Yeni dünya habercisi: Arianna Huffington

Kale Kategori

60 yaşında dünyanın en etkili yeni medya yayınlarından sorumlu, onlarca kitabın yazarı, yolu siyasetten geçmiş bir kanaat önderi olarak milyonlarca kadına ilham olmaya devam eden gazeteci yazar Arianna Huffington, Dijital Topuklar’ın İlham Veren Topuklar köşesinin bu ayki konuğu.

İngilizce haber-blog kaynakları deyince aklımıza gelen ilk yayınlardan biri kuşkusuz Huffington Post. 2002 yılında ‘yeni medya’ kavramı henüz yeni yeni telaffuz edilmeye başlanmışken, yolu siyasetten geçmiş ve kitapları çok satanlar listelerinde kendini göstermiş bir kadın yazar, ciddi bir yatırımla günümüzün önde gelen haber sitelerinden birini yarattı. Arianna Huffington ve Huffington Post’un öyküsü, dijital dünyada yolunu çizen kadınlara ilham olmaya devam ediyor…

Arianna Huffington kimdir?

Arianna Huffington (ilk ismiyle Arianna Stassinopoulos), 15 Temmuz 1950’de Atina’da dünyaya geldi. 13 yaşında Camridge Üniversiyesi’nde okumaya karar verdi ve annesinin desteğiyle 16 yaşında İngiltere’ye taşındı. Eğitimini Cambridge Üniversitesi İktisat bölümünde tamamladı. 1974 yılında kadın özgürlüğü hareketi hakkında yazdığı ilk kitabı “The Female Woman” yayınlandı. Birkaç yıl sonra ise ikinci kitabı “After Reason” yayınlanmıştı.

1980 yılında ABD’ye taşındıktan sonra ünlü operacı Maria Callas’ın biyografisini yazdı ve “The Woman Behind the Legend” adıyla yayınladı. Bunun ardından antik mitleri konu eden “The Gods of Greece” kitabıyla Yunan köklerine selam durdu ve daha sonra da Picasso’nun biyografisini “Picasso: Creater and Destroyer” adıyla yayınladı.

1986 yılında Amerikan Savunma Bakanlığı’nda görevli Michael Huffington ile evlendi ve iki kızı oldu. 1997 yılında boşanmalarından evvel, eşinin ABD Senatörlüğü için yürüttüğü kampanyaya destek oldu. O yıllarda eşi de kendisi de, muhafazakar kanadı destekliyordu. Arianna Huffington sağcı dergi National Review için yazdı, Bill Maher tarafından sunulan ‘Politically Incorrect’ TV programının yazar kadrosunda yer aldı.

Ancak 90’lı yılların sonuna gelindiğinde, Arianna Huffington’un siyasi çizgisi sağdan sola doğru kaymaya başladı. Özellikle ABD’nin Yugoslavya’da devam eden iç savaşlara müdahale etmesine karşı çıkan Huffington, küresel ısınma karşıtı çalışmalarda da adını duyurdu ve 2003 yılında Arnold Schwarzenegger karşısında California valiliğine aday olduğunda, artık kendini sağcı olarak değil, özgürlükçü olarak tanımlıyordu. Seçimleri kazanamadı ancak aynı yıl çok satanlar listesine giren “Pigs at the Trough: How Corporate Greed and Political Corruption are Undermining America” kitabı yayınlandı.

“Artık sağcı-solcu ayrımının modası geçti. Bana göre insanlar arasındaki birincil ayrım, zenginler ve fakirlerden oluşan asıl iki ulusun farkında olanlar ve olmayanlar…”

Huffington, Türkiye’de Oray Eğin ile yaptığı röportajda şöyle demişti: “Bizler haberci olarak seçilmiş siyasetçileri hep aynı katı denetlemeye tabi tutuyoruz. Sağın ve solun ötesinde olmamızın faydalarından biri de bu. Hangi partide olurlarsa olsunlar kurumlar ve seçilmişler bizim eleştirilerimize maruz kalacaklardır. Bu kaçınılmaz. Mesela ben kendi yazılarımda da Başkan Obama’yı epey eleştirdim. Bizim muhalif damarımız bir parti ya da ideolojiyle ilgili değil. Biz kendimizi mesuliyet sahibi insanların yanında bir ses olarak görüyoruz, Başkan kim olursa olsun.”

