Biz varız, siz de gelin

Geçtiğimiz hafta Elidor’un Hazar Ergüçlü, Dilan Çiçek Deniz ve Melisa Şenolsun ile tanıtımını yaptığı ve sloganı ‘Biz yokuz!’ olan kampanyası çok konuşuldu. Kadın erkek eşitsizliği ve cinsiyetçi söylemlere bir tepki olarak ‘Bunların olduğu yerde biz yokuz’ diyen 3 ünlü oyuncu kampanya kapsamında bir hafta boyunca Instagram hesaplarını kapatacaklarını açıkladılar.

Sosyal medyada da çok tartışılan kampanya hepimizin olduğu gibi benim de kafamda bir sürü soru uçuşturdu. Markalar sosyal sorumluluk kapsamında çalışmalar yaptığı zaman onları takdir ediyoruz elbette ama her kampanya doğru mudur, her ‘Kadınlar için sesimizi çıkartalım’ cümlesi hedefine ulaşır mı, belki bunları da tartışmamız lazım. İyi niyetli her girişim çok kıymetli evet ama mesela bu kampanyada üç ünlü, genç ve kendi ayakları üzerinde duran – ve aslında doğru bir kampanyada gençler için şahane rol model olabilecek- kadının kuracağı en ufak bir cümle bile sessizliklerinden daha faydalı olurdu bence. Sıradan bir insanın bir sene boyunca konuşsa da erişemeyeceği kadar kişiye erişimleri olması bir yana, özellikle gençlerin hayranlıkla takip ettiği bu oyuncuların söyleyecekleri çok sözleri olduğuna eminim. Bir de sonu nasıl biterse bitsin kadınların yer aldığı ve kadınlarla ilgili bir tanıtımın sloganının ‘Biz yokuz’ olması da bir miktar tatsız, zira kadınlarla ilgili o ‘olmama’ algısını kırmak için çok ciddi uğraşlar veriliyor yıllardır.

Konuyla ilgili bir diğer mesele de kadınların bunca ciddi problemlerinin olduğu bir coğrafyada bunlara dikkat çekmek için seçilen yöntemin üç ünlü oyuncunun bir hafta boyunca Instagram hesaplarını kapatması olması. Instagram hesabını kapatmak bir tepki midir, neye dikkat çeker, bize ne anlatır? Dünya üstünde mesela ‘Aaa, Lady Gaga bir hafta Instagram hesabını kapatmış, o zaman cinsiyetçi söylemlere bir son vereyim.’ diyecek biri var mıdır? Kadınların uğradıkları haksızlıkları gündeme getirmeye çalışırken bir an bile olsa konunun şaka meselesi olmasına sebep olmasak daha iyi değil mi?

Ticari markaların yaptıkları tüm çalışmaları para kazanmak için yaptığını ve birer sivil toplum örgütü olmadıklarını biliyoruz elbette, öyle bir zorunlulukları da hiç yok ama yine de doğru kampanyalar yaptıklarında bunu kıymetli buluyorum, ‘Reklam yapmanın onlarca yolu var ama onlar bunu seçmiş, ne de güzel olmuş’ diyorum, tükettiğim ürünlerse alışverişlerim sırasında bunu aklımda tutuyorum, sponsor oldukları etkinliklere, verdikleri burslara, sosyal medyadaki duruşlarına ve söylemlerine hep bakıyorum, tüketicilerin çoğu da artık bu bilinçte. Ama işte bir de böyle niyet iyi de olsa sonuçları pek geniş düşünülmemiş kampanyaları görünce de hayal kırıklığına uğruyoruz, madem bu kadar vakit, para ve çaba harcandı neden bunlarla daha makul bir iş yapılmadı diye dertleniyoruz.

Bu vesileyle yaklaşmakta olan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için markalara ‘8 Mart sebebiyle indirim’ mesajları atmamalarını ve hatta böyle kampanyalar da yapmamalarını, mevzuu çok ama çok yanlış anladıklarını söylemek isterim. Bu konuya olan sinirimi böyle tek paragrafla geçiştiremem tabii, o da ayrı bir yazının konusu olsun.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir