Ana Sayfa İLHAM VEREN TOPUKLAR Kocaman gözlerinin içi gülerdi: Gülriz Sururi

Kocaman gözlerinin içi gülerdi: Gülriz Sururi

Kale Grubu sponsorluğunda hazırladığımız İlham Veren Topuklar köşemizde bu hafta, Türkiye tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri sayılan, ömrü boyunca sanata gönül vermiş Gülriz Sururi’yi ağırlıyoruz. 2018 yılının sonunda aramızdan ayrılan sanatçı, nesiller boyunca hatırlanmaya devam edecek.

Kocaman gözleri, miniminnacık topuzu, kendine has stiliyle hepimizin aklında yer etmiştir Gülriz Sururi. 90’larda sunduğu “A La Luna” isimli televizyon programı ile her kesim tarafından daha çok bilinir hale gelmiş, yaşam öyküsüyle ve çeşitli alanlarda başardıklarıyla hepimize ilham olmuştur.

Gülriz Sururi kimdir?

1929 yılında İstanbul’da doğan Gülriz Sururi, sanatçı bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Annesi Suzan Lütfullah opera sanatçısı, babası Lütfullah Sururi ise ilk operet kurucularındandı. Ailesinin desteğiyle tiyatroya yöneldi ve ilk kez 1942 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu Çocuk Bölümü’nde sahneye çıktı. Eğitimini de İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda Tiyatro ve Şan bölümlerinde tamamladı. Henüz konservatuvarı bitirmeden önce özel tiyatro toplulukları ile çalışmaya başlamıştı.

1960 yılında Dormen Tiyatrosu ile çalışmaya başlayan Gülriz Sururi, bir yıl sonra burada rol aldığı Sokak Kızı İrma oyunu ile “En İyi Kadın Oyuncu” ödülüne layık görüldü. 1962 yılında büyük aşkı Engin Cezzar ile evlendi ve birlikte “Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu”nu kurdular. Burada sergiledikleri Keşanlı Ali Destanı oyunu ve oyundaki Zilha rolü ile efsaneleşti. 66’da çıkan “Teneke” adlı oyunuyla ikinci, 71’deki “Hint Kumaşı” oyunuyla üçüncü kez “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü aldı.

Efsane rollerinden biri de, Başar Sabuncu’nun Edith Piaf’ın yaşam öyküsünden oyunlaştırdığı “Kaldırım Serçesi”ndeki rolü olmuştur. Bu rolüyle da birçok ödüle layık görülen Sururi, ilerleyen yıllarda sayısız tiyatro oyununda yer aldı.

Tiyatro oyunculuğunun yanı sıra, yönetmenlikte de kendini göstermiş olan Gülriz Sururi; anı, öykü ve roman türünde de eserler vermiş, gazeteler için köşe yazıları da yazmıştır.

“Keşanlı Ali oyunu için arabamızı bırakıp kredi çekmiştik”

Türkiye şartlarında çeşitli zorluklar da atlattılar ama kendilerine hep güvendiler. Gülriz Sururi, Haldun Taner’in kendisine ve eşine Keşanlı Ali Destanı oyununu getirdiğini ve bu oyunu yapabilmek için yaşadıklarını anılarında anlatıyor. Engin Cezzar, Genco Erkal ve Gülriz Sururi’ye oyunu başından sonunda dek okuyan Haldun Taner, daha sonra ‘Biz bu oyunu uçururuz dediler ve sözlerini tuttular’ demiş. Oyunu hazırlayabilmek için bankaya kredi çekmeye gittiklerini anlatan Sururi, “neyse ki Keşanlı borcunu bir ayda ödedi, yıllarca kapalı gişe oynadı ve yüzümüzü kara çıkarmadı” demişti.

Desteğin kıymetini bilen bir sanatçı

Gülriz Sururi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne yaptığı bağışların yanı sıra genç tiyatrocuların projelerini de canı gönülden desteklemiş bir sanatçı. İKSV’ye yaptığı bağışlar sayesinde de her yıl Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü verilmeye başlanmıştı. Çok sevdiği eşi Engin Cezzar’la birlikte yaşadıkları ve Nesin Vakfı’na bağışladıkları Gümüşsuyu’ndaki bina “Nesin Vakfı Gülriz Sururi ve Engin Cezzar Kültür Merkezi” olarak yaşayacak.

Gülriz Sururi, 31 Aralık 2018’de 90 yaşındayken, sessiz sedasız aramızdan ayrıldı. Vasiyeti üzerine ölümü ve defin işlemleri ile ilgili detaylı bir bilgi verilmedi. 1 Ocak 2019’da öğrendik ki, artık yok. Ancak eserleri, içten gülüşü ve verdiği sonsuz ilhamla daima aramızda olacak.

Bu web sitesinin içeriğinin sorumluluğu tamamıyla Dijital Topuklar’a aittir ve sponsorun görüşlerini yansıtmamaktadır.   
Avatar
Dijital Topuklarhttp://www.dijitaltopuklar.com
Dijital sektör profesyonellerini bir araya getiren Dijital Topuklar Zirvesi’nde dijital dünyanın fikir önderleri, sosyal medyanın birleştirici gücünden dijital dünyada oyunun kurallarına kadar dijitalleşmenin arkasındaki tüm dinamikleri konuşuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Neden Terapi?

Doğru bilinen yanlışlardan biridir terapinin kişiyi rahatlattığı! Çokça verilen keyifli benzetmelerdir, ‘balkonu yıkamak terapi gibi geldi’   ya da  ‘alışveriş en güzel terapi’ gibi söylemler... Aksine;...

Çılgın Bir Türk Kadını

Mücadeleci bir ruh... Hâyal kurmaktan usanmayan, hedeflerinden vazgeçmeyen bir kadın... Nesrin Olgun 1957 yılında Adana'da doğdu. Denizle olan ilişkisi 7 yaşında yüzmeyi öğrenmesiyle başladı. 1979’da...

Şiddetin adı vahşet; peki kadının adı?

Bir kadın, çöp konteynerinde parçalanmış halde bulundu. “Ailesi kızına sahip çıksaymış” dediler. Bir kadın; bindiği minibüste tecavüze direndi, öldürüldü ve yakıldı. “Tek başına ne işi...

Diğerkâmlık

Bu kelimeyi sevgili Ayşe Bilge Selçuk’un ‘’İnsan her koşulda’’ kitabında ilk kez gördüm ve kalbime sarıp sarmaladım. Çünkü ben bugüne kadar kendimi hep empati...

Pis şişko!

Okuldaki dansa, şişko diye kimse çağırmamış onu. Bir peri gelsin de, onu Sindrella gibi incecik ve güzel bir kız yapsın diye bekleyip durmuş. Oysa,...