Ana Sayfa FEMİNİZM Nasıl Gidiyor Karantina? (diye sorabiliyor muyuz kadınlara?)

Nasıl Gidiyor Karantina? (diye sorabiliyor muyuz kadınlara?)

Kadınlarla ilgili konuların şöyle bir durumu var maalesef; hep ertelenmeye mahkûmlar. Ne zaman kadınların yaşadığı bir mağduriyetten bahsedilse ‘Ya tamam şimdi onun zamanı mı feminist konuşmaların?’ diye cevap veren biri illa ki çıkıyor. Söz konusu kadınlar olduğunda dertler hep lüks; sanki hak arayışı bir hobi, kadınlar ‘gerçek’ problemlerin arasında zaman zaman beliren varlıklar adeta.

Covid-19 sebebiyle tüm dünyanın eve kapandığı bugünlerde de durum değişmedi. Aile içi şiddetin tüm ülkelerde gözle görülür şekilde arttığını söylüyor istatistikler. Bir yandan da kadınların üzerine yığılan iş sayısı üçle beşle çarpıldı. Çocukların uzaktan eğitimini takip etmesi, ev halkını beslemesi, evi derli toplu tutması, marketten gelen poşetleri hunharca sirkeyle yıkaması beklenen hep kadın. Üstüne bir de evden yapması gereken rutin bir işi varsa tadından yenmiyor. Erkekler işyerine gider gibi bir disiplinle sürdürüyorlar evden çalışmalarını, sabah bilgisayarı aç, istediğin saatte kahveni iç öğlen mutfağa gidip yemeğini ye, akşam da adeta işten gelmişçesine hazır bir sofra bul. Bütün bunlar olurken eğer çocuk varsa onların da bu ‘iş saatleri’ boyunca sessiz olmasını bekle. Telekonferanslarda arkadan kafasını uzatan, bazen ağlayan çocuklar, iki toplantı arası pişirilmesi gereken yemekler, sürekli temiz tutulması gereken ev, yapılması gereken alışveriş; bunlar virüssüz zamanlarda olduğu gibi virüslü zamanlarda da kadınların problemi. Bu saydıklarım elbette yüzde yüz herkes için geçerli olamaz ama gerek sosyal medyada, gerek etrafta gördüklerimizden çoğu evde durumun bu olduğunu rahatlıkla anlayabiliyoruz ve aslında buna hiç şaşırmıyoruz.

Biliyorum tüm dünya bu virüs sebebiyle endişeli, korku dolu günler geçiriyor. Hepimiz bunun bir parçasıyız. Aynı anda hem bir evi çekip çevirmesi hem çocuklara bakması hem onların uzaktan eğitimine destek olması hem de kendi işlerini yürütmesi beklenen kadınlar da bunun bir parçası. Kadınların yaşadıkları, bunda zorlanmaları ‘Aman tamam şu işler bir bitsin de bakarız’ denebilecek, görmezden gelinebilecek bir şey değil. Şimdi belki her zamankinden de fazla söylemeliyiz ‘Yardım değil iş bölümü’ diye, her şey düzelince, çocuklar okula dönünce, işler toparlayınca, hayat normale dönünce değil, bugün hemen şimdi her zamankinden fazla destek olmalıyız birbirimize. Kadın haklarının, cinsiyet eşitliğinin bir lüks değil de bir olmazsa olmaz olduğunun farkında olacağımız sağlıklı günler dilerim.

Zeynep Gönenli
Zeynep Gönenli
Okumaya ve yazmaya bayılan bir kimyager

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Neden Terapi?

Doğru bilinen yanlışlardan biridir terapinin kişiyi rahatlattığı! Çokça verilen keyifli benzetmelerdir, ‘balkonu yıkamak terapi gibi geldi’   ya da  ‘alışveriş en güzel terapi’ gibi söylemler... Aksine;...

Çılgın Bir Türk Kadını

Mücadeleci bir ruh... Hâyal kurmaktan usanmayan, hedeflerinden vazgeçmeyen bir kadın... Nesrin Olgun 1957 yılında Adana'da doğdu. Denizle olan ilişkisi 7 yaşında yüzmeyi öğrenmesiyle başladı. 1979’da...

Şiddetin adı vahşet; peki kadının adı?

Bir kadın, çöp konteynerinde parçalanmış halde bulundu. “Ailesi kızına sahip çıksaymış” dediler. Bir kadın; bindiği minibüste tecavüze direndi, öldürüldü ve yakıldı. “Tek başına ne işi...

Diğerkâmlık

Bu kelimeyi sevgili Ayşe Bilge Selçuk’un ‘’İnsan her koşulda’’ kitabında ilk kez gördüm ve kalbime sarıp sarmaladım. Çünkü ben bugüne kadar kendimi hep empati...

Pis şişko!

Okuldaki dansa, şişko diye kimse çağırmamış onu. Bir peri gelsin de, onu Sindrella gibi incecik ve güzel bir kız yapsın diye bekleyip durmuş. Oysa,...