Düzeltmeyin, sadece dinleyin!

Henüz çiçeği burnunda bir öğretmen adayı iken staja gittiğim okullardan birinde bir aktivite yaptırmam gerekiyordu. Çocuklarla dolu bir sınıfta neyi nasıl yapacağımı tam kestiremediğim o dönemde uygulaması kolay ve mantığı basit bir çalışma seçtim. Çok
da yaratıcı olmayan bir şekilde- çocuklardan hayvanları havada karada ve denizde yaşayan hayvanlar olarak gruplamasını istedim. Çocuklar çalışmalarını tamamlarken, ben de masaların arasında dolaşıp çalışmalarını inceliyor ve çocuklara geri bildirim
veriyordum.

İçlerinden birinin çalışması hemen dikkatimi çekti. Dört yaşındaki öğrencim bütün hayvanları doğru gruplandırmış, sadece ‘timsahı’ havada yaşayan hayvanlar grubuna koymuştu. Çalışmanın geri kalanına ve çocuğun öncesinde yaptığı yorumlara bakılırsa bu “hatayı” yapmaması gerekiyordu. Tam olaya müdahale edip ona timsahların havada yaşamadığını “öğretecektim” ki içimden bir ses beni dürttü; “Düzeltme süpermen, önce bir dinle!” Aramızda geçen konuşmayı kısaca özetleyim:

“- …. sence timsah nerede yaşar?
– Nehirlerde yaşar öğretmenim…
– Bravo sana, çok güzel bir cevap. Ama burada timsahı havaya koyduğunu görüyorum. Timsah suda yaşıyorsa onu neden havaya koydun?
– Çünkü suda balık var.
– Efendim?
– Öğretmenim sen de hiç anlamıyorsun, timsahı suya koyarsam TİMSAH BALIĞI YER!”

Bu konuşma bir çocuğun dünyasının, düşünme biçiminin bizden her zaman çok daha farklı, yaratıcı ve uçsuz bucaksız olduğunun bir kanıtı olarak hafızamda yer etti.

Çocuklara kıyasla biz yetişkinler çok daha kalıplaşmış ve önyargılı düşünüyoruz. O yüzden onları anlamak için çok fazla çaba göstermemiz gerekiyor. Biz sadece yüzeydeki davranışı görüyoruz, ama çocukların iç sesini duyabilmek için kulaklarımızı
sonuna kadar açarak dinlememiz gerekiyor.

Çevremdeki pek çok anne babada, hatta öğretmende gördüğüm şey ise şu: Düzeltiyoruz! Çocukların bütün “hatalarını” yapar yapmaz, vakit kaybetmeden ve onları dinlemeden düzeltiyoruz. İçimizdeki “doğruyu öğretme” isteği çocuklarımızı bir türlü
rahat bırakmıyor. Neyse ki farklı örnekler de var…

Çocuklarda yaratıcılık üzerine düzenlediğim bir anne-baba eğitiminde yukarıdaki timsah hikayesini anlatmıştım. Bir sonraki hafta eğitimin devamında bir baba yaşadığı bir olayı paylaştı. İşten eve geldiğinde 2 yaşındaki oğluna gününün nasıl geçtiğini
sorduğunu ve o sırada oğlunun önündeki pet şişeyi yere attığını anlattı. Yorgun argın işten gelmiş, pet şişeden dökülen sular halıyı ıslatmışken oğluna kızmak yerine derin bir nefes aldığını söyledi. İyi ki de öyle yapmış. Çünkü henüz zar zor konuşan oğlu o gün
annesiyle hamur oynamış ve oklava kullanmış. Çocuk pet şişeyi oklava gibi yaparak hamur açtığını tarif etmeye çalışıyormuş. Adam bunu eşi akşam çocuğuyla neler yaptığını anlattığında keşfetmiş.

“Peki ne yapalım, doğruyu yanlışı öğretmeyelim mi?” Elbette ki çocuklarımıza bazı doğruları, değerleri aktaracağız. Ama önce bir duralım, derin nefes alalım, onları dinleyelim ve anlamaya çalışalım. Hiçbir doğrunun kesin olarak doğru olmadığını hep
aklımızda tutalım. Onların sesine kulak verip kendi yargılarımızla ilgili tekrar tekrar düşünerek yapalım bunu…

Çocukların ihtiyacı olan şey, doğruyu anlatmamız değil keşfetmelerine yardımcı olmamız. Çünkü çocuklar en iyi kendi yaptıkları keşifler, yaşadıkları anlamlı deneyimler sonucunda öğrenir. Bu yüzden:

  • Çocuklara doğruyu keşfetmeleri için zaman tanıyın. Onların bizim kadar acelesi olmadığına emin olabilirsiniz.
  • Onları can kulağı ile dinleyin ve ne demek istediğini anlamaya çalışın. Davranışlarını da gözlemleyin, onları anlayabilmek için sadece söylediklerini dinlemek yetmez.
  • Çocuğunuzun davranışları, düşünceleri, söyledikleri ile ilgili bir yorum yapmadan önce yargılayıcı olmamak için iki kere düşünün.
  • Onların doğruyu, yanlışı, ve daha fazlasını keşfedecekleri ortamlar yaratın.
  • Belki de en önemlisi denemelerine, keşfetmelerine, hata yapmalarına ve hatalarından öğrenmelerine fırsat tanıyın.

Çocuklarla yaşadığımız sayısız an var.

Photo by Pixabay from Pexels

 

Dijital Topuklar’da yazılan yazılar, yazarın bakış açısı ve fikirlerini yansıtmakta olup, Dijital Topuklar’ın görüşlerini temsil etmeyebilir.

Şurada bir yorum var: “Düzeltmeyin, sadece dinleyin!
  1. ÖZCAN TOPCU

    Bu engin bilgilerini paylaşmış olman çok güzel. Yenilerini merakla bekliyor;teşekkür ediyorum. 👏👏👏

    Cevapla

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir