Ana Sayfa DİŞİTAL SESLER Bir Nefes Bin Sevgi

Bir Nefes Bin Sevgi

Birkaç yıldır nefes çalışmalarıyla, terapileriyle, seanslarıyla iç içe geçen bir yaşamım var. Deneyimledim, etkisini gördüm, eğitimini aldım, koçluğunu yaptım ve birçok danışandan insanı havalara uçuracak geri dönüşler aldım. Lakin iki sene önce anne olduktan sonra kendimi öyle bir adadım, bu role öyle bir büründüm ki; aklıma artık doğru nefes ne demek gelmez olmuştu ve uzunca bir süre beni doyuran nefesler almadığımı fark edemedim.

Rutin işler, yemek hazırla, oyun türet, parka git döngüsü arasında öyle hızlıca hareket ediyordum ki; gerçekten artık kızıma sarılırken bile orada olamadığımı anladım, ya da en zorlayıcı olanı; ağladığında bırakın onu sakinleştirmeyi, kendi duygularımı bile artık kontrol edemez, çömeldiğim yerde ağlar olmuştum. Günlük stres ya da kendi kendinize evde yaptığınız rahatlama hareketleri bu biriken duyguları sağaltmıyor, duygularınızı kabul etmek ya da anlamak için derinlemesine bir terapi gerekiyor. En kısa sürede bunu sağlayan ise, benim kısacık ömrümde edindiğim bilgi ve tecrübeye göre, nefes terapisi… Oksijen-karbondioksit dengesini koruyabilmek için çok sayıda egzersiz var bunlar da çoğu zaman yeterli ve yerinde çözüm olabiliyor. Ancak her güne daha bir önceki günü anlamlandıramadan, üzerine yeni duygu seli ya da düşünce kalıplarıyla başlayınca kısa sürede en büyük yararı sağlayan yine nefes terapisi oluyor.

Tabii yüzleştiğiniz çocukluk ilişkileri de yanınıza kâr kalıyor. Artık hangi duygu ile dolduysanız; öfke, sinir, üzüntü, her birinin bedeninizde biriktiği yeri ve anlamını bulunca bir kez daha şaşırıyorsunuz. Saklı kalan ve çoğunlukla ‘yaşadığınız anda’ kabul edemeyip bugüne kadar taşıdığınız o sahnelerin çocuğunuza davranış biçiminizi şekillendirdiğini görünce anlam veriyorsunuz tepkilerinize ve aranızdaki ilişkiye. Bu kadar trajik bir deneyim olmak zorunda da değil tabii, herkesin hikayesi farklıdır, ama diğer kişisel çalışmalardan daha kısa sürede sizi silkelediği için (buraya tokatlamak fiili daha güzel olurmuş!) karşılaştığınız sahne daha derin olabiliyor. Seanstan sonra eve gelip en mutlu ebeveyn rolü oynamak değil bu; duygularınızı yönetebilme, kendi davranışlarınızı anlayabilme, çocuğunuzla çatıştığınızda ilk önce onun sizin sevgi ve güveninize ihtiyacı olduğunu anlayabilme yetisi kazanmak aslında. Ve genel olarak hayattaki duruşunuzun farkına varıyorsunuz; çünkü bunun çocuk büyütürken etkisi çok büyük oluyor, onu idrak ediyorsunuz. Kurban rolünü oynuyorsanız, üzerinizden o kıyafeti çıkarıp güçlü hissettiren kırmızı bir elbise giyiyorsunuz. Yardım mı gelmiyor? Siz açıyorsunuz o telefonu. Yine mi gelmiyor? Bir daha arıyorsunuz. En büyük kazanımınız ise çocuğunuza sinirle değil, sevgiyle yaklaşmak oluyor.

Sosyal medyada çok denk geliyorum, kendimden de biliyorum, gerçekten sabır ve tahammül de her annede bir yere kadar işliyor. En son patlama anını beklemeyin, ben şimdi kızımı eskisinden daha çok öpüyor, kokluyor, sarılıyorum. Her ebeveyn her anne bunu yapabilmenin yolunu arıyor sanırım en doğru yol nefesinizle buluşmak, nefesinizi açmak.

Sağlıcakla, nefesle kalın.

Pınar Demircan
Pınar Demircan
1985 Kocaeli doğumlu. Uluslararası İlişkiler mezunu. Perakendenin marka yönetimi ve ithalat departmanlarında görev aldı. Özel sektör deneyiminden sonra insan gelişimine yönelerek; nefes teknikleri, beslenme ve yaşam koçluğu üzerine eğitimler aldı. Bireysel ve kurumsal nefes eğitmenliği yaptı. Ebeveyn olduktan sonra zeka çeşitlerine, ilgi alanlarına, karaktere uygun öğrenme biçimlerine yönelik ilgisi arttı. Bir süredir güçlü yönler, meslek seçimi ve yetenek yönetimiyle ilgili eğitimler alıyor. Söyleyemediklerini ya da söylemek istediklerini yazarak paylaşıyor. Araştırmak, kurgulamak ve yazıya dökmekten büyük keyif alıyor. Evli ve bir kızı var. İnternet sitesi; https://bloggerbensin.com/

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Teknolojik Anneler’den Dayanışma Ekranı

Mart 2020'de Türkiye'yle birlikte dilimize de yerleşen Covid 19 virüsü, çoğunluğu olumsuz olmak üzere irili ufaklı binlerce değişikliğe sebep oldu hayatta. Ekonomi, sağlık, psikoloji,...

Yanlış Değil, Farklı

“Pardon bir şey sorabilir miyim, sizin oğlunuzun yüzü neden fazla büyük ve değişik?” 8 yaşındaki çocuğunu, bir doğum gününde yeni tanıdığı “farklı” bir çocuğun annesine...

Hapishanelerimiz

  Ömür tüketen, ağır akışı ile uzun zamandır izlemediğim Türk dizilerini protestoma “Camdaki Kız” dizisi ile son verdim. Henüz iki bölümü yayınlandı ve ben kapıldım....

Kendine Ait Bir Şeyler…

Dijital Topuklar olarak, pandemi yüzünden evlerimize kapandığımız, her yıl 1 Kasım'da birbirimizi görerek, birbirimize dokunarak, sarılarak gerçekleştirdiğimiz zirvemizi sanal ortama taşıdığımız geçtiğimiz sene içinde,...

Feminizm Karşıtı Kadınlara Karşı Olan Kadınlar Hakkında Karışık Hisleri Olan Kadınlar

Aşağıdaki metin Dijital Topuklar için Ezgi Özkök Sefer tarafından Jenny Lawson'ın “Women Who Are Ambivalent About Women Against Women Against Feminism” başlıklı yazısından çevrilmiştir....