Türkiye’de Freelancer Olmak

Freelance çalışmak, freelancer olmak kavramını son yıllarda daha sık duymaya başladık. ‘Serbest çalışan’ olarak kolaylıkla çevirebileceğimiz bu kavramı olduğu gibi kullanmaya başlamış bulunduğumuzdan, bu yazıda da ‘freelancer’ olarak kullanmaya devam edeceğiz.

İyi yapabildiğiniz bir işi bir firmaya, kuruluşa veya bir patrona bağlı olmadan yapabiliyorsanız, tebrikler, siz de bir freelancer olabilirsiniz! Ofisten, patrondan uzak çalışma fikri her ne kadar ilk bakışta lezzetli gözükse de, elbette freelancer olmanın da kendine has avantajları ve dezavantajları mevcut. Özellikle de Türkiye’de freelance çalışmak deyince aklımıza eğlenceli avantajlardan önce dezavantajlar geliyor ne yazık ki.

Aman yavrum okulu bitir de sigortalı bir işe gir” anlayışının hala yaygın olduğunu düşünürsek, gitmeniz gereken bir ofis olmamasını havalı bulan arkadaşlarınızın yanında, ‘kendi kendine çabalayan işsiz’ birisi olduğunuzu düşünecek eşe dosta da hazırlıklı olun. Eğer hayatınızı freelance çalışarak sürdürmeye kararlıysanız, artıları ve eksileri dikkatlice göz önünde bulundurmanız gerekecek.

Avantajlarla başlayalım mı?

 

“Bana her yer ofis!”

Freelance çalışmanın en keyifli avantajlarından biri, düzenli olarak gitmeniz gereken bir işyerinizin olmamasıdır. İşlerinizi yapabildiğiniz bilgisayarınız ve telefonunuz yanınızdaysa, internetiniz de varsa, dilediğiniz yerden çalışma şansınız var. Ülkemizde de bu şekilde çalışmanın yaygınlaşmaya başlamasıyla, ‘açık ofis’ olarak kurgulanan alanların artmaya başladığını görüyoruz. Başka çalışanlarla da bir araya gelebildiğiniz, çayınızı kahvenizi alıp belirlediğiniz saatler boyunca çalışabileceğiniz bu tür ferah mekanları ya da en sevdiğiniz kafenin bahçesini tercih edebilirsiniz. Evde çalışmak ise her zaman mümkün. Ancak unutmayın, kendinizi ofiste yaşıyormuşsunuz gibi hissetmemek için, evinizin düzenini ve çalışma saatlerinizi dikkatlice gözden geçirmeniz gerekebilir!

 

 

İş planı sizden sorulur!

Ofiste çalışırken bir pazartesi sabahı önünüze yığılan iş listesinin pozitif versiyonunu açıklıyoruz; bir pazartesi sabahı uyanıp kahvenizi içerken kendi iş listenizi yapmak! Kazanmak istediğiniz kadar çalışır, kendi planlamanızı kendiniz yaparsınız. Yapabileceğiniz kadar iş alır, kendinizi zorlamak isterseniz de buna kendiniz karar verirsiniz. Performans kaygısını sadece kendi içinizde yaşar, patronunuza değil sadece kendinize ve müşterilerinize hesap vermenin rahatlığını tadarsınız.

 

Zamanı siz yönetin

Ofis çalışanı olmanın en tuhaf yanlarından biri, işyerinde 6 saatten fazla zaman geçiriyor olmanıza rağmen, gün içinde verimli olarak yalnızca 2-3 saat çalışıyor olmanızdır. Oysa freelance çalışmak, sadece gerçekten verimli olabileceğiniz zamanlarda çalışmak ve bir yerde zamanınızı boşa harcamamak anlamına da gelir.

Freelancer olduğunuzda Türkiye’de sık karşılaşıldığı gibi geç saatlere kadar karşılıksız ekstra mesai yapmanıza gerek yapmaz. Gerçekten gerektiği kadar mesai yapar ve onayladığınız bir karşılığı alırsınız. Tüm işlerinizi son güne bırakıp sabahlamanız gerekirse bile, buna kendinizi ‘siz’ mecbur etmişsinizdir. Aynı şekilde, işlerinizi erkenden tamamlayıp kendinize rahatlıkla birkaç gün tatil yazabilir, sosyal hayatınızı daha özgürce planlayabilirsiniz. Haliyle daha az stresli çalışırsınız.

 

Stres demişken, freelance çalışmanın dezavantajlardan bahsetmezsek olmaz!

 

Sigortalı olmak-olamamak

Sigortalı bir işiniz olmasını öğütleyenlere ne kadar kızsanız da, sabit bir maaş ve düzenli bir sigortanın avantajlarından da haberdarsınızdır. Freelance çalıştığınızda, sağlık

Yeni yapılan düzenleme ile, herhangi bir yerde sigortalı olarak çalışmıyorsanız Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerinizi kendiniz ödemelisiniz, aksi taktirde cezalandırmalara maruz kalabilirsiniz. Tabii ki kurumsal bir şirket kurup işveren sigortası ödemeyi ya da özel sağlık sigortası yaptırmayı da tercih edebilirsiniz. Sizin için en iyi sigorta seçeneğini öğrenmek için Sosyal Güvenlik Kurumu’na ya da bir uzmana başvurmayı ihmal etmeyin.

 

Gelir değişkenliği

Türkiye’de freelance çalışanların düzenli bir gelir elde edebilmesi için gerçekten çok düzenli çalışması ve iyi anlaşmalar yapması gerekir. Sabit bir maaşınız olmadığı gibi, yol-yemek ve benzeri masraflar da artık sizin cebinizden çıkacak. Freelance çalışırken dikkat etmeniz gereken en önemli konulardan biri de gelir-gider dengesini sağlayabilmektir. Özellikle bir süre sabit maaşlı çalıştıysanız, yeni düzeninizi kurarken akıllıca planlar yapmalısınız.

 

Güvencesiz çalışmak

Daha önce de dediğimiz gibi, freelancer olmak demek bazılarınca ‘işsiz güçsüz’ görülmenize neden olabilir. Türkiye’deki piyasaları ve iş ahlakını biraz bilen birisi, serbest çalışan birine işlerin ne kadar ucuza yaptırılmaya çalışılacağınız, ödemelerle ilgili nasıl sorunlar yaşanabileceğini tahmin edebilir. Freelance çalışanlar herhangi bir kanunla korunmuyor. O nedenle yaptığınız işin ve emeğinizin güvenliğini sağlamak da size kalıyor…

 

Tanımadığınız iş arkadaşlarınız

Her ne kadar her gün bir ofiste saatlerce zaman geçirmeniz gerekmese de, özellikle projeler üzerinde çalışıyorsanız, o işe emek veren diğer kişilerle de irtibatta olmanız gerekebilir. Bu noktada insan ilişkileri konusundaki yetenekleriniz büyük önem kazanıyor. Yeni tanıştığınız birileriyle kısa süreli bir iş yaparken kendinizi iyi ifade etmeli ve karşınızdakini doğru bir şekilde anlamak için elinizden geleni yapmalısınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir