Ana Sayfa Kişisel Gelişim İçinize Yolculuk

İçinize Yolculuk

Düne kadar yerden yere vurduğunuz hayatınızı mumla arar mı oldunuz? Kim ne giymiş, ne almış, nereye tatile gitmiş, ne kadar kazanıyor diye içiniz içinizi yerken şimdi aman maaşlarda sıkıntı olmasın demeye mi başladınız? Gerekli gereksiz, irili ufaklı, önemsiz şeyleri kafaya takarken aman sağlığım yerinde olsun başka bir şey istemem demeye mi başladınız? Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisindeki ilk basamağa hoş geldiniz. Hazır buradayken haydi o zaman fabrika ayarlarına dönelim ve kalkıp silkelenelim.

Son yıllarda artarak ihtiyaç duyduğunuzdan fazlasına sahip olmaya alıştığınızı ve bunun üzerine temel duygu ve ihtiyaçlarınızı ihmal etmeye başladığınızı fark ettiyseniz değişimin eşiğindesiniz demektir. Stefan Zweig’in dediği gibi dünyayı değiştiremiyorsan, dünyanı değiştirirsin. Hepsi bu. Kendinizi, hayatınızı, çevrenizi değiştirmek uzun ve sancılı olabilecek bir yolculuğa çıkmanızı gerektirir. Bu yolcuğa başlamadan iç sesiniz, aman ne gerek var, durduk yere kendine iş çıkarma, çocukların ödevi, yemek hazırlığı, video konferanslar, ben nasıl bu kadar iş arasında buna zaman ayıracağım, hiç de vaktim yok ki demeye başlamıştır bile.

O zaman ilk olarak evdeki iş dağılımını adetli bir hale getirerek başlayın. Oğlan ya da kız çocuğu demeden, eşim becerir mi acaba demeden, evin her türlü işine çocuklarınızı ve eşinizi dahil edin. Yükünüzü eşit ve adil bir şekilde dağıtmak için ilk adımı attıktan sonra kendinize huzurlu hissedeceğiniz bir ortam yaratın ve bir uzun oh çekin. Kendinize sarılıp, sağ elinizi kalbinizin üzerine götürün ve kendinize kısa bir süre bile olsa şefkat gösterin. Tıpkı çocuklarınıza, eşinize, iş arkadaşınıza ya da en yakın arkadaşınıza her gün çeşitli sebeplerden ötürü gösterdiğiniz şefkat gibi ama bu kez kendinizi sarıp sarmalayın. Şimdi içinize doğru bir yolculuğa başlamaya hazır mısınız? Haydi elinize kalemi ve kâğıdı alın, aklınızdan geçenleri yazmak hayallerinizi, dileklerinizi kemikleştirmenize yardımcı olacaktır.

İçimizdeki yolcuğa hepimizin verdiği anlam farklıdır. Kimine göre hayatın anlamını bulma, kimine göre insanlığa fayda sağlama, kimine göre de sadece kendini tanıma. Bunun doğrusu ya da yanlışı yoktur. Bu yolculuk öyle karantina süresince bitecek de değildir. İçine dönme yolcuğu hayat boyu sürer. Bizimle beraber evrilir, yoğunlaşır ve bazen buhar olup yerini başka anlamlara bırakır. Bu yolculukta önemli olan sürekliliktir. Japoncada bu Kaizen, 改善, sürekli iyileştirme, hep daha iyiye doğru, bebek adımı kadar küçük ama devamlı olan bir dönüşüm olarak adlandırılır. Büyük adımlar atmayı planlamadan, her gün azar azar duygu ve düşünme tarzınızı anlamaya yönelik çalışmalar yapın.

Kendinize ayırdığınız 10 – 15 dakikalık süre içinde kendi içinize yolculuğa şu sorularla başlayabilirsiniz.

Ben kimim?
Nelerden hoşlanıyorum? Neler beni mutlu ediyor?
Çocukken beni neler heyecanlandırıyordu ya da ne yaparken zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyordum?
Ne noktada o çocukken çok zevk aldığım şeyleri yapmayı bıraktım? Neden gömdüm o duyguları en derinlerime?
En keyif aldığım rol ne bu hayatta?
Bugün beni en çok ne tetikledi ki o kadar sinirlendim?
Nerede öz güvenimi kaybettiğimi hissettim?
Hayatımda olduğundan dolayı şükrettiğim şeyler neler?
Bugün neyi değiştirmek isterdim?
Ben neleri yemekten hoşlanıyorum ya da neyi yedikten sonra hazmedemedim?
Hayatımdaki inişler ve çıkışlar nelerdi?
Kendimi en kötü hissettiğim zamanlarda kimler vardı yanımda? Bu anı nasıl atlattım?
Beni ne motive ediyordu?
Kendimi başarılı ve mutlu hissettiğim anı tarif edebilir miyim?

Yukarıdaki soruları daha da çeşitlendirebilirsiniz. Buradaki amaç kendinizi ve duygularınızı tanımak. Kendinizi tanımak duygularınızın sizi yönetmesinin önüne geçecektir. Değerleriniz, öncelikleriniz uzun vadeli planlarınızdan sessizce sıyrılıp yerini kısa vadeli hedeflere bırakabilir. Yapılan sık durum değerlendirmeleri ile kendinizi tekrar uzun veya orta vadeli hedeflerinize şefkatle yönlendirirsiniz. Kendinizi tanıdıktan sonraki en önemli adım ise artılarınızla ve eksilerinizle kendinizi kabul etmektir. Kabul etmek, ben böyleyim işte demenin ötesindedir. Kabul etmek sahip olduğunuz, sizi siz yapan ne varsa bunun için teşekkür etmektir.

En son adımda değiştirmek istediğiniz durum, iş, özellik ne varsa bunu neden istediğinizi analiz edin. Nedir bu özelliğinizin sizde yarattığı maliyet ya da fayda? Değişimi başkalarını mutlu etmek için mi istiyorsunuz ya da bu sizin verdiğiniz bir karar mı?
Arzu ettiğiniz yaşama, kişiye, duruma ulaşmanız için gerekli olan adımları sıralayın ve bunu uzun bir zamana yayacak şekilde plan yapın. Arz ve taleplerinizin uyuşmadığı bir düzende siz sadece kendinize baskı yapmaktan ileriye gidemezsiniz. O yüzden gerçekçi ve bahsetmiş olduğum Kaizen felsefesine uyacak şekilde adım adım ilerleyeceğiniz bir plan yapın. Değişimde yolun inişli çıkışlı olduğunu kabul edip kendinizi sürekli motive etmeniz size yardımcı olacaktır. Bilimsel araştırmalar bir alışkanlığı değiştirmenin ortalama 18 ile 66 güne kadar varabileceğini gösterir. Bu yüzden az da olsa her gün hedefe doğru ilerlemeniz, sonuca ulaşmanıza ciddi miktarda yardımcı olacaktır.

Photo by Tobi from Pexels

Dijital Topuklar’da yazılan yazılar, yazarın bakış açısı ve fikirlerini yansıtmakta olup, Dijital Topuklar’ın görüşlerini temsil etmeyebilir.
Avatar
Dijital Topuklarhttp://www.dijitaltopuklar.com
Dijital sektör profesyonellerini bir araya getiren Dijital Topuklar Zirvesi’nde dijital dünyanın fikir önderleri, sosyal medyanın birleştirici gücünden dijital dünyada oyunun kurallarına kadar dijitalleşmenin arkasındaki tüm dinamikleri konuşuyor.
Önceki İçerikİçimdeki Onlarca Kadın
Sonraki İçerikEv Neresi?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Neden Terapi?

Doğru bilinen yanlışlardan biridir terapinin kişiyi rahatlattığı! Çokça verilen keyifli benzetmelerdir, ‘balkonu yıkamak terapi gibi geldi’   ya da  ‘alışveriş en güzel terapi’ gibi söylemler... Aksine;...

Çılgın Bir Türk Kadını

Mücadeleci bir ruh... Hâyal kurmaktan usanmayan, hedeflerinden vazgeçmeyen bir kadın... Nesrin Olgun 1957 yılında Adana'da doğdu. Denizle olan ilişkisi 7 yaşında yüzmeyi öğrenmesiyle başladı. 1979’da...

Şiddetin adı vahşet; peki kadının adı?

Bir kadın, çöp konteynerinde parçalanmış halde bulundu. “Ailesi kızına sahip çıksaymış” dediler. Bir kadın; bindiği minibüste tecavüze direndi, öldürüldü ve yakıldı. “Tek başına ne işi...

Diğerkâmlık

Bu kelimeyi sevgili Ayşe Bilge Selçuk’un ‘’İnsan her koşulda’’ kitabında ilk kez gördüm ve kalbime sarıp sarmaladım. Çünkü ben bugüne kadar kendimi hep empati...

Pis şişko!

Okuldaki dansa, şişko diye kimse çağırmamış onu. Bir peri gelsin de, onu Sindrella gibi incecik ve güzel bir kız yapsın diye bekleyip durmuş. Oysa,...