Etki Liderlerinin Etik Kuralları: Kime Göre, Neye Göre?

Blogger Nikki Parkinson, etki liderleri* ve bloggerlar için etik kurallar yaratılmasına karşı çıkıyor.

Parkinson’ın Mombrella için yazdığı yazıyı aşağıda Türkçeleştirilmiş olarak yayımlıyoruz.

Türkçede tek kelimelik karşılığı olmayan İngilizcedeki “Influencer” kelimesi aşağıda “Etki Lideri”, “Influencer Marketing” ifadesi de “Etki Lideri Pazarlaması” olarak çevrilmiştir.


Hayatımı kazanma şeklim için havalı bir tanım yapmak gerekirse; tam zamanlı profesyonel bir blogger’ım – ya da online etki lideriyim.

Aynı zamanda 20 yılını yerel gazetelerde geçirmiş bir gazeteciyim. 8 yıl önce işimi bıraktım ve kazara Avustralya’nın önde gelen profesyonel bloggerlarından oldum.

Telstra İş Ödülü kazandım, yani evet, online etki lideri olma işi kazanç sağlıyor.

Bu açıklamalarımın ardından, benim ve diğer etki liderlerinin yaptıklarının etik kurallar tarafından yönetilmesi üzerine konuşacağım.

Bu konu ne zaman açılsa –ki Avustralya’da blog yazmak bir “şey” haline geldiğinden beri çok sık açılıyor– gözlerimi deviriyorum.

Ben gazetecilik yaparken, kimse gazeteciliğin etik kurallarını yönetmiyordu. Çoğu insanın bağımsız bir şekilde kendi işini yürüttüğü online dünyada bunun gerçekleşme şansı ne kadar?

Ticari bir medya kuruluşunda çalışan herkes, birçok kez ticari olarak sağduyulu davranmak zorunda kalmıştır.

Gazetede çalıştığım dönemde, reklamverenleri haberlere dâhil etmem ya da benzer şekilde, reklamverenlerin rakiplerini haberlerin dışında tutmam istenirdi. Bir yazının advertoryal ya da tanıtım olması halinde bu belirtilirdi.

Büyük bir gazetenin seyahat bölümüne bir bakın. Haberlerin çoğunun büyük markaları destekliyor olması sizce tesadüf mü?

Herhangi bir büyük gazetede, büyük reklamcılar ürünlerini başyazı sayfasına yerleştirmiş olur. Güzellik sayfalarında yüzlerce ürün bulunur; ancak bu ürünlerin güzellik editörlerine ve yazarlarına sunulduğuna ya da bir güzellik markası tarafından düzenlenen bir etkinlikte misafirperverliğin tadını çıkardıklarına dair bir açıklama bulamazsınız.

Bu etkinlikler akıl almaz ölçekte olabilir. Sadece bir ürün lansmanı için Avustralya ya da başka yurtdışı ülkelerine lüks geziler gibi… Biliyorum, çünkü yeni kariyerimde bu gibi etkinliklerden bir ya da ikisine davet edilme şansım oldu.

Peki fark ne? Açıklayayım: Instagram ve Facebook paylaşımlarımda, markanın konuğu olduğumu belirtiyorum. Bunu daha sonraki blog yayınlarımda da belirtiyorum.

Bunu etik kurallarla yönetildiğim için yapmıyorum, basitçe etik olan bu olduğu için yapıyorum.

Okurlarımı kandırmak istemiyorum. Ticari çalışmalarımı açıkça belirterek onlara tıklayıp ayrılma şansı tanıyorum. (1200 kişi katılımlı okur anketine göre) sadece% 4’ü bunu yapıyor. Okuyucularımın %96’sı, blogumda veya sosyal medya hesaplarımdaki sponsorlu içeriklerden memnuniyet duyuyorlar, çünkü kiminle çalıştığım konusunda iyi seçimler yaptığıma güveniyorlar.

Ve fark şu ki; önüme çıkan her ticari fırsatı değerlendirmiyorum. Ortalama olarak, kabul ettiğim her bir çalışma için iki veya üç kampanyayı geri çevirmiş oluyorum.

“Başarılı” online etki lideri çalışmaları “başarılı” oluyor çünkü etki lideri kendisini takip edenlere değer veriyor ve o güveni boşa çıkarmamak için her gün emek veriyor.

Güven dürüstlükten gelir. Benim, bana nasıl dürüst olacağımı söyleyen bir etik kurala ihtiyacım yok. Sadece öyle olmayı seçiyorum. Tüm yakın online arkadaşlarımın da yaptığı gibi… Yine de anlıyorum: Online etki liderliği alanındaki herkes bu şekilde çalışmayabiliyor.

Peki etki liderliğinin etik kuralları olsa, bu gerçekten etki liderlerinin yayın şeklini değiştirir mi? Bence hayır.

Bence yapabileceğimiz en iyi şey, bu işteki en iyi uygulamalar hakkında açıkça konuşmak, etki liderlerini, kendi kendilerini düzenleme konusunda teşvik etmek ve desteklemek.

Herhangi bir işletme – online veya offline – etik temelli ticari uygulamaları olmadıkça, uzun vadede sürdürülebilir olamaz.

Sıcak ve hızlı para cazip olabilir, ancak takip edenlerin takibi bırakma hakkını kullanmaları durumunda ilk heyecan kolayca kaybolacaktır.

Kendilerine dürüst olanlar, kitlesini anlayan ve ticari çalışmalarla ilgili şeffaf açıklamalara daima özen gösteren kişiler, uzun vadede bu işin içinde kalmaya devam edecekler.

 

Nikki Parkinson 8 yıldır blog yazıyor, 4 yıldır blogu Styling You’da tam zamanlı çalışıyor.


Kaynak: mumbrella.com.au
Görsel kaynak: pexels.com

Şurada bir yorum var: “Etki Liderlerinin Etik Kuralları: Kime Göre, Neye Göre?

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir