıyorum.

Aynı durumu geleneksel mecralar için de hep düşünmüşümdür. Televizyon reklamları, diziler vb. yerlerde ebeveynlerinin yönlendirilmesi ile yer alan ve ‘ünlü’ olan bu çocuklara seçme hakkı verilseydi ne seçerlerdi? İlerleyen hayatlarında taşımaları için çok fazla bir yük değil mi bu? Konunun ucu bucağı yok gibi gözüküyor…

Uzun lafın kısası, kendine meslek olarak InstaMom’lığı seçenlerin, çocuklarını istismar etmeden ‘mesleklerini’ sürdürmelerini sağlayacak hangi iyileştirme varsa ben ilk imza atanlardan olacağım.

Çocukların, çocukluklarını yaşayabilecekleri daha iyi bir dünya temennisi ile…

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir