Ana Sayfa DİŞİTAL BİLGİLER Sosyal Medya Bir Sanal Gerçeklik Olarak Ahlâk

Bir Sanal Gerçeklik Olarak Ahlâk

Geçtiğimiz günlerde genç bir oyuncu kadının özel görüntüleri sızdı internete. Genç olmayan bir oyuncu kadın da olabilirdi, oyuncu olmayan bir genç kadın da, fark etmez. Erkek pek olmazdı yalnız, zira bu ‘ifşa’ adı verilen ve ahlaksızlığın en görünür hallerinden biri olan hareket erkeklere pek yapılmıyor, yapılsa da bir erkek için en fazla ‘namı yürümek’ olarak adlandırılıp geçiliyor konu. Söz konusu bir kadın olduğunda ise sorulması gereken tek soru ‘Bunu kim yaptı?’ olması gerekirken nedense bu en son akla geliyor. Genelde ‘Onun da ne işi varmış başka adamın evinde?’ ya da ‘Keşke telefonda saklamasaymış bu fotoğrafları’ oluyor tepkiler. Ne olursa olsun bir insanın fotoğraflarını ondan habersiz ve izinsiz bu şekilde ortaya atmak suçtur hâlbuki ve o fotoğrafların varlık sebebini sorgulamak değildir verilmesi gereken tepki.

Böyle durumlarda en tiksindiğim şeylerden bir tanesi ise ‘Ay aman ne kötü olmuş tüh’ deyip hemen sonra ‘Link var mı?’ diye ortalara çıkan insanlar. Baksanız daha az önce ‘Kadına şiddete hayır’ yazısı paylaşmış olur bazen bir tanesi, diğeri ahlakla ilgili özlü söz, bir diğeri çoluk çocuğuyla kendi fotoğrafını profil fotoğrafı yapmış olur. Bütün bunlara rağmen bir an bile utanmazlar adres sormaktan, ‘Bir de biz görelim’ demekten, beğenmeye basmaktan, arkadaşlarına göndermekten.

Bu türlü çeşitli sosyal medya ayarlarımızla oynadı biliyorum ama belli başlı ahlaki kuralların sırf araya bir klavye ve ekran girdi diye yok olmadığını da unutmamız lazım. Karşımızda kanlı canlı duran bir insana söyleyemeyeceğimiz şeyleri aynı insanlara ekrandan doğru da söyleyemeyiz ya da günlük hayatta ‘ayıp’ olduğunu çok iyi bildiğimiz bir şeyi sırf arada bir ekran var diye rahat rahat, hiç utanmadan yapamayız. Gencecik bir kadının son derece üzüntü duyacağı bir olaydan kendimize ‘Link var mı link?’ terbiyesizliğini çıkaramayız. ‘Aman herkes bakmış bir de ben görsem ne olur?’ diyemeyiz, hiç tanımadığımız insanları linç edemeyiz, sırf ünlü diye birine küfürler savuramayız. İnternete misafir terliklerimizle girelim demiyorum ama gerçek hayatta yapmadığımız şeyleri sanal dünyada da yapmamak yeterli olacaktır zaten. Karşı komşuya oturmaya gittiğimizde suratına ‘Evin b.k gibi, sen de çok şişmansın’ demiyorsak mesela o zaman bunu yorum diye yazarken de bir kere daha düşünebiliriz.

Bir insan olarak ahlaki sorumluluğumuz sanal dünyada da gerçek dünyada olduğu kadar geçerli. Klavyemizden çıkanı kulağımızın duyduğu, aklımızı başımızda tuttuğumuz ve bu sanal linçlerin artık bittiği günler dilerim.

Zeynep Gönenli
Zeynep Gönenli
Okumaya ve yazmaya bayılan bir kimyager

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Aradığınız Çeviklik (Agility) de Yılmazlık (Resilience) da Evde!

Adım FatmaNur. 39 yaşındayım. Pandemiyle birlikte hiç gönüllü olmadığım rolleri üstlenmem, çevik bir adaptasyon sergilemem ve yılmamam gerekti…Biraz epik, biraz lirik tiyatrom evde hala...

İkinci Tekil Mağduru

Yıllardır içinde debelendiğim kurumsal hayattan mıdır, yoksa kurulan iletişim biçiminin üzerinde görünmez bir giyotin gibi durduğundan mıdır bilmem, bazı ilişki türlerinde ikinci çoğul kullanmak...

2020’nin Duygusal Hız Treni, Sıkı Tutunun!

Kelimeleri, bir durumu anlatırken kullanabileceğimiz farklı sözcüklerin olmasını seviyorum. Kalp dersek başka gönül dersek başka olabiliyor çünkü ya da özlem deyince başka hasret deyince...

Neden Terapi?

Doğru bilinen yanlışlardan biridir terapinin kişiyi rahatlattığı! Çokça verilen keyifli benzetmelerdir, ‘balkonu yıkamak terapi gibi geldi’   ya da  ‘alışveriş en güzel terapi’ gibi söylemler... Aksine;...

Çılgın Bir Türk Kadını

Mücadeleci bir ruh... Hâyal kurmaktan usanmayan, hedeflerinden vazgeçmeyen bir kadın... Nesrin Olgun 1957 yılında Adana'da doğdu. Denizle olan ilişkisi 7 yaşında yüzmeyi öğrenmesiyle başladı. 1979’da...