Dünya Siyasetine Feminist Dokunuş: Christine Lagarde

Kale Kategori

Kale Grubu sponsorluğunda hazırladığımız İlham Veren Topuklar köşemizde bu hafta, IMF’nin ilk kadın başkanı olarak erkek egemen siyasetin yönünü değiştiren Christine Lagarde var.

1965 yılında Paris’te doğan Christine Madeleine Odette Lagarde, üniversitede profesör bir babanın ve öğretmen bir annenin kızı. Uzun süre senkronize yüzme dalında Fransız milli takımı adına yarışan başarılı bir sporcuydu. Paris’te hukuk fakültesini bitirip siyaset bilimi dalında yüksek lisansını yaptı. Paris Barosu’na avukat olarak kabul edildikten sonra bir süre ABD’ye giderek burada uluslararası bir hukuk firmasında çalıştı. 1999 yılında çalıştığı Baker McKenzie şirketinde küresel yönetim kurulunun başına geçti. Bu göreve atanan ilk kadın olarak da bir ilke imza atmıştı.

2005’te Dış Ticaret Bakanı Yardımcısı olarak Fransız siyasetinde adını duyuran Christine Lagarde, daha sonra 2007 yılında Ekonomi, Maliye ve Sanayi Bakanı olarak görev yaptı. Bir G7 ülkesinde Finans Bakanı olan ilk kadın olarak adını duyuran Lagarde, daha sonra 2011 yılında IMF başkanlığına seçilen ilk kadın olarak da tarihe geçti. Temmuz ayında bu görevinden ayrıldı ve Kasım 2019’dan itibaren de Euro Bölgesi’nde bulunan 19 ülkenin para politikasını yönetmekle yükümlü Avrupa Merkez Bankası’nda başkan olarak görev yapacak. Üçüncü büyük başkanlığında, Christine Lagarde yine “ilk kadın başkan” olarak anılıyor.

Christine Lagarde, özellikle 2011 yılında IMF’de başkanlık görevini devraldıktan sonra kriz sırasındaki başarılı yönetimiyle takdir toplamıştı. Financial Times tarafından düzenlenen bir ankette Avrupa’daki en iyi maliye bakanı seçilmiş, ülkesinde de birçok ödüle layık görülmüştü.

 

 

“Erkek egemen zihniyet krizlere neden oluyor.”

Sadece kendi ülkesinde değil, Avrupa Birliği genelinde başarılarını kanıtlamış olan Christine Lagarde, bulunduğu konumda erkekleşen siyasetçilerden olmakla eleştirilse de, feminist söylemlerinde gayet net. 2008’de Avrupa’yı sarsan ekonomik krizle ilgili görüşlerini açıklarken “2008 krizinin nedeni dünya genelinde bankalardaki erkek egemen anlayış ve testosteron yüklü zihniyet” demişti.

Geçtiğimiz yıl 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde konuşan Lagarde, “kendini feminist olarak tanıtan herkesi çok takdir ediyorum ve etmeye de devam edeceğim ancak bu kişileri gerçekten de söylediklerini yapıp yapmayacakları konusunda takip etmemiz gerekiyor” demişti.

Lagarde, geçtiğimiz yıl Forbes’in En Güçlü Kadınlar listesinde Angela Merkel ve Theresa May’den sonra üçüncü sırada yer almıştı.

 

Kale Kategori

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir