Ana Sayfa DİŞİTAL SESLER Azalarak bitsin istediklerimiz: The 'Adamlık'

Azalarak bitsin istediklerimiz: The ‘Adamlık’

Son yıllarda özellikle sosyal medyada çok yükselen ve her yeri hızla saran korkunç bir akım var. Azalarak bitmesini çok istediğim bu akıma adamlık edebiyatı diyeceğim kısaca. ‘Her erkek adam olamaz, adam dediğin kadınına sahip çıkar, adam dediğin kadınını tokadan bile kıskanır, adam gibi adamları sevin, çay seven adamları sevin’ gibi cümlelerle bezenen ve yanında otomatik olarak nargile dumanıyla gelen bu cümlelere gülüp geçebilirdim eğer gencecik insanların hayatındaki tahminlerin ötesindeki etkisine şahit olmasaydık.

Yaşadığımız her şiddet olayında (ki epey fazla maalesef) bu cümleleri arka arkaya kuran bir takım insanlar beliriyor etrafta. ‘Çocuğunuza baba olması için adam gibi birini bulun, erkekler adam gibi olun, ananıza bacınıza nasıl davranıyorsanız kadınlara öyle davranın’ türünde medeni dünyada herhangi bir yeri asla olmayan bu cümleleri kuranların çoğunluğunun kadınlar ve hatta genç kadınlar olması ise canımı çok sıkan bir konu.  Bu adamlık edebiyatı bir de ‘Seven kıskanır’ gibi yersiz klişeler, ‘O eteği sana giydirmem kızım’ türünden mesajlarla, bu mesajları internete atıp ‘Bunu yapmayan da erkeğim demesin’ konuşmaları ile bolca destekleniyor tabii. Düpedüz şiddeti aşk diye tutku diye göstermek, normal bir insanın duyar duymaz kaldırım değiştirmesi gereken cümleleri sevgililik müessesesine mal etmek günümüzde hiç yabancı olmadığımız bir durum.

Bu adamlık edebiyatının sosyal medyadan sonraki en büyük beslenme kaynaklarından biri de televizyon tabii. Sürekli racon kesen bir takım adamlara, ‘Biz namusumuz için dünyayı yakarız’ diye gezen şüpheli karakterlere, kadınlara türlü çeşitli zulmü yapıp bu sırada kadın sorunlarına dikkat çektiğini iddia eden senaryolara, ‘Bizim adamlığımız aşkımızdan büyük’ diyen kim olduğu belirsiz tiplere o kadar doyduk ki ekranlardan taşıp sokağa, mahalleye doluyorlar adeta. ‘Aman kanalı değiştir geç’ diyemeyeceğimiz kadar büyük bir sorun bu. Yaşımı ortaya çıkartmak gibi olmasın ama Deli Yürek meşhurdu biz ortaokuldayken, çocuğun biri başka bir çocuğa uzun palto giyiyor diye ‘Miroğlu musun lan sen?’ diye girişmişti. Öteki çocuk da Miroğlu’ndan özenip almış gerçekten paltosunu ve geri adım atmamıştı. Üzerinden 20 yıl geçti, fazla bir yol kat etmiş gibi görünmüyoruz.

Hiçbir kadının güvenle yaşaması, canı ne istiyorsa onu yapması için kimsenin anası bacısı olması gerekmediği gibi, hiçbir aklı başında erkek de kadınların zaten çoktan hakları olan bir eşitliği onlara bahşediyormuş davranıp üstüne bir de buna adamlık hikayeleri yazmaz. Kadınların ihtiyacı onlara iyilik lütfedecek, onları koruyup kollayacak, kadınları nedense ‘namusu’ olarak gören bir takım adamlar değil, hukuki haklar ve işleyen kanunlardır.

Dilerim özellikle de genç insanlar ortalığı saran ve 2019 yılında herhangi bir yeri olmadığına emin olduğum bu akımı bir an evvel bitirirler de işimize gücümüze bakarız.

Avatar
Dijital Topuklarhttp://www.dijitaltopuklar.com
Dijital sektör profesyonellerini bir araya getiren Dijital Topuklar Zirvesi’nde dijital dünyanın fikir önderleri, sosyal medyanın birleştirici gücünden dijital dünyada oyunun kurallarına kadar dijitalleşmenin arkasındaki tüm dinamikleri konuşuyor.
Önceki İçerikDişil Kodlamalar
Sonraki İçerikBirlik Olmayı Denesek?

2 YORUMLAR

  1. 8 yaşında bir kızım var,hayata feminist pencereden bakarım ve söylemlerimde çok dikkatliyimdir…dün akşam sohbet sırasında söylediğim bir şeyden sonra “adamsınn anne ya” dedi. biz ne kadar dikkat edersek edelim dışarıda sürekli maruz kaldıkları dil bu maalesef… söylediği şeyin üzerine konuştuk ve sanırım anlatabildim… ama zor, çok zor…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Bir refleks olarak ‘Mutlaka orada bir şey olmuştur’

Halit Ergenç’in arkadaşı Ozan Güven ile ilgili yaptığı açıklama özellikle sosyal medyada gündeme oturdu. Oturmayacak gibi de değildi zira kendisi dedi ki "Ben Ozan'ı...

Amor Fati

‘Amor Fati’ Latince bir söylem olup dilimize ‘kaderini sev’ ya da ‘kaderine evet de’ şeklinde çevrilmiş ve belki de tarihin en önemli filozoflarından biri...

Ev Yapımı İçerik Atölyesi: 26 Eylül 2020

Sosyal medya üzerinden sesinizi duyurmak mı istiyorsunuz? Kendinizi yazarak ifade ederken, kendi topluluğunuzu bulmak mı istiyorsunuz? O halde sizi Dijital Topuklar'ın düzenleyeceği Ev Yapımı...

Dopamin, Akıllı Telefonlar ve Siz: Zamanınız için Bir Savaş

Aşağıdaki metin Dijital Topuklar için Ezgi Özkök Sefer tarafından "Dopamine, Smart Phones & You: A Battle for Your Time" başlıklı yazıdan çevrilmiştir.  Facebook’un büyümeden sorumlu...

Vicdansız Labirent Olur mu?

45 yaşındayım. Ömrümün büyük kısmını kendimi patates çuvalı gibi hissederek yaşadım. Son yıllarda her gün anlamsız bir sabaha uyandım. Sadece anılarımı düşünüyordum. Hiç hayalim...