Ana Sayfa DİŞİTAL SESLER Şarbon nasıl bulaşır?

Şarbon nasıl bulaşır?

Dikkat, bu başlık hinlik içerir. Şarbonun nasıl bulaştığını da, nasıl anlaşıldığını da, belirtilerinin kaç günde ortaya çıktığını da bilmiyorum. Olur ya, gerçekten şarbon hakkında bilgi almak için sayfaya tıkladıysanız aradığınızı bulamayacaksınız, baştan uyarmak isterim.

Şimdi gelelim uyarmak istediğim diğer konuya. “Şarbon nasıl bulaşır?” sorusunu Google’a sorduğunuzda da aradığınızı bulamayacaksınız! Çünkü eğer aklıselim bir insansanız, muhtemelen sağlıklı, güvenilir ve net bir bilgi arıyorsunuz konu hakkında. Peki şu anda şarbon ile ilgili başlıklar nasıl çoğalıyor? Web siteleri Google aramasında nasıl sıralanıyor? Veteriner hekimler ve tıp doktorları bir olmuş, halkı aydınlatmaya mı çalışıyor mesela? Keşke öyle olsa!

İşin aslı pