Temizlik günü evden kovulan erkekler, erkeklerimiz

Geçen gün gittiğimiz yazlık sitenin plajında iki arkadaşla karşılaştık. Eşlerini de tanıdığımız bu arkadaşlar dedi ki bize ‘Hanımlar temizliğe başladı, bizi evden kovdular, biz de buraya geldik.’ Bu cümleyi dilimizi konuşmayan birine çevirsen sanır ki sahilde uzanmak, kahvesini yudumlayıp kitabını okumak yerine o sıcakta evde temizlik yapmaya, cam silip mutfak tezgâhı parlatmaya gönül vermiş tuhaf bir insan türü var buralarda. Az zorlasan evden kovulmanın mağduriyetine ikna edecekler bizi. Hâlbuki anadilimizi konuşan neredeyse her kadın bu cümlenin anlattıklarını bilir aslında. Evde hiçbir işe yardım etmeden (istisnaları tenzih ederim elbette), üstüne bir de her konuda fikir beyan eden erkeklerin temizlik günü gelip çattığında ‘Hadi gez dolaş gelirken de ekmek al’ diye evden gönderilmesi her kadının annesinden teyzesinden evdeki büyük kadınlardan en az bir kere gördüğü en eski alışkanlıklarımızdandır. ‘Canım çıkacak zaten bari kafam rahat olsun’ mantığı güdülerek yapılan bu hareket belki de nice yuvalar kurtarmış, boşanmaların önüne geçmiştir, zamanının öyle de önemli ve stratejik bir hareketidir.

Öte yandan 2019 yılının yarısını çoktan geride bıraktığımız, aya fezaya çıkıldığı, insanların Mars yolculuğuna hazırlandığı şu günlerde bu cümlenin varlığını olanca kuvvetiyle sürdürdüğünü görmek beni üzmedi desem yalan olur. İnsan bekliyor ki artık o temizlikler birlikte yapılsın, evdeki insan sayısı kadar kişi el atsın temizliğe. Herkes gücüne göre bir parçanın ucundan tutsun, işler hızlıca bitirilsin, sahile de birlikte gidilsin. Gerekirse bir cam daha az temiz olsun, o fayanslar bal dök yala olmasın ama tatilden herkes eşit şekilde faydalansın. Ailedeki birinin tatili diğerine en ağır iş olmasın, kimse ‘Ayy işe gitsem de biraz dinlensem, çayım kahvem hazır olur bari’ diye hayal kurmasın.

Bu elbette bugünden yarına olacak bir şey değil, tüm alışkanlıklar bir günde değişmez elbette ama en azından, yanlış oldu aslında en önemlisi demeliyim sanırım, çocukların artık farklı bir şeyler görerek büyümesi. Evdeki işlerin o evde yaşayan herkes için olduğunun çocuklar tarafından net olarak anlaşılması çok kıymetli ve burada da annelerin payı çok büyük elbette. Hem eşlerin alışkanlığını değiştirmeye çalışmak, hem çocuğa yeni şeyler öğretmek bazen çok yorucu olsa da sonuçları buna değer. Erkeklerin elinden ev işi gelmeyeceğine, onların ütü yapamayacağına, yemek yapmaya çalışırlarsa mutfağın çok dağılacağına olan inancımızı bir an önce yere bırakmamız gerekiyor. Elinden ev işi gelmiyorsa geldiği kadar yapar, ütü yapamıyorsa biraz kırışık giyer ve yemek yaparken mutfağı dağıtırsa da sonra toplar. Çünkü neden yapamasın? Kadınların bunları bilerek doğduğuna bu inanç neden?

Plajlara ailecek inilen günler, yazlıkçılığın evdeki kadın için tam zamanlı mesai olmadığı günler gelsin dilerim. Bol denizler.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir