Abla sen acemisin galiba?

“Abla sen acemisin galiba” ifadesini birçok kadın duymuştur herhalde. Kadınların duyduğunu ifade ediyorum, çünkü erkeklerin pek acemi olduğundan söz edilemez bu konuda, onlar doğuştan profesyoneldir. Konu elbette hepimizin kolaylıkla tahmin edeceği üzere, trafik!

Yaklaşık iki ay kadar önce yeni doğum yapmanın ruh hali içinde, uykusuz, yorgun bir halde aşısını yaptırmak üzere bebeğimi hastaneye götürdüm. Dar bir alanda arabamı park etmeye çalışırken başka bir araca hafifçe çarparak o aracı çizdim. Arabanın sürücüsü inip “Abla, sen naptın? Park etmeyi bilmiyorsan söyle biz yapalım” ile başlayan bağırışı sırasında ben, hatamı kabul edip özür dilerken bir yandan da yapılması gereken ne varsa yapacağımı belirtiyordum. Etrafa toplanan ve “Ne oldu?” gözleriyle bakan birçok erkeğin sorusuna, çarptığım arabanın sürücüsü “Abla acemiymiş herhalde, çarptı” şeklinde açıklamalarda bulunuyordu.

Hatamı kabullenmekle birlikte arabada bebeğimin olması ve aslında farkında olmadan onu da  koruma içgüdümle, sadece kısık çıkan sesimle ama söylemekten de geri duramayarak “Aslında pek acemi değilim, beş-altı yıldır araba kullanıyorum” demeye çalışsam da, sesim erkeklerin bakışları arasında kayboldu. Saatler sonra evde arabaya çarpmış olmak vs. gibi nedenlerle değil de, “Abla acemiymiş herhalde” sözlerine daha sert cevap verememenin içime oturmasıyla kendime bir hayli kızdım. Orada neden kendimi kanıtlama çabası içindeydim ve eve geldiğimde hala neden kendimi yeterince kanıtlayamamış olmamanın sancısı içinde kıvranıyordum bilmiyorum. Belki de kadının varlığının sorgulandığı her alanda bir kadın olarak kadınlığımla yaptığım işlerin arkasında olmaya çalışıyordum, kadının adının hala eksik kaldığı ülkemizde, içime sindiremediklerimle.

Kadınların trafik kazası yapmasının tek nedeninin acemilik (!) olduğu bu ülkede zaten kadın olmak, araba kullanamamak için büyük bir neden. Benim yaşadığım olayın benim acemiliğimden kaynaklanmasının (?) yanı sıra, yakın zamanda gerçekleşen başka bir olaydan da örnek vermek istiyorum. Geçen gün başka bir arkadaşıma iki erkeğin bulunduğu bir araba yandan çarptı bir alışveriş merkezinin otopark çıkışında. Erkekler arabadan inip benim gibi “Kusura bakmayın hanımefendi, hata bizde, ne gerekirse yaparız” demek yerine, kadına suçlu oymuş gibi davrandılar, tutanak tutulmasını isteyen arkadaşımın üzerine yürüdüler, sadece kadın olduğu ve kurallara göre davrandığı için. Bu sefer kazaya sebebiyet veren erkeklerdi ama yine sessiz çığlıklarıyla kendini anlatmaya çalışan kişi bir kadındı.

Trafik ülkemizde erkeklerin tekelindeki bir alan olmaya 21. yüzyılda hala devam ediyor. 13-14 yaşına gelmiş bir erkek çocuğa arabanın anahtarı verilirken, kız çocukları -eğer şanslılarsa- 18-20 yaşlarında arabanın sürücü koltuğu ile tanıştırılıyor. Siz hiç babasının arabasını gecenin bir vakti kaçıran bir kız çocuğunun hikayesini duydunuz mu? Ehliyet aldıklarında trafiğe ancak çıkan kadınlar -ki doğrusu da zannımca bu aslında- kaç yıllık sürücü olurlarsa olsun, ne kadar iyi araba kullanırlarsa kullansınlar, hep acemiler. Acemi olmaları da ne bulaşık yıkamadaki ne de yemek yapmadaki acemi erkeklerin çabaları kadar takdir ediliyor.

Yapılan çeşitli akademik ve akademik olmayan araştırmalara bakıldığında birçok erkek trafik kazalarında ölümlü kazalara sebebiyet verirken kadınların trafik kurallarına daha çok uyduğu, basit kazaları daha çok yapsa da (Bu sonuç kadınların ve erkeklerin araba kullanma ve kaza yapma oranları sonucunda elde ediliyormuş; kadınlar daha az trafiğe çıktığı için yapılan kazalardaki oranları daha fazla olarak hesaplanıyormuş.) ölümlü kazalara daha az sebebiyet verdiği görülüyor. Ancak ne sıkışık trafikte arkadan hafifçe vurmada, ne park ederken arabanın sağını solunu çizmede, ne de trafik kuralına uymadığı için meydana gelen kazalarda erkekler acemi olmazken; kadınların araba kullanmak konusunda kendilerine karşı güvenlerinin yok edilmeye çalışılması aslında hala erkeklerin trafikte egemen güç olmaya çalışmalarının sonucu olmaktan başka bir şey değildir.

Abla sen acemisin galiba?” içinde 3 yorum
  1. Burç

    26 yaşımdayım. Bir kadın olarak yaklaşık 10 yıldır araba kullanıyorum. Evet bende babamın arabasını kaçırarak araba kullanmayı öğrendim. Babamda kaçırdığım için kızmasına rağmen her zaman araba kullanmayı öğrendiğim için gururlandı. Elbette hepimiz trafikte erkek olmadığımız için potansiyel acemi sürücüyüz. Fakar bu hiç beni ilgilendirmiyor. Aksine bazı durumlarda bunu kullanıyorum bile. Acemiyim ben geri geri gidemem diyorum :). Kadın olduğum için bende bi çok kez laf ve korna duyuyorum ama hiiiç de umurumda değil. Umursamıyorum panik yapmıyorum sessiz kalmıyorum. Trafik magandası değilim, dikkatli sürücüyüm ve kadın sürücüyüm. Bununla gurur duyuyorum! 🙂

    Cevapla
  2. Kumru

    “Babasının arabasını kaçırmak”, çünkü o araba babanındır ve sen onu kaçırırsın. Siz hiç annesinin arabasını kaçıran bir kızın hikayesini duydunuz mu?
    Aktif olarak “istanbul”da 1,5 yıldır araç kullanıyorum. Günde 50 km yol yapıyorum,kızımı okula bırakıp alıyorum. Ama hala okulun önünde park ederken panik oluyorum. Çünkü acemisin sen bakışları beni taciz ediyor… ve ben bütün sakinliğimle dünyada bulunan bütün havayı derince içime çekip, park edip iniyorum aracımdan. Ve bu kadın,şehirler arası araç kullanıyor arkada oturan 3 yaşındaki çocukla…

    Cevapla
  3. Emel

    18 yaşımı doldurur doldurmaz ehliyetimi aldım, babam çok destek oldu ne kadar istekli olduğumu bildiği için. Ama köstek hep annem oldu. Babam her bana direksiyonu verişinde “yol boşalınca verseydin, çok tehlikeli”, “başka zaman sürersin, şimdi baban sürsün” gibi ifadelerle hep engel olmaya çalıştı. Babam hep “böyle böyle öğrenecek” diyerek beni cesaretlendi. Desteğin önemini bildiğim için araba sürmek isteyip eşinden onay alamayan arkadaşlarımı hep cesaretlendiririm bu konuda.

    Cevapla

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir