Doğumun doğasını hatırlatan ebe: Ina May Gaskin

Kale Kategori

Kale Grubu sponsorluğunda hazırladığımız İlham Veren Topuklar köşemizde bu hafta dünyanın en ünlü ebesi var: Ina May Gaskin.

Ebelik, dünyanın en eski mesleklerinden biri. Doğum yapan kadınların olduğu her yerde, her zaman, doğumlara yardımcı olan bilge ebeler de vardı. Ancak ne olduysa, doğum da erkek egemen sistem tarafından ‘kontrol altına’ alınmaya çalışıldı ve modern doğum anlayışı ile birlikte ebeliğin önemi göz ardı edilmeye başlandı.

Ina May Gaskin, bu değişime başkaldıran ve doğumun geleneksel bilgeliğini yaşatan kadınlardan biri. Dünyanın en ünlü ebesi olarak anılan Gaskin, modern, bilimsel gelişmelerle geleneksel ebelik bilgeliğini harmanlayarak yıllardır hamilelik, doğum ve emzirme alanında hizmet veriyor. Yazdığı kitaplar ve hiç bitmeyen enerjisi ile dünyanın her yerinde düzenlediği etkinliklere yetişiyor, her kesimden kadına ulaşıyor ve sahip olduğu bilgeliği paylaşarak hem ebelere ve sağlık çalışanlarına, hem de ebeveynlere ve tüm kadınlara ilham oluyor.

Ina May Gaskin kimdir?

Ina May Gaskin, 8 Mart 1940 tarihinde Iowa/ABD’de dünyaya geldi. Eğitimini Iowa Eyalet Üniversitesi ve Kuzey Illinois Üniversitesi’nde tamamladı. İlk çocuğunu 1960 yılında dünyaya getirdi ve pek de hoş olmayan ilk doğum tecrübesi, onu bu alandaki uygulamaları sorgulamaya yöneltti. O yıllarda oldukça yaygın olarak kullanılmaya başlanan forseps (bebeği dışarı çıkarmak için kullanılan kaşık benzeri medikal bir alet), zor doğumları kolaylaştırmak için icat edilmiş olsa da gereksiz kullanıldığında oldukça travmatik deneyimlere yol açabiliyordu. Gaskin de bu deneyiminden sonra, doğumun doğal akışını ve bu doğal sürece nasıl en doğru şekilde destek olunabileceğini araştırmaya başladı.

Ina May’in eşi Stephen Gaskin, 1970’lerde ‘hippi gurusu’ olarak bilinen ünlü bir liderdi. ABD’de yaygınlaşmaya başlayan savaş karşıtı hareket ile birlikte kırsalda bir araya gelmeye başlayan hippiler için, Hindistan’dan aktarılan spitirüelizm de oldukça popülerdi. Stephen Gaskin, çeşitli şehirleri dolaşarak konuşmalar yapardı ve ciddi bir hayran kitlesi vardı. Bu turlardan birinde Ina May Gaskin, ilk ebelik tecrübesini yaşadı. Tur otobüsünde doğum yapan bir kadın, Ina May’in doğumunda eşlik ettiği ilk kadındı.

1971 yılında Ina May ve eşi Stephen Gaskin, Tennessee’de büyük bir arazi satın aldılar ve burada “The Farm” (Çiftlik) adıyla bir komün yaşam çiftliği kuruldu. Gençlerin ve uzmanların bir arada yaşadığı, kollektif üretim yapılan The Farm, kısa süre sonra “The Farm Midwifery Center”ı (Çiftlik Ebelik Merkezi’ni) de bünyesine dahil etti. Burada uzman hekimler, ebeler ve ebelik öğrenmek isteyenler bir araya geldi, aynı zamanda doğal ortamda doğum yapmak isteyen aileler de The Farm’ı tercih etmeye başladı.

Ina May ve Stephen Gaskin

The Farm’da 3000’den fazla doğum gerçekleşti ve yalnızca 50 doğumda sezaryen ameliyatına gerek duyuldu. Yıllar boyunca Ina May Gaskin, burada doğuran kadınlara destek olmaya ve ebelik bilgeliğini öğrenmek isteyenlere eğitimler vermeye devam etti.

Bir ebeden tıp dünyasına katkı: Gaskin Manevrası

İlerleyen yıllarda Ina May Gaskin, çiftlikteki doğum tecrübelerinin yanı sıra, dünyanın çeşitli yerlerinde de etkinliklere katılıp ebelerle çalışarak ufkunu genişletti. 1976 yılında Guatemala’da kaldığı sırada, buradaki geleneksel ebelerden bazı özel teknikler öğrendi. Özellikle omuz distosisi olarak bilinen doğumda bebeğin başı çıktıktan sonra omzunun takılması durumu için özel bir manevra öğrendi ve bunu geliştirdi. İlerleyen yıllarda oldukça başarılı bir şekilde uyguladığı bu metodla ilgili makaleler yayınladı ve tekniği öğretmeye başladı. Günümüzde Gaskin Manevrası olarak anılan bu yöntem, aynı zamanda bir ebenin adıyla anılan ilk obstetrik prosedür olarak da tarihe geçti.

Ina May Gaskin, doğumun medikalleşmesi ile ilgili pek çok konuyu gündeme getirdiği yazıları da dahil olmak üzere, 2000’den fazla makale yayımladı.

1987 yılında ilk kitabı “Babies, Breastfeeding & Bonding” (Bebekler, Emzirme ve Bağlanma) yayımlandı. 2002’de yayınladığı “Spiritual Midwifery” (Spiritüel Ebelik), Ina May’in yıllar içinde kazandığı ebelik deneyimini spiritüel bakış açısıyla aktararak ebelik alanında adeta devrim sayıldı. Ertesi yıl yayınlanan “Ina May’s Guide to Childbirth” (Ina May’in Doğum Rehberi), Türkçe de dahil olmak üzere pek çok dile çevrildi. 2009’da yayınlanan kitabı “Ina May’s Guide to Breastfeeding” (Ina May’in Emzirme Rehberi), yine doğal yaklaşımların emzirme ve anne-bebek bağlanmasına etkilerini anlatarak en iyi emzirme kitapları arasına girdi. 2010’da yayınlanan “Birth Matters: A Midwife’s Manifesta” ise doğumun politik yanını ele alarak neden tüm dünyayı ilgilendiren önemli bir mesele olduğunun altını çizen bir eser.

Ebelere rehberlik eden bir ebe

Hamilelik ve doğum, kadınlar için tamamen doğal fizyolojik süreçlerdir ancak elbette bu süreçlerde bazı sorunlarla karşılaşmak olasıdır. Modern tıp, karşılaşılabilecek olası sorunlara biraz fazla odaklandığı için olsa gerek, kadınların doğum yapabilme olasılığından çok oluşabilecek sorunlara odaklanarak doğumu korku verici ‘medikal’ bir olay haline getirdi. Geçen yıllar içinde doğumun medikalize edilmesi, elbette ilaç şirketlerinin ve sigorta piyasasının işine gelecekti. Bir yanda sağlıklı bir kadının doğum yaparken ihtiyaç duyacağı şeyleri hesaplarken biraz aşırıya kaçan bir sistem, bir yandan da bu hesaplamadan karlı çıkmaya çalışan şirketler varken doğumun doğallığını hatırlamak git gide zorlaştı.

Ina May Gaskin, Mayıs 2015’te bir sempozyumda konuşmacı olarak Türkiye’ye geldiğinde, Habertürk’ten Damla Çeliktaban’a verdiği röportajda bu konuya değinmişti: “1830’larda Amerikalı bir jinekolog ‘Tek yapmanız gereken kadınları korkutmak; sonra her şey bizim elimize geçecek’ demişti, işte bunu yaşıyoruz. Amerika yanlış yolu izledi, Türkiye ve birçok ülke de Amerika’nın izinden gitti. Böylece doğum sisteminizi, doğumun büyük bir korku olduğu ülkeden aldınız. Türkiye sadece 30 yıl önce yanlış yöne saptı, yolunu değiştirip geldiği yeri hatırlayabilir.”

Ina May Gaskin, sadece doğumlara eşlik etmekle kalmıyor, dünyadaki doğum algısını değiştirip o eski ve kıymetli bilgeliği yeniden hatırlatmaya uğraşıyor. Eğitim sistemindeki açıkları görüp 1982 yılında ebelik pratiği ve eğitimi ile ilgili yüksek standartlar belirlemek maksadıyla Midwife Alliance of North America’nın (MANA) kurucu üyelerinden biri oldu.

MANA daha sonra Midwifery Education and Accreditation Council (MEAC) ve North American Registry of Midwives (NARM) kuruluşlarına da önayak oldu ve hepsi, Amerika’daki ebelerin eğitiminin iyileştirilmesi için çalışan kurumlar haline geldi. ABD’deki eyaletlerin yarısından fazlasında, bu kurumlar sayesinde birçok yasa kabul edildi.

Bugün, doğuran kadının merkeze alındığı, dünyaya gelen her canın nazikçe karşılanabileceğinin mümkün olduğunu kabul eden bir doğum anlayışı için mücadele eden Ina May Gaskin sayesinde binlerce kadın, onun döneminde yaşanan (veya yaşatılan!) travmalardan uzak bir doğum yapabilme şansına sahip oldu. Unutulan bir bilgeliği hatırlatan, yaşamın başladığı anı güzelleştirerek dünyayı güzelleştiren bu enerji dolu kadın sadece sağlık profesyonelleri için değil, tüm insanlık için bir ilham kaynağı olmaya devam edecek.

 

 

 

Kale Kategori

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir