Ana Sayfa EDİTÖRDEN Harika Bir Ekip

Harika Bir Ekip

Okullarda öğretilen, iş başvurularında bir gereklilik olarak verilen “ekip çalışması”nın bir örneğiydi bu seneki Dijital Topuklar.

Aslında her sene öyle… Dijital Topuklar’ın görünen iki kişilik ekibinin arkasında her yıl hizmet verenler, destek verenler, gönüllüler, izleyiciler oluyor. Her sene ortaya çıkan işte ve en önemlisi de sinerjide onların da emeği oluyor.

Ancak bu sene, içinde bulunduğumuz olağanüstü şartlar sebebiyle, olağanüstü bir çaba gerekiyordu. Dijital Topuklar’ın beşincisini geride bıraktığımız şu günlerde, bu çabamızın boşa olmadığını hissediyoruz.

Dört yıldır her 1 Kasım’da gerçekleştirdiğimiz yüz yüze buluşmalarımızın akibeti, birçok şey gibi Mart ayında dünyayı ele geçiren pandemiyle birlikte belirsizdi. Belirli olan bir şey vardı: Her nasıl olursa olsun, bu sene yine 1 Kasım’da Dijital Topuklar’ı yapacaktık.

Temamız belliydi: #gücünügör. Her yıl olduğu gibi, bu yıl da içerik üretimine, feminizme, eşitliğe, üretmeye, çocuğa ve çocukluk algısına dokunan konularda oturumlarımız olacaktı. Bunlara, uzun zamandır masaya getirmek istediğimiz bilim ve siyaset temalı içeriklerin yanı sıra içinden geçtiğimiz günlerin zorluğunu ve bu zorlukların getirdiği dönüştürücü gücü konuşacağımız oturumlar da eklendi ve içeriğimiz ortaya çıktı.

Artık rotamız da belliydi: Bu sene Dijital Topuklar online olarak gerçekleşecekti. Hemen teknik alt yapı çalışmalarına başlandı.

Teyitlenen ilk konuşmacımız, aynı zamanda aklımızdaki ilk isim de oldu: Emel Korkmaz. Emel Anne’yle acının dönüştürücü gücünü konuşmak, uzun zamandır istediğimiz bir şeydi. Bir diğer konuşmacımız, dünyaca ünlü psikolog ve Türkiye’de en bilinen kitaplarından Öfke Dansı’nın da yazarı olan Harriet Lerner, öfkenin gücünü anlatması için ilettiğimiz davetimize hemen olumlu yanıt verdi. Harriet’ın yanı sıra, Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerinden konuşmacılar, pandeminin getirdiği zorluğun dönüştürücü gücünü ortaya koyarmışçasına bizimleydi.

