Strateji 101: Neyi, neden, ne için, nasıl yaparız?

Her girişimin bir var olma amacı bulunur. Kurumlar da kendilerini tanıtırken bazı temel terimler kullanır: Vizyon, misyon, amaç, hedef, strateji gibi. Bu terimleri sıklıkla duymamıza rağmen anlamlarını tam olarak oturtmakta hepimiz sorun yaşıyoruz. Özellikle genç girişimciler hikayelerini ve yaratmak istedikleri dönüşümü anlatmakta güçlük çekiyorlar. Bunun temel nedenlerinden biri de var oluş amaçlarını, ulaşmak istedikleri hedefleri ve sonunda yaratacakları etkiyi nasıl ölçeceklerini iyi kurgulayamamaları. Bu yazıda stratejik yönetim yaklaşımlarında kullanılan temel terimleri tanıtarak, girişimin kendi hikayesini yaratmasında bu adımların neden önemli olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Her birey bir adım atarken gitmek istediği yer hakkında bir fikre sahiptir.

Yandex’e gitmek istediğiniz konumu girdiğinizde size alternatif rotalar sunar. Kek yapmanın çeşitli aşamaları vardır, o adımları takip etmeden aklınızdaki keki servis edemezsiniz. Peki ya elinizde somut bir resim değil de sadece hayal olarak adlandırılabilecek bir şey varsa? Örneğin bireylerin refah düzeylerinin yüksek olduğu bir toplumu düşlüyorsanız? İşte bu sizin vizyonunuzdur (vision). Bundan sonra yapacaklarınız bu vizyon ışığında ilerleyeceğiniz yolu belirleyecek. Bir örnek vermek gerekirse, Google’ın vizyonu “tek bir tıkla dünyadaki bilgiye erişimi sağlamak”tır.

Misyonunuz vizyonunuza hizmet edecek bir yaklaşımdır.

Kar amacı gütsün gütmesin her kurum vizyonu doğrultusunda bir görev üstlenir. Misyon (mission) genellikle kısa ve sloganvari bir cümleden ibarettir. Örneğin severek izlediğimiz ilham verici konuşmaları bizlerle paylaşan TED’in misyonu “fikirleri yaygınlaştırmak”tır.

Hayali girişimimizden devam edelim. Kendi yürüyeceğiniz yolda bir hayal kurdunuz; bireylerin refah düzeyinin yüksek olduğu vizyonunuzu belirlediniz. Bu hayal ışığında birileri için bir şeyler yapacaksınız. Tanımladığınız görev kurumunuzun misyonudur; amaç ya da amaçlarını belirleyecek çerçevedir. Örneğin “yaşadığınız toplumdaki tüm bireylerin temel gereksinimlere ve sosyal hizmetlere erişimini sağlamak” gibi bir misyon belirleyebilirsiniz. Elbette bu çok geniş bir misyon. Kendi hayalinize ilişkin misyonunuzu olabildiğince net ifade etmek ve paylaşmak, devamında atacağınız tüm adımların da doğru yönde olduğundan emin olmanızı sağlayacak ve hikayenizi anlatırken size bir nirengi noktası sunacak. Vizyonunuz ve misyonunuz hikayenizin bel kemiğidir; kim olduğunuz ve nereye varmak istediğinize dair paydaşlarınız için en önemli kaynaklardan biri olabilir.

Amaç hedeflerinizin var olma sebebidir.

Misyonunuz altında hedeflerinizin (goal) pusulası olacak bir amaç (purpose) düşünmelisiniz. Verdiğim örneğin anlaşılmasını kolaylaştırmak adına hayali girişiminizde amacınızı yoksulluğun azaltılması gibi geniş bir çerçevede tutabiliriz. Vizyonunuz ve misyonunuz altında birden fazla amacı üstlenebilirsiniz. En başa geri dönelim: Yüksek refah düzeyi vizyonunuz, yaşadığınız toplumdaki tüm bireylerin temel gereksinimlere ve sosyal hizmetlere erişimini sağlamak misyonunuz; amaçlarınızdan bir tanesi de bu doğrultuda yoksulluğu azaltmak olabilir, bu sizin var oluş nedeninizdir ve bu amacı gerçekleştirmek için çeşitli hedefler belirleyeceksiniz.

Kurumlar çoğunlukla vizyon, misyon ve amacı bir tutarak doğrudan kendi yöntemlerini uygulamaya koymayı tercih ederler. Oysa nereye gitmek istediğinizi bilmeden oraya nasıl varacağınızı belirleyemezsiniz.

Elbette ilerlersiniz, ancak belli bir süre sonra bir bakmışsınız kurduğunuz hayallerin çok dışında bir yerdesiniz. Sıkıntılı başlayan sürecin devamında kurumlar/girişimler amaca uygun hedeflerini ve o hedefleri gerçekleştirmek için gerekecek doğru stratejileri belirlemekte de bir hayli sorun yaşıyorlar. Yoksulluğu azaltmak amacınıza ulaşmak için kısa dönemli ve ölçülebilir hedefler koymanız gerekir. Hedef kitleniz kim ve hedef kitlenizde nasıl bir dönüşüm olmasını bekliyorsunuz? Bu dönüşümün göstergeleri neler olabilir? Tüm bunları hangi tarihler aralığında gerçekleştirmeyi hedefliyorsunuz? Kısa-orta ve uzun vadede yaratmak istediğiniz dönüşümün sürdürülebilir kılınması için ne gibi yollar mümkün? Bu basit sorular yolda devam ederken hedeflerinizi tekrar gözden geçirerek ne kadar ilerlediğinizi belirlemeniz ve gerekirse hedeflerinizi güncellemeniz için ışık tutabilir.

Strateji de bu noktada önemli bir rol oynar. Herhangi bir işi yapmanın çeşitli yöntemleri vardır. Önemli olan söz konusu yöntemin sizi hedeflerinize ulaştırmada ne ölçüde işe yarayıp yaramayacağını belirlemektir. Doğru belirlenmiş hedefler altında atacağınız her adım, belirleyeceğiniz her strateji yeniden değerlendirilebilir. Kendinize altı aylık bir hedef belirlemişseniz ve altı ayın sonunda istediğiniz yerde değilseniz, yeni stratejiler üretebilirsiniz. Bu stratejiler nihai vizyonunuza ulaşmak için daha kısa sürede, kaynaklarınızı daha verimli kullanacağınız yol haritanızı oluşturur. Stratejileriniz çalışmalarınızı hangi yasal çerçeve (firma, dernek, kooperatif) altından yürüteceğinizden tutun da kimlerle birlikte çalışacağınızı, hangi kaynakları kullanacağınızı, kısacası neyi ne zaman harekete geçireceğinizi tanımladığınız rota adımlarınız olacak.

Malum yaşadığımız coğrafyada kervan yolda düzülür.

Ne yazık ki günümüzde birçok kurumda stratejik planlama yapılmıyor. Vizyon, misyon ve hedeflerin geçmişte hazırlanmış ve unutulmuş dosyalarda yer alan, gündelik iş telaşlarından uzak, formalite gereği hazırlanmış belgeler olduğu varsayılıyor. Dolayısıyla, çalışanlar paydaşlarını ikna ederken, büyüme kararı alırken ya da herhangi yeni bir projeyi hayata geçirirken müthiş bir heyecanla başlıyor ancak sonunda kendilerini hedeflere ulaşıp ulaşamadıklarını nasıl ölçeceklerini bilemedikleri bir karmaşa içinde buluyorlar. Aynı zamanda, yukarıda belirttiğim gibi, özellikle genç girişimciler, neyi neden yaptıklarını ve nasıl bir fark yaratacaklarını anlatmakta sorun yaşıyorlar.

Bir yapbozu nasıl yapardınız?

Yukarıda söz ettiğim adımlar istediğiniz sonuca ulaşmanın temel prensipleridir. Kuracağınız girişimin ya da işletmenin büyüklüğü ya da küçüklüğünden bağımsızdır. Özellikle genç girişimciler için bu adımlar çok zahmetli ve hatta önemsiz gibi görünebilir. Oysa basit düşünelim, bir yapboz yapacaksınız. Yapbozun sonunda görmek istediğiniz resim kurumunuzun vizyonudur. Başlangıçta ilk adımınız yapbozun çerçevesini ortaya çıkarmak ve köşelerini oluşturan parçaları bulmak olacaktır; bu misyonunuzdur. Amacınız çerçevenin içini doldurmaktır. Bunun için doğru parçaları bulmak hedefinizdir. Hedefinize varmak için farklı stratejiler belirleyebilirsiniz: benzer renkleri bir araya getirebilir, parçaları inceleyip birbirine uyumlu olan çiftleri teker teker toplayabilir ya da yapbozu bölümlere ayılabilirsiniz. Artık, neyi nasıl yapacağınızı ve nereye varacağınızı bilerek ilerleyebilir ve yapboz yapmanın keyfini çıkabilirsiniz.

 

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir