Örnek Alınası Köy Kahramanı: Zümran Ömür

Kale Kategori

Orada bir köy var uzakta!  Kars’ın Boğatepe Köyü…

Boğatepe, eski adıyla Büyük Zavod Köyü, Kars’a yaklaşık bir saat uzaklıkta, meşhur Kars gravyerinin üretildiği tek köy.

İlhan Koçulu’nun 2007 yılında Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği’ni kurmasıyla birlikte köyün kaderi değişmiş. Bu değişimde köyün kadınlarının emeğinin ve azminin katkısı çok büyük.

Bu ayki ilham veren topuk, Zümran Ömür de işte o kadınlardan biri.

Boğatepe köyünde 650 bitki türü olduğu söyleniyor ve bitki literatürünü iyi kavrayabilmek için köylü kadınlar tam 1 sene boyunca Fransızca eğitim alıyorlar. Fransızca dışında sağlık ve beslenme kursları da alıyorlar. Hindistan’dan gelen Vinot Kumar isimli bitki doktoru ile birlikte çalışarak köylerindeki endemik bitki türlerini öğreniyorlar. Sonrasında bu bitkiler Türk uzmanları tarafından inceleniyor ve doktorlar, bu bitkileri nasıl kurutmaları gerektiğini ve tıbbi değeri olan kremleri ve yağları nasıl üreteceklerini Zümran Ömür ve ekibine öğretiyor.

Peki kimdir Zümran Ömür?

46 yıl önce Kars’ın Selim İlçesi’nde dünyaya gelmiş. İlkokul 5’ten sonra okulu bırakmış ve 13 yaşında görücü usulü ile bir akrabasıyla evlenmiş. 3 çocuğu var. Kocasıyla birbirlerini çok sevdiklerini belirtmesine rağmen erken evliliğe karşı.

Derneği kurmadan önce inek besleyerek yaşamını sürdürüyormuş. Dernekte İlhan Koçulu ile birlikte eş başkanlık yapmaya başlayan Zümran Ömür, 45 kadınla birlikte birçok projeye imza atmış. Söz konusu projeler kapsamında bir yandan köyde Ekolojik Peynir Müzesi ve Bitki Müzesi kurulurken, diğer taraftan gravyer ile kaşar peynirinin tanıtımına yönelik çalışmalar başlatılmış.

Köyde dernek kurulmadan önce ev ile ahır arasında gidip gelen, akşamları televizyon karşısında izledikleri dizilere özenip batıya göç hayali kuran kadınların çoğunlukta olduğunu anlatıyor:”2000 yılında köyümüzün minibüsü tır ile çarpıştı ve araçtaki 23 kişi öldü. Kazadan sonra köy göç vermeye başlamış, üretim durmuştu. Her yerden kadınların ağıtları yükseliyordu. Köyümüz için ne yapabiliriz, kadınları tekrar hayata nasıl döndürebiliriz diye çok düşündük. Aklımıza dernek kurmak geldi. Kurulan dernekle yeniden hayata tutunduk.”

“Kadın, erkeğin önünde veya arkasında değil yanında olsun istedik!”

Bu projeyi bitki türlerinden ziyade, çoğu henüz köyden bile çıkmamış olan kadınların toplumda yer alması, kendi ayakları üzerinde durması, erkeğin arkasında değil; yanında yürüyen bireyler olmalarını sağlamak amacıyla başlattıklarını tüm röportajlarında belirtiyor ve ekliyor: “Atatürk bize seçme ve seçilme hakkımızı vermiş, evde mi otursaydık!”

Zümran, ekoturizm de yaptıkları için köy derneğinde, kadınlarla faaliyetlerini ve ürettikleri ürünleri bazen Fransızca konuşarak anlatıyor. Köyüne gelen turistlerden birinin cep telefonu kayıttayken, proje ve dernekleri ile ilgili yaptığı Fransızca-Türkçe konuşması internette yayınlanınca sosyal medyada fenomen haline geliyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle düzenlediği, ‘Türkiye’ye Enerji Veren Kadınlar’ töreninde “Yılın Girişimcisi’ ödülünü alan Zümran Ömür şu sözleri ile de hepimize ilham vermeye devam ediyor:

“Her kadın kendi ailesini ayakta tutarsa Türkiye iyi yerlere gelir. Doğru düzgün erkek çocuk yetiştirelim. Ayakları üzerinde durabilen kız çocukları yetiştirelim. Kimse ‘Ev kadınıyım’ diye eve girmesin. Gerekirse evde örgü örsün ama para kazansın. Ayakları üzerinde dursun.”

Kaynaklar: hurriyet.com.tr, milliyet.com.tr, bbcturkce.com, haberturk.com

Kale Kategori

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir