Ana Sayfa DİŞİTAL SESLER Emoji ile Nazarı Kandırmak

Emoji ile Nazarı Kandırmak

Dünya üzerindeki tüm insanların aynı anda sahip olduğu tek bir kavram gösterebilir misiniz?

Aile mi? Değil. Sağlık mı? Maalesef! Para mı? Keşke.

Anne baba mı? Hayır. Evlat mı? Ona da hayır.

İki el, iki kol ya da iki göz mü mesela? Hayır, onlar da değil.

Sevgi mi, samimiyet mi, şahsiyet mi? Olmadı.

Kalp ya da beyin gibi hayati organlar belki? Herkeste var demek de biraz iddialı sanki…

Nefes mi? Ah evet, nefes olabilir bak. Peki ama solunum cihazına bağlı yaşayanlar? Nefes de değil demek ki.

**

Dünyanın düzeni bu. Birinde olan, ötekinde yok.

Hiçbir şey eşit şekilde dağıtılmamış, ne ruhlara ne de bedenlere.

Aynı yaydan fırlayan oklarız ama aynı değiliz. Bu böyle.

**

Dünya tepetaklak olmadıkça bir kural değişmeyecek bu durumda:

Kendinde olanla övünürken ona sahip olmayan bir başkasını pekala incitebilirsin.

**

Buraya kadar bahsedilenler malumun ilamı.

Dünyadaki eşitsizlik mekanizmasını kıskançlık, haset ya da yetersizlik hissi gibi yoğun duygular takip edebiliyor. Davranışa dönüşmedikçe kimsenin duygularını sorgulamak ya da yönetmek gibi bir şansımız da yok.

Peki öyleyse, gelelim nazar korkusuna…

İslami yönünden söz edecek değilim; ki istesem de hakkıyla söz edemem. Ancak eminim ki kökleri kazınsa; Yunan mitolojisinde de tanrı(?)ların nazardan korunmak için yaptıkları bir şeyler vardır! Çünkü kadim bilgi böyle bir şey. Başka nesiller, başka topluluklar, başka ümmetler olarak tekrar ve tekrar aynı farkındalıklara uyanıyoruz.

Nazar korkusu, aslında insanın kendi sahip olduklarını fark etmesi. Bu farkındalık; hemen arkasından “bende var; ama herkeste yok” düşüncesini getiriyor; ki doğru.

Nazardan korkan aslında neyi fark etmiş oluyor?

Dünyaya getirdiği elma yanaklı, kiraz dudaklı bebeğin bir benzeri için ofis arkadaşının üçüncü kez tedavi olduğunu mu mesela?

Ya da çocuğunun ısırmalık tombul kolları karşısında bir komşu çocuğunun hastanede serumla beslenmekte olduğunu?

Perdesinden halısına kadar dayanıp döşenen yeni salonunu gördüğünde nişanlısından ayrılan yakın arkadaşının nasıl hissedeceğini?

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ve evet, “nazar korkusu” dediğimiz bir farkındalık hali.

Etrafını fark etmeyen nazardan korkmaz, korkamaz.

Herkesin aynı anda sahip olduğu bir şeye neden göz değsin?

Nazardan korkan insan; dünyanın düzenine hakim, sahip olduğuna şükrediyor, sahip olmayan için -eminim ki- samimi hisler besliyor.

Bu sırada, içinde bulunduğumuz yüzyıl ulusa seslenmeye devam ediyor :

Paylaş!

O kadar evlendin, o kadar çocuk doğurdun, o kadar süsledin, o kadar hazırlık yaptın. Paylaş hadi!”

Peki ama nazar?

Peki aynısına sahip olamayanlar?

Diyor ki bir ses: “O zaman emoji ile paylaş!”

Çok komik değil mi?

“Çocuğun yüzüne civciv koy, salonun kenarına nazar boncuğu iliştir, ama yine de paylaşmaktan geri kalma!”

İşte bunu ilk kim akıl etti, çok merak ediyorum!

Evet tuhaf bir dünyaya doğduk ve elbette tüm eşitsizliklerin sorumlusu olamayız ama…

Emoji ile nazarı kandırmak!

İnsanlar olarak küçük hesaplar yapmakta hiç de az değiliz gerçekten.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Eşiksellik ve Belirsizlikte Asılı Kalma Hali

Antropoloji yazınında bir kaç isim var. Keşke herkes bilse okusa dediğim. Zamanı geçmeyen, eskimeyen ve farklı bağlamlarda bile bir açıklama getiren kuramları ile hayatı...

2020’ye Mektup ve Özetler: Sıra Dayağı, Kapitalizmin Sonu, Bireysel Sosyal Sorumluluk

Hiçbir yılı bitirdiğimde oturup “ben bu yıl neler fark ettim, neler öğrendim?” diye düşündüğümü hatırlamıyorum. Ki, hayatı pamuk şeker tadında geçmiş birisi de değilim....

Aşağı bakmayacağız

Biz bu komutu çok iyi biliyoruz. Biz bu toprakların kadınları olarak bu komutu kimseden almasak bile kendi iç sesimizden duyuyoruz. Boğaziçi Üniversitesi’nin atanmış rektörü Melih...

Asi Kız Yetiştirme Kılavuzu

7 yaşında bir kız, bir oğlan, ikiz çocukları olan bir anneyim. Aynı anda iki farklı minik bireyin büyümesine şahit olmak çok büyük mutluluk, ama...

Aradığınız Çeviklik (Agility) de Yılmazlık (Resilience) da Evde!

Adım FatmaNur. 39 yaşındayım. Pandemiyle birlikte hiç gönüllü olmadığım rolleri üstlenmem, çevik bir adaptasyon sergilemem ve yılmamam gerekti… Biraz epik, biraz lirik tiyatrom evde...