Ana Sayfa İLHAM VEREN TOPUKLAR Toprağın Koruyucu Anası: Vandana Shiva

Toprağın Koruyucu Anası: Vandana Shiva

Kale Grubu sponsorluğunda hazırladığımız İlham Veren Topuklar köşemizde bu hafta Hindistanlı çevre aktivisti ve yazar Vandana Shiva’yı anlatıyoruz. Yalnızca ülkesinde değil, tüm dünyada geleneksel tarımı savunarak büyük şirketlere kafa tutan Vandana Shiva, özellikle gezegene ve toprağa sahip çıkmamız için ilham veriyor.

Vandana Shiva, 1952 yılında doğduğunda ormanın ve toprağın kalbindeydi. Babası orman korucusu, annesi de Himalayalar civarındaki Dehra Dun bölgesinde yaşayan pek çok kadın gibi çiftçiydi. 1976 yılında Guelph Üniversitesi’nde bilim felsefesi üzerine yüksek lisansını tamamladı ve iki yıl sonra da “Kuantum Teorisinde Saklı Değişkenler ve Lokalite” tezi ile doktorasını yaptı. Eğitimini tamamladıktan sonra Hindistan’a döndü ve Bilim Enstitüsü’nde çalışmaya başladı. 1982 yılında Bilim, Teknoloji ve Doğal Kaynak Politikaları Araştırma Vakfı’nı (RFTSTE) kurdu. RFSTE, Asya’da Yeşil Devrim olarak bilinen harekete dahil olarak çiftçileri sürdürülebilir tarım uygulamaları konusunda eğitirken ülkenin tarım mirasını korumak için Hindistan genelinde tohum bankaları kurulmasına da öncü oldu.

Kuruluş aynı zamanda Navdanya (Dokuz Tohum) hareketini de başlatarak fark yarattı. Büyük şirketler tarafından teşvik edilen monokültür eğilimi ile mücadele eden kuruluş, özellikle iklim değişikliği sürecinde tarımsal üretimin homojenleşmesinin tehlikelerine dikkat çekti.

Peki Vandana Shiva neden özellikle doğal tohum çeşitliliğini savunuyordu? Başta Monsanto olmak üzere birçok global şirket, tohumları ve tarımsal üretimi tektipleştirerek daha fazla kimyasal ilaç ve gübre kullanımını gerektiriyor, bu da elbette toprağın doğal sistemini bozarak hem kaynakları tüketiyor, hem de insan sağlığına geri dönüşü olmayan zararlar veriyor. Tarımsal üretimin artırılması için gerçekleştirilen uygulamalar, aslında tarımı ve toprağı öldürüyor. Shiva, dünyada bu konuda çalışan ve sesi en yüksek çıkan aktivistlerden biri olarak sıklıkla uyarıyor bizi, toprak yoksa biz de yokuz. Çeşitliliği korumak zorundayız.

Köklere dönüş

Vandana Shiva, 2001 yılında doğduğu yer olan Dehra Dun yakınlarında sürdürülebilir yaşam ve tarım alanında aylarca süren kurslar sunan bir okul ve uygulamaların yapıldığı organik çiftliği de içeren Bija Vidyapeeth’i (Toprak Üniversitesi) kurdu.

Yerli tohum ve yaşam kaynaklarının çeşitliliği için eğitim ve aktivizm çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdüren Toprak Üniversitesi, bünyesinde çalışan akademisyenler ve aktivistler sayesinde bugün Hindistan’ı global tarım endüstrisine karşı koruyan kalkanlardan biri. Genetiği değiştirilmiş ürünlerin yasaklanması ve yerel çiftçilerin desteklenmesi, kuruluşun çalışmaları sayesinde mümkün olabildi.

Vandana Shiva, bu çalışmaları ile 1993’te Alternatif Nobel Ödülü olarak bilinen Doğru Yaşam Ödülü’nü kazandı. Ekolojik felsefeye ve aktivizme katkılarından ötürü Birleşmiş Milletler Çevre Programı, BM Dünya Günü Uluslararası Ödülü, Uluslararası Ekoloji Ödülü gibi birçok ödülü daha bulunmakta.

Türkçe’ye çevrilmiş kitapları da Sinek Sekiz Yayınevi tarafından basılan Vandana Shiva, 2016 yılında ülkemizi de ziyaret etmişti. Türkiye’nin gündemindeki mülteci krizine değinmiş ve “yeryüzü ile savaştığımızda bunlar oluyor” demişti. Suriye Savaşı’nın çıkmasında 2009 yılında yaşanan kuraklığın da payı olduğunu hatırlatmış ve 90’larda başlayan küreselleşme hareketiyle yaygınlaşan ayrıştırma ve nefretin tüm ülkelerin sorunu olduğunu, yalnızca insanlığın değil toprağın da yok oluşu olacağını söylemişti.

Bu web sitesinin içeriğinin sorumluluğu tamamıyla Dijital Topuklar’a aittir ve sponsorun görüşlerini yansıtmamaktadır.   
Avatar
Dijital Topuklarhttp://www.dijitaltopuklar.com
Dijital sektör profesyonellerini bir araya getiren Dijital Topuklar Zirvesi’nde dijital dünyanın fikir önderleri, sosyal medyanın birleştirici gücünden dijital dünyada oyunun kurallarına kadar dijitalleşmenin arkasındaki tüm dinamikleri konuşuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Neden Terapi?

Doğru bilinen yanlışlardan biridir terapinin kişiyi rahatlattığı! Çokça verilen keyifli benzetmelerdir, ‘balkonu yıkamak terapi gibi geldi’   ya da  ‘alışveriş en güzel terapi’ gibi söylemler... Aksine;...

Çılgın Bir Türk Kadını

Mücadeleci bir ruh... Hâyal kurmaktan usanmayan, hedeflerinden vazgeçmeyen bir kadın... Nesrin Olgun 1957 yılında Adana'da doğdu. Denizle olan ilişkisi 7 yaşında yüzmeyi öğrenmesiyle başladı. 1979’da...

Şiddetin adı vahşet; peki kadının adı?

Bir kadın, çöp konteynerinde parçalanmış halde bulundu. “Ailesi kızına sahip çıksaymış” dediler. Bir kadın; bindiği minibüste tecavüze direndi, öldürüldü ve yakıldı. “Tek başına ne işi...

Diğerkâmlık

Bu kelimeyi sevgili Ayşe Bilge Selçuk’un ‘’İnsan her koşulda’’ kitabında ilk kez gördüm ve kalbime sarıp sarmaladım. Çünkü ben bugüne kadar kendimi hep empati...

Pis şişko!

Okuldaki dansa, şişko diye kimse çağırmamış onu. Bir peri gelsin de, onu Sindrella gibi incecik ve güzel bir kız yapsın diye bekleyip durmuş. Oysa,...