Diğerkâmlık

Bu kelimeyi sevgili Ayşe Bilge Selçuk’un ‘’İnsan her koşulda’’ kitabında ilk kez gördüm ve kalbime sarıp sarmaladım. Çünkü ben bugüne kadar kendimi hep empati kuran ve kimi zaman empati yorgunu hisseden biri olarak diğerkamlığın anlamına bayıldım.

’’Diğerkamlık: başkalarının yararını da kendi yararı kadar gözetme ya da diğer insanlara maddi veya manevi kişisel çıkar gözetmeksizin yararlı olmaya çalışma ve bencillik karşıtı hareketlerde bulunma’’. Sanki bu kelime beni ve benim gibileri anlatıyor, hayatı daha yaşanılır kılmak için benmerkezciliğe karşı pozitif ve bir o kadar güçlü duruş.

Herkesin görünmez iplerle birbirine bağlı olduğu, herkesin yıldız tozunda yaratıldığı, her canlının (insan, hayvan, bitki, dünya..) bir yaşam amacı olduğu, bir bütünün mink minik parçaları olduğumuz gibi onlarca cümle benim hayat felsefemi oluşturuyor. Yani kendim kadar herkesin yararını gözetmek temel prensibim. Bazen kendi yararımı düşünmediğim bile olup, negatife sarıp, empati yorgunu olup da çıkabiliyorum. Ama kendim gibi diğerkâm insanlar gördüğümde ise içim yeşillenip, yalnız değilsin diyorum kendime.

Günümüzde yanlış ve doğru kavramları birbirine girmiş durumda, hâlbuki kalben hissedilen evrensel doğrular başımızı yastığa koyduğumuzda bizi rahat uyutan kararlar, düşünceler. Ama bizdeki her yanlış çoğu zaman başkasından ötürü gerçekleşmiş nefsi müdafaa bahaneleri oluyor genelde, bu bir iç rahatlatmaca, kendinle yüzleşmeyi ve sadece ‘’yanlış’’ yaptığını kabul edememe durumu bence.

Statü düşkünü, popüler olma meraklısı, hep en bilen olmak isteyen ve gücü elinde tutma tutkusuna sahip bence içi boş, müdavimi çok olan insanlar topluluğuyuz artık. Diğerkâmlık ise azınlık meziyeti, ama bize insan olduğumuzu en küçük hücrelerimize kadar hissettiriyor, mesela; hiç tanımadığı birinin taşımakta zorlandığı poşetleri taşımaya yardım eden / yolun ortasında yavaşça yürüyen kaplumbağayı fark ederek, durup, eliyle karşıya geçirip, hayatını kurtaran / dolmuşa binen yaşlı amcanın, cüzdanında yetirince parası olmadığını anlayınca, onun yerine dolmuş parasını uzatan / yolculukta ağlayan bir çocuğa ‘’susturun artık, kafamız şişti!’’ bakışları arasında çantasından çıkardığı kâğıt ile kağıttan uçak yapıp, sakinleşmesini sağlayan / yani hayatı güzelleştirme felsefesini sadece kendi için değil etrafındaki tüm canlılar için algılayan güzel yürekli insanlar, gücümüz çok değerli ve anlamlı, her şeye ve çoğunluğa rağmen böyle kalmaya direnmek gerek.

Bu yazıyı okuyup da içi titreyen sen sevgili okur, kelimelerin ortaklığında duygudaş olmak da çok güzel…

 

MAndrea Piacquadio adlı kişinin Pexels‘daki fotoğrafı
Dijital Topuklar’da yazılan yazılar, yazarın bakış açısı ve fikirlerini yansıtmakta olup, Dijital Topuklar’ın görüşlerini temsil etmeyebilir.
Öznur Üzümcü
İnsan olmanın keşfinde, evreni, doğayı, canlıyı anlamaya ve anlamlandırmaya çalışan ikiz çocuk annesi. Şimdilik özel sektör işçisi ama yarının emek çiftçisi olmayı hayal eden, iflah olmaz bir okuyucu, yaşam boyu öğrenme düsturuna sahip bir kadın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read