Bir ‘blog’ kraliçesi

Arianna Huffington, 2005 yılında Kenneth Lerer ile beraber The Huffington Post web sitesini 1 milyon dolarlık yatırımla kurdu. Başlangıçta özgür bir blog platformu olarak yayına başlayan site, yalnızca 3 yıl sonra The Observer tarafından dünyanın en güçlü blogu ilan edildi. 2011 yılında ise American Online (AOL) şirketi web sitesini 300 milyon dolar ve 15 milyon dolarlık şirket hissesi karşılığında satın aldı.

Şu anda dünyanın en çok tıklanan haber ve içerik sitelerinden biri haline gelen HuffingtonPost.com, 2000’li yılların başındaki yeni medya akımının da öncülerinden kabul ediliyor.

HuffPost medya grubunun şu anda dünya çapında 800’ün üzerinde çalışanı var. Hala dünyanın farklı yerlerinden ünlüler de dahil olmak üzere pek çok yazar siteye içerik üretiyor.

Daha iyi bir yaşam

Arianna Huffington’un başarı öyküsü Huffington Post ile sınırlı kalmıyor. Bugüne kadar 15 kitabı yayınlandı ve bunların içinde belki de en çok dikkat çekenlerden biri, 2014 yılında yayınlanan “Thrive: The Third Metric to Redefining Success and Creating a Life of Well-Being, Wisdom, and Wonder” kitabı oldu. Burada kendi deneyimleri ve araştırmalarından yola çıkarak önerdiği yaşam bilgeliği, 2016 yılında Huffington Post’u bırakıp ThriveGlobal.com’u kurmasıyla yine bir web projesine dönüştü.

Thrive Global, Arianna Huffington’un kişisel gelişim ve başarı anlayışı üzerine kurulu bir web sitesi. Kendi tabiriyle, “stres ve tükenmişlik salgınını sona erdirmek üzere” yola çıkan sitede en son bilimsel araştırmalar baz alınarak sağlık ve kişisel gelişim ile ilgili içerikler yayınlanıyor. Aynı zamanda Arianna Huffington, son kitabı “The Sleep Revolution: Transforming Your Life One Night At A Time”da da özellikle uyku meselesi üzerine eğiliyor. Önerdiği üzere, daha iyi uyumak, daha sağlıklı olmak zorundayız; başarı arkasından zaten gelecektir…

Tüm başarılarına karşın Arianna Huffington, başarı karşısında büyük engellerin kişinin kendisinden şüphe etmesi ve başkalarının onayını alamama korkusu olduğunu biliyor ve bunun özellikle kadınlar için geçerli olduğunu söylüyor;

“Kadınlar lider olmak için gerekli olan güç ve kişisel özelliklerle hâlâ tedirgin bir ilişki kuruyor. İçselleştirilmiş şöyle bir korku var; biz yeterince güçlüysek merhametsiz, pişkin ya da gürültücü biri olarak değerlendirileceğimizi düşünüyoruz. Tüm bu yakıştırmalar kadınlığımızla ilgilidir. Bizler güç ve kadınlığın birbirini dışlayan bir şey olduğu düşüncesini hâlâ yıkmaya çalışıyoruz.”

Arianna Huffington, bugün hala hevesle yazmaya, araştırmaya ve ilham olmaya devam ediyor. Kendini “bir anne, kız kardeş, düz ayakkabı savunucusu ve uyku misyoneri” olarak tanımlıyor.

 

 

Kale Kategori

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir