Ana Sayfa DİŞİTAL SESLER Nafaka ve Bir Kısım Ünlüler, Ünlülerimiz

Nafaka ve Bir Kısım Ünlüler, Ünlülerimiz

Geçtiğimiz haftalarda haberlerde sıkça duyduğumuz bir konu vardı; nafaka sisteminde değişiklik önerisi. Değişikliğin içeriğini tartışabilecek, insanlara anlatabilecek çok yetkin hukukçular, konuya yıllarını vermiş sivil toplum kuruluşları ve dernekler varken konuyla ilgili fikir yürütmek pek bana düşmez. Hukukçu değilim, nafaka alan ya da nafaka veren biri de değilim zaten ancak bu konunun medyadaki ele alınış şeklinin tatsızlığını ve adaletsizliğini görmek için dünya üstünde nefes alan biri olmak yeterli bence.

Her gün onlarca kadına yönelik şiddet haberi okuduğumuz, kadın işsizliğinin, çocuk yaşta evliliklerin havalarda uçuştuğu bir ortamda ‘Nafaka sisteminde değişiklik önerisi’ haberlerini sürekli artık adlarını çoktan ezberlediğimiz bir kısım ünlünün eski eşlerinin fotoğrafları eşliğinde vermenin amacının ne olduğunu birisi bize anlatsın isterim. Ünlü kadınların isimleri, yanlarında küçük birer vesikalık fotoğrafları, onun yanında da aldıkları bol üç sıfırlı nafakaların altında bir yerde bile göremiyoruz nafaka diye bahsettiğimiz meblağın topu topu 300 lira olduğu kadın hikayelerini. Bu 300 lirayı bile bir türlü alamayan, çoluğuna çocuğuna kendi bakmaya çalışan, ailesinin yanına dönemeyen, çalışma hayatına karışamayan, eğitim alması zaten teklif bile edilememiş kadın hikayeleri bu kadar renkli olmadığı için, internet sayfalarına tık getirmediği için onlardan pek bahsedilmiyor tabii.

Bir de bu medyanın ve haberlerin dolduruşuna gelen, çok güçlü bir kadın olduğuna bizi ikna etmek isteyen, takdir bekleyen, bazen sırf sevgilisinin eski sevgilisine laf çarpmak gibi manasız bir sebepten ‘Bence de kadınlar nafaka almasın’ diye açıklama yapan başka kadınlar oluyor ki onlara ‘N’olur yapmayın’ demek istiyorum zira iyi niyetle bile olsa yapılan açıklamalar akla hayala gelmeyen zarar ziyanlara sebep olabilir başkalarında. Eğitim almış olmak, çalışabilmek, ailesinin desteğini almak gibi bir kısmımıza çok sıradan görünen ama aslında tahminimizden de az bir kesimin sahip olabileceği ayrıcalıklar bir yana; evden her çıktığında eski kocası tarafından öldürülmeden eve dönüp dönemeyeceğinin endişesiyle yaşayan kadınlar var etrafımızda, biraz ağzımızdan çıkanı kulağımız duysun. Belki hepimizin her konuda fikir yürütmesi gerekmiyordur, bir de bu açıdan bakalım bir cümle kurmadan önce?

Konuyu sürekli çok nafaka alan ünlü kadınlar üzerinden tartışmanın bir de o kadınlara haksızlık olan tarafı da var aslında. Mahkeme kararı ile kazandıkları bir hak üzerinden biz neden sürekli bu kadar yorum yapabiliyoruz ki? O parayı kimin hak edip kimin hak etmediğinden bize ne? Kimin ne yaşadığını biz ne kadar bilebiliriz ki hayata dair tüm öfkemizi böyle bir konudan çıkartmaya çalışıyoruz? Bu erkek egemen medya diline böyle yaparak da sürekli destek verdiğimizin farkında mıyız? Kadına şiddet konusundan bazı kadınları muaf tutabileceğimize mi inanıyoruz?

Olan bitenlerin gerçekliği ve çoğu zaman vehameti karşısında konuştuğumuz dile, seçtiğimiz kelimelere ve haberlerin topluma veriliş biçimlerine takılmak belki çok öncelikli görünmeyebilir ama seçtiğimiz kelimelerin ve kurduğumuz cümlelerin önemine çok inanıyorum. Eşit bir habercilik anlayışı ile dolu günler dilerim.

Zeynep Gönenli
Zeynep Gönenli
Okumaya ve yazmaya bayılan bir kimyager

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Neden Terapi?

Doğru bilinen yanlışlardan biridir terapinin kişiyi rahatlattığı! Çokça verilen keyifli benzetmelerdir, ‘balkonu yıkamak terapi gibi geldi’   ya da  ‘alışveriş en güzel terapi’ gibi söylemler... Aksine;...

Çılgın Bir Türk Kadını

Mücadeleci bir ruh... Hâyal kurmaktan usanmayan, hedeflerinden vazgeçmeyen bir kadın... Nesrin Olgun 1957 yılında Adana'da doğdu. Denizle olan ilişkisi 7 yaşında yüzmeyi öğrenmesiyle başladı. 1979’da...

Şiddetin adı vahşet; peki kadının adı?

Bir kadın, çöp konteynerinde parçalanmış halde bulundu. “Ailesi kızına sahip çıksaymış” dediler. Bir kadın; bindiği minibüste tecavüze direndi, öldürüldü ve yakıldı. “Tek başına ne işi...

Diğerkâmlık

Bu kelimeyi sevgili Ayşe Bilge Selçuk’un ‘’İnsan her koşulda’’ kitabında ilk kez gördüm ve kalbime sarıp sarmaladım. Çünkü ben bugüne kadar kendimi hep empati...

Pis şişko!

Okuldaki dansa, şişko diye kimse çağırmamış onu. Bir peri gelsin de, onu Sindrella gibi incecik ve güzel bir kız yapsın diye bekleyip durmuş. Oysa,...