Harriet Lerner ile…

1 Kasım 2020’yi özetleyecek olursak;

  • #içeriğingücü başlıklı ilk oturumunda içerik üreticisi Cansu Dengey ve OnlyHerstory projesinin kurucusu tarihçi Duygu Atlas platformlarında yaşadıklarını, takipçileriyle ilişkilerini ve bunun kendilerine sağladığı motivasyonu paylaştı.
  • Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı Zeynep Karaman, #dayanışmanıngücü oturumunda, kamu kurumlarının kadınların toplumsal hayattaki rolüne yönelik katkılarının yarattığı farktan bahsetti. Karaman 100 bin nüfusun üzerindeki belediyelerde kadın sığınma evlerinin açılmasının zorunlu olduğunu ancak bugün sadece 32 belediyenin kadınlara bu imkanı tanıyabildiğini anlattı.
  • #çeşitliliğingücü oturumunda, Bilgi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Dekanı Pınar Uyan Semerci ve LİSTAG kurucularından Günseli Dum, ayrımcı bakış açılarını bunların altında yatan sebepleri ve doğurduğu sonuçları konuştu. Dum, bu ayrımcı yaklaşımı aile temelinde ele aldıklarını ifade ederken; Pınar Uyan Semerci, toplumdaki pek çok farklı kesime yönelik ötekileştirilmenin şiddete varan sonuçlarının olduğunun altını çizdi.
  • Perihan Çıragöz’ün yönlendirmeleri ve Yağmur Ruken Kahraman’ın eşliğinde, #bedeningücü keşfedildi.
  • Pandemiyle değişen yaşam koşullarında ruh sağlığını korumanın önemi, Gazi Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji öğretim üyesi Prof. Dr. Esin Şenol ve psikiyatrist/psikoterapist Dr. Agâh Aydın ile birlikte #zorluğungücü’nde konuşuldu. İçinde bulunduğumuz koşullarla mücadele etmek ve mutlak sonuç aramaktansa, bu süreci anlamanın ve beraberinde getirdiği koşullara uyum sağlamanın hem bireysel hem de toplumsal anlamda bir çözüm olabileceği vurgulandı.
  • Tüm dünyada, siyasette kadının gücünü görmeye başladığımız bu dönemde, Karşılaştırmalı Siyaset Bilimci Aysuda Kölemen ile #siyasetingücü masaya yatırıldı. Kölemen, iyi bir lider olmanın farklı bakış açılarını anlamayı gerektirdiğini ifade ederken, toplumsal cinsiyet perspektifinde siyasetteki kadından uzlaşmacı bir rol beklendiğini anlattı.
  • Cezaevlerinde caz konserleri projesi “Hükümsüz Caz” ile #müziğingücü’nün yarattığı farkları yaşadığı tecrübelerden ilhamla paylaşan Dilek Sert Erdoğan’ın ardından PowerTürk’ün destekleriyle online DJ atölyesi gerçekleştirildi.
  • Günün ikinci yarısında Coca-Cola’nın sponsorluğunda gerçekleşen #kızkardeşliğingücü oturumunda Coca-Cola’nın Habitat Derneği iş birliği ile gerçekleştirdiği Kız Kardeşim Projesi’nden bahsedildi.
  • #çocuğungücü oturumunda, toplumda kadının yanında konumlandırılan çocukların hakları ve pandemi döneminde pek çok açıdan etkilenen eğitim koşulları değerlendirildi. Panelin konuşmacılarından Seda Akço, çocuk haklarının her evde ihlal edildiğini ifade ederken, öğretmen Ceyhan Peştimalcioğlu sınıf ortamında çocukların kendilerini ifade edebileceği bir ortam sağlanmasının önemini vurguladı. Cinsellik eğitmeni/danışmanı ve aktivist Efsun Sertoğlu ise çocuğu değersizleştiren söylemlerin günlük iletişimimizde yerleşik olduğunu işaret etti.
  • ALİKEV’in kurucusu Emel Korkmaz ve Klinik Psikolog Gökhan Çınar ile birlikte #acınıngücü’nden doğan umutlar paylaşıldı. Gökhan Çınar, acı ve yas deneyimlerinin içinden geçerek hayata dönüşümden bahsederken, Emel Korkmaz, bugün ALİKEV bünyesinde yapılan her çalışmanın Ali İsmail Korkmaz’ın anısını canlı tuttuğunu ve yaşadığı büyük acıya ortak olan binlerce insanla bunun mümkün olabildiğini anlattı.
  • #bedeningücü’nde yoga eğitmeni Esra Sert sağlıklı agresyon pratikleri yaptırdı.
  • Tüm dünyada pandemi koşullarından fazlasıyla etkilenen sanata, #sanatıngücü oturumunda Serra Yılmaz’ın deneyimleri ve gözlemleriyle bakıldı. Pandemi sürecinde sahne sanatlarının video üzerinden deneyimlenmesinin tiyatronun özelliğini yok ettiğini ifade eden Yılmaz, bu dönemde sanat ve kültür konusundaki kayıtsızlığa rağmen gösteri sanatlarına sahip çıkılması çağrısında bulundu.
  • TeknoSA, Sabancı Vakfı ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu iş birliğiyle şiddet gören ve teknolojiye erişimi kısıtlı olan kadınları teknolojiyle buluşturmak için başlatılacak dayanışma hareketi #teknolojiningücü oturumunda ilk kez anlatıldı.
  • Astrofizikçi Burçin Mutlu Pakdil, Bilim Kadınları oluşumunun yöneticilerinden Şeyda İpek ve feminist sosyolog Selda Tuncer, #bilimingücü oturumunda kadınları bazı bilim alanlarından uzak tutan yaklaşımları anlattılar. Şiddet ve taciz gibi yaklaşımların kadınların mücadele etmesi gereken unsurlar olduğunun altını çizerken, kadın dayanışmasına çağrıda bulundular.
  • #feminizmingücü panelinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitmeni Ebru Nihan Celkan, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Temsilcisi Gülsüm Kav ve akademisyen Özden Melis Uluğ, dijital platformlardaki kollektif eylemlerin kadınların hayatlarına olan dönüştürücü etkisini anlattılar.
  • Müzisyen Aydilge Sarp, müziğin şifalandırıcı gücünden ve kadın olarak müzik sektöründe yer alma tecrübesinden bahsettikten sonra ‘Yalnız Değilsin’ adlı şarkısını canlı olarak seslendirdi.
  • “Öfke Dansı” kitabının yazarı Harriet Lerner, çevirmen Halil İbanoğlu’nun eşliğinde, #öfkeningücü’nün yok saymadan nasıl dönüştürebileceğini ve bu güç sayesinde nelerin değişebileceğini anlattı.

Bu yıl online gerçekleşen etkinliğimizin ayrıntıları, zirve.dijitaltopuklar.com adresinde yer almaya devam edecek. Kayıtlarımız ise, yayin.dijitaltopuklar.com adresinden, daha önce satın almış olduğunuz biletinizin gönderildiği mail adresinize iletilen şifreyle izlenebilecek. Eğer 1 Kasım’ı kaçırdıysanız ancak yine de kayıtları izlemek istiyorsanız, zirve sayfamızdan bilet satın alabilirsiniz.

Her yıl olduğu gibi, bu yıl da teşekkürlerimiz var:

  • Etkinlik hizmetini veren Emirhan Arslan ve beraberindeki tüm Nice 4 Mice ekibi;
  • Teknik altyapıyı sağlayan Şendoğan Yazıcı ve Salih Demirel;
  • Yola çıktığımız günden bu yana hayata geçirdiği tasarımlarına bu yıl dijital sahnemizi de ekleyen Deniz Coşkun;
  • O gün sosyal medyadaki sesimiz olan gönüllü arkadaşlarımız Derya Divrikli Gül, Gülderen Yalçın ve Ezgi İçli,
  • Başta Zeynep Karaman ve Mine Kösem olmak üzere bize destek veren tüm Beşiktaş Belediyesi ekibi;
  • Tüm sponsor ve destekçilerimiz;
  • Tüm konuşmacılarımız;
  • ve söyleyeceklerimizi, anlatmak istediklerimizi önemseyen, o gün bizimle olan, Şırnak’tan İstanbul’a, İtalya’dan Malezya’ya kadar dünyanın her yerinden satın aldıkları biletle sadece Alikev ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na destek olmakla kalmayıp, birçok öğrenciye de askıda bilet kontenjanı sağlayan herkes…

Yayının ardından, Dijital Topuklar 2020'nin gerçekleşmesini sağlayan ekibin bir kısmı ile birlikte...

Beşinci yılımızda, dünya çapında yaşanan bir zorluğa rağmen yolumuza devam edebildiysek eğer, hepinizin varlığı ve desteği sayesinde…

2021’de, #sahipçık teması altında yeniden bir araya gelmek üzere, sevgiyle…

Dijital Topuklar

Avatar
Dijital Topuklarhttp://www.dijitaltopuklar.com
Dijital sektör profesyonellerini bir araya getiren Dijital Topuklar Zirvesi’nde dijital dünyanın fikir önderleri, sosyal medyanın birleştirici gücünden dijital dünyada oyunun kurallarına kadar dijitalleşmenin arkasındaki tüm dinamikleri konuşuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Aradığınız Çeviklik (Agility) de Yılmazlık (Resilience) da Evde!

Adım FatmaNur. 39 yaşındayım. Pandemiyle birlikte hiç gönüllü olmadığım rolleri üstlenmem, çevik bir adaptasyon sergilemem ve yılmamam gerekti…Biraz epik, biraz lirik tiyatrom evde hala...

İkinci Tekil Mağduru

Yıllardır içinde debelendiğim kurumsal hayattan mıdır, yoksa kurulan iletişim biçiminin üzerinde görünmez bir giyotin gibi durduğundan mıdır bilmem, bazı ilişki türlerinde ikinci çoğul kullanmak...

2020’nin Duygusal Hız Treni, Sıkı Tutunun!

Kelimeleri, bir durumu anlatırken kullanabileceğimiz farklı sözcüklerin olmasını seviyorum. Kalp dersek başka gönül dersek başka olabiliyor çünkü ya da özlem deyince başka hasret deyince...

Neden Terapi?

Doğru bilinen yanlışlardan biridir terapinin kişiyi rahatlattığı! Çokça verilen keyifli benzetmelerdir, ‘balkonu yıkamak terapi gibi geldi’   ya da  ‘alışveriş en güzel terapi’ gibi söylemler... Aksine;...

Çılgın Bir Türk Kadını

Mücadeleci bir ruh... Hâyal kurmaktan usanmayan, hedeflerinden vazgeçmeyen bir kadın... Nesrin Olgun 1957 yılında Adana'da doğdu. Denizle olan ilişkisi 7 yaşında yüzmeyi öğrenmesiyle başladı. 1979’da...