Diren Kadın – Önce Kendine!

Yine kendine yüklenmeye başladın!

Gittiğin kursta verilen çalışmaları yapmıyorsun. Yapmam lazım deyip bir sürü şeyi yapmıyorsun. Sosyal medyada çok vakit geçiriyorsun. İş ile ilgili araştırmalar vs. yapmalıyım deyip yapmıyorsun… Akşamları evde televizyon karşısında uyuşmuş gibi oturmayacağım deyip oturuyorsun…

Daha bunun gibi bir sürü şey!

Sabahtan akşama kadar bir sürü şey için kendine kızıyorsun. Ve sonuç olarak daha yorgun, daha bezgin, halsiz ve umutsuz bir tavırla dolaşıyorsun.

Bunun sonunda fiziki duruşun nasıl oluyor peki?

Tabii ki; olduğundan daha solgun, bakımsız-özensiz görünüyor ve öyle hissediyorsun. Ve bu artık kısır döngü halini alıyor. Karşındakiler de seni böyle görmeye devam ediyor.

Ve… En başa dönüyorsun. Kendine yüklenmeye başlıyorsun yeniden.

Bırak!

Bi’ dur!

Dinle kendini!

Acaba ne istiyor gerçekten ruhun?

En başta; “başkaları tarafından çok iyi, başarılı, becerikli, yetenekli, harika anne, güzel kadın, mükemmel eş, başarılı iş kadını, vefakar arkadaş, hayırlı evlat, fedakar kardeş, gelişen- duyarlı insan” olarak görünmeliyim fikrinden vazgeç. Omuzlarına çökmüş olan bu bütün etiketleri sorumlulukları at bir kenara. Dur! Düşün iki dakika. Bak kendine. Sen nasıl görüyorsun kendini?

Nasıl görmek, nasıl hissetmek istiyorsun?

Bunu bulmaya çalış önce.

Yavaşla…

Eline almış olduğun “mükemmel meşalesini” yavaşça bırak ayaklarının önüne. Atlayıp geçme üstünden, izle biraz. Ancak biraz uzaklaşınca görebiliyoruz bazı şeyleri. Sakince görmeye çalış. Ve seçmek istiyorsan, seç birini şimdi. Hangisi senin ruhunu yansıtıyor? Koy elini kalbine, “işte bu” dediğin ne varsa tut aklında ve izin ver kendine zaman tanı, yoğur o düşünceyi zihninde, yaz, resmini yap, şarkısını söyle… Kim ne düşünür unutmaya çalış. Kendinle kal azıcık.

Daha az kızdıkça kendine daha çok seveceksin, kendinden bahsedişin daha naif, ılımlı, daha sevecen olacak. İşte o zaman vücut dilin sözcüklerinle örtüşecek. Gerçek sen çıkacak ortaya ve ‘nasıl görünüyorum’ kaygın da yok olacak.

Bir de bakmışsın yavaş yavaş geliyor devamı. Aklında hep o müzik… Şefkatli, sakin, ılımlı…

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir