Bunun Annelikle Bir İlgisi Var

32 yaşında anne oldum; bu yaşa kadar, hatta anne olana kadar anneler arası açık iletişimi hiç fark edememişim. Bir annenin günlük rutininde desteklenmesi gerektiğini, karşılıklı yardımlaşmaların ne kadar mutlu edebileceğini anne olunca anladım.

İlla anne mi olmak gerekiyor anlamak için? Hayır gerekmiyormuş, bir kadın olarak da anlayabilmek gerekiyormuş. Tanımadığım kadınlardan yardım görmek, tanımadığıma el uzatmak. Hele ki çocuklu kadınsanız bu tarifsiz bir duygu. Farklı bir sınıf ortamı gibi: Anneler sınıfı. Dışarı çıktığımızda kadınlar olarak söylüyorum, çevrede kadın görüyorsak kendimizi güvende hissederiz. Bunu çoğu zaman itiraf etmeyiz belki ama gizil bir kendini güvende hissetme duygusudur aslında, kalabalıklar içinde tanıdık bir yüz görmek gibidir. Bir anneye rastlamışsak eğer biraz daha rahat yaslanırız oturduğumuz yere, bir ortaklık vardır: Annelik. Bazı durumlar annelikle anlaşılıyor, duygular, yaşananlar, zorluklar adına ne derseniz.

Steinbeck’in Bitmeyen Kavga romanında bir diyalog geçer. Diyalogta da sigaranın ortak iletişim aracı olduğundan ve tanımadığın birinden ateş istediğinde iletişimin başladığından bahseder. Bizim de ortaklığımız annelikle, çocuklarımızla başlar. Ne  yapacağını bilemeyen anne, deneyimlerini paylaşmak isteyen anne, ortak yaşanmışlıkları anlatmak isteyen anne, doğrularını – yanlışlarını onaylatmak isteyen anne ve daha bir sürü anne duygusu sıralanabilir.

Bir anneye baktığımızda onun neye ihtiyacı olduğu, bir fincan sıcak kahveyle beraber samimi bir sohbeti nasıl arzuladığını anlarız. İşte bunun annelikle bir ilgisi olmalı ki bu kadar ortak dili (annelik dilini) konuşmamız rastlantısal olmamalı. Hepimizin zaman zaman yaşadıklarımızı anlatmaya ya da anlatmayıp dinlemeye, bir ortaklık aramaya, ortak duygularla hareket etmeye ihtiyacı var. Ben şanslı annelerden oldum, benden önce çocuk sahibi olan arkadaşlarım sayesinde birçok durumu bilerek yaşadım. Yaşadım diyorum, ne kadar anlatılırsa anlatılsın zorluklar yaşanıyor, bilmek sadece kişiyi afallatmıyor. Bazen ne yapacağımızı bilemeyiz, daha önce deneyimlemediğimiz durumlarda hamilelik, lohusalık, hastalık gibi  zor zamanlarda baş edemeyiz. Deneyimleyen birinden destek görmek ne yapacağını bilememek halini yok eder. Merhem olmasa da sızısını dindirir. Tabii burada sosyal medya annelerini de boş geçmeyeyim, farklı bakış açılarını görebildiğimiz, yaşanmışlıkların daha çok olduğu bir alan… Ama bunun daha da ötesinde annenin zihnini rahatlatan, sorularına anında cevap bulabildiği ve çoğu zaman eğlenebildiği annelik ortamı diyeceğim. Anneliği doğal halleriyle yaşayan çocuk sevgisinin yanına zorluklarını da açıkça konuşan annelere selam olsun. Anneler annelere ışık olsun, aydınlatsın.

Dijital Topuklar
Dijital Topuklarhttp://www.dijitaltopuklar.com
Dijital sektör profesyonellerini bir araya getiren Dijital Topuklar Zirvesi’nde dijital dünyanın fikir önderleri, sosyal medyanın birleştirici gücünden dijital dünyada oyunun kurallarına kadar dijitalleşmenin arkasındaki tüm dinamikleri konuşuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

#cüretet’tim Memelerimi Aldırdım

Meme ne dişi bir kelime değil mi? Maalesef ülkenin büyük çoğunluğu ne yazık ki hala meme demekten çekiniyor. Karşı cinse memeyle ilgili bir rahatsızlığını anlatırken...

Şimdi Kaldırdığın O Eli Yavaşça Aşağı İndir!

Bir kadının, yaşadığı hayat boyunca, içinde binlerce kadın ölür ve yerine yenisi doğar. İlk kez aldatıldığında biraz masumiyetinden kaybeder. Annesiyle her kavga ettiğinde kendi...

Eşiksellik ve Belirsizlikte Asılı Kalma Hali

Antropoloji yazınında bir kaç isim var. Keşke herkes bilse okusa dediğim. Zamanı geçmeyen, eskimeyen ve farklı bağlamlarda bile bir açıklama getiren kuramları ile hayatı...

2020’ye Mektup ve Özetler: Sıra Dayağı, Kapitalizmin Sonu, Bireysel Sosyal Sorumluluk

Hiçbir yılı bitirdiğimde oturup “ben bu yıl neler fark ettim, neler öğrendim?” diye düşündüğümü hatırlamıyorum. Ki, hayatı pamuk şeker tadında geçmiş birisi de değilim....

Aşağı bakmayacağız

Biz bu komutu çok iyi biliyoruz. Biz bu toprakların kadınları olarak bu komutu kimseden almasak bile kendi iç sesimizden duyuyoruz. Boğaziçi Üniversitesi’nin atanmış rektörü Melih...