Ana Sayfa DİŞİTAL SESLER Karne izni güzel, peki ya sonra?

Karne izni güzel, peki ya sonra?

Geçtiğimiz günlerde özel bir holdingin bünyesinde bulunan şirketlerde, okulların ilk ve son günü çocuğu olan kadın çalışanlara izin verdiği haberini okudum, daha önce de buna benzer birkaç uygulamaya rastlamıştım gazetelerin IK eklerinde. Patronlar gururlu, kadın çalışanlar mutluydu. Böyle zamanlarda izin almakta zorlanan kadın çalışanlar için güzel bir uygulama elbette, iznin kötüsü olmaz da diyebiliriz bir nevi. Peki demeli miyiz? Haberi okur okumaz kafamda dolaşmaya başlayan deli soruları hemen sıralamak isterim, karar sizin.

Peki ya babalar? Çocukları okula giden ve onların yanında olmak isteyen babalara izin verilmeyecek mi? Bir çocuğun hem annesi hem babası aynı şirkette çalışıyorsa ve o gün babanın programı belki daha müsaitse o gidemeyecek mi çocuğunun yanına? Karne günleri çocuklarının yanında olmak sadece annelerin isteği mi? İsteğinden öte, yoksa bu sadece annelerin görevi mi?

Okulların ilk ve son günü izinli sayılacak kadın çalışanlardan bu izni kullanmak istemeyen olursa ne olacak? O gün çok önemli bir toplantısı, aylardır uğraştığı bir proje için kritik bir organizasyonu, teslim günü yaklaşmış bir işi olduğu için çocuğunun okuluna gitmek yerine işe gitmeyi seçen bir anne olduğunda ‘Aaa, nasıl bir annesin sen? İzin veriyoruz hala gitmiyorsun’ mu diyeceğiz ona?

Bu izin nezaketi çocuğu olmayan çalışanlara ne şekilde yansıyacak? Çocuğu olan birinin hayatındaki bir numaralı önceliği evladıdır bunu biliyoruz ama çocuğu olmayan birinin de hayatının bir numarası boş değildir, onun sıralaması ikiden başlamaz, bazen bunu unutuyoruz. Çocuğunun karnesini almaya giden bir kadın çalışana gösterdiğimiz anlayışı örneğin yüksek lisans tezi yazmak için izin isteyen bir çalışana da gösterecek miyiz? Yoksa kadınlar sadece annelikle ilgili, herhangi bir kariyer tehdidi oluşturmayan konularda mı nezaketle karşılanacak?

Yılda iki kere karşılıksız izin verdiğimiz bu kadın çalışanlar, konu çalışan çıkartmaya gelirse bir gün ilk aklımıza gelenler mi olacak? ‘O zaten doğum izninden döndü döneli adapte olamadı işe’, ‘O zaten günde iki saat emziriyor ortada yok bütün gün’,’Evlendi evleneli işe veremedi kafasını’ cümlelerine bir de bu izin günlerini mi ekleyeceğiz?

Belki bunların hiçbiri olmayacak ve çalışan memnuniyeti zirve yapacak, kadınlar ayrı, işveren ayrı mutlu olacak ve belki de ben oldukça kötümserim. Umarım öyleyimdir. Çalışan bir kadının aynı zamanda çocuğunun yanında olmasına kimse mani olmamalı elbette ama bir kadın olarak mevzuların her zaman göründüğü gibi olmadığını düşünmeden duramamanın en doğal hakkımız olduğuna inanıyorum. Eşit günler dilerim.

 

Dijital Topuklarhttp://www.dijitaltopuklar.com
Dijital sektör profesyonellerini bir araya getiren Dijital Topuklar Zirvesi’nde dijital dünyanın fikir önderleri, sosyal medyanın birleştirici gücünden dijital dünyada oyunun kurallarına kadar dijitalleşmenin arkasındaki tüm dinamikleri konuşuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Bir refleks olarak ‘Mutlaka orada bir şey olmuştur’

Halit Ergenç’in arkadaşı Ozan Güven ile ilgili yaptığı açıklama özellikle sosyal medyada gündeme oturdu. Oturmayacak gibi de değildi zira kendisi dedi ki "Ben Ozan'ı...

Amor Fati

‘Amor Fati’ Latince bir söylem olup dilimize ‘kaderini sev’ ya da ‘kaderine evet de’ şeklinde çevrilmiş ve belki de tarihin en önemli filozoflarından biri...

Ev Yapımı İçerik Atölyesi: 26 Eylül 2020

Sosyal medya üzerinden sesinizi duyurmak mı istiyorsunuz? Kendinizi yazarak ifade ederken, kendi topluluğunuzu bulmak mı istiyorsunuz? O halde sizi Dijital Topuklar'ın düzenleyeceği Ev Yapımı...

Dopamin, Akıllı Telefonlar ve Siz: Zamanınız için Bir Savaş

Aşağıdaki metin Dijital Topuklar için Ezgi Özkök Sefer tarafından "Dopamine, Smart Phones & You: A Battle for Your Time" başlıklı yazıdan çevrilmiştir.  Facebook’un büyümeden sorumlu...

Vicdansız Labirent Olur mu?

45 yaşındayım. Ömrümün büyük kısmını kendimi patates çuvalı gibi hissederek yaşadım. Son yıllarda her gün anlamsız bir sabaha uyandım. Sadece anılarımı düşünüyordum. Hiç hayalim...