Şehirdeki Dişi Kurtlar ve Kapanlar

Çok çalışkan kızları bekleyen tehlikenin farkında mısınız?

Eril bir toplumun ilmühaberinde kayıtlı olmaktan kaynaklanan sorunları var bu azimli olma halinin.
Hocalarının ve ailelerinin kayıtsız desteğiyle akademide sivrilen cabbar kızlar, mezun olduktan sonra görünmez cam duvarlara toslamaya başlıyorlar.

Politik davranabiliyorsa şansı var, yoksa vay haline…

Daha iş başvurusu aşamasında boy veriyor sorun: O parlak CV, uzun zamandır gerçekten verimli olmayan müdürü ürkütüyor ilkin. Olur da işe kabul edilirsen, ‘Görsün gününü’ diye önüne imkansız yığınları bırakıyor. Başarıyorsan, tırmanıyor gerilim. Sonrası malum: Mobbing, ofiste itibarsızlaştırma… vb. saray entrikaları.

Kimse kendi yerine geçebilecek dişi bir kurtu etrafında görmeyi istemiyor çünkü:

“O kadar çalışkansan, git işini kur şekerim. Dengesini bozma buraların.”

Ya evde, evde durum farklı mı?

Bir nesil öncenin ‘aslanım, paşam benim, erkek oğlum’ tezahüratlarıyla büyütülmüş çocuklarına eş olmak da kolay değil. Aynı saatlerde eve gelmene rağmen ortalığı sen toplayacak, ödevi kovalayacak, çocuğun çantasını hazırlayacaksın. Yoğurdu kayınvalideden iyi mayalamayacak, politikada kayınbabadan bir adım geride duracaksın.

Yani kızım, akıllıysan hem çok çalışacak, hem duruşunla bağırmayacaksın.

Sana biçilen rol, evin işleri, çocuk bakımı ve eşinin işe gitmesi için gerekenleri yapmak kadar. Bundan fazlasını istiyorsan şikayet etmeden yaşayacaksın. Evde ve çocuklarlayken duygusal olacak, bunun iş yerinde akıllı düşünmene engel olan tasmayı takmak demek olduğunu kavrayacaksın.

Değilmiş gibi yapmak dürüst mü peki? Cık, ama kimin umrunda?

Amerikalıların meşhur etiketi var ya hani, onun gibi; misafirliğe gittiğin evin sahibine karşı oynadığın tenis maçını kaybediyorsun. Herif sayı alamayacak belki, ama seti veriyorsun. Akıllı kadınların hayatı hep o sahada yazık ki.

Maçı alabileceğini bilsen de, ev sahibine ayıp etmiyorsun.

Hiç de dürüst değil, ama gerekli!

Öteki türlüsü, sırf kalifiyesin diye boynuna taktığın başka bir tasmaya dönüşüyor.

Aslında stratejik olma, araziye uyma, çok dikkat çekmeme konularında üstün yetenekler geliştirdi bizim neslin kadınları. Delicesine asılırken, cevval değilmiş gibi durmayı öğrendik sanki…

Bu yeti bizi siyaset ve ekonomi sayfalarına taşımazsa da, şimdilik 3. sayfalardan uzak tutar.

Doğurduğumuz dişi kurtlara ne olacağını ise göreceğiz. Bunu bence başka kadınlarla yapacağımız birliğin gücü tanımlar. Kadın kadının kurdu değil dostu olduğunda, erkek de ona katılacak ve özgürce koşup bileğimizle alacağımız setleri tutan yeni sahalar açılacak.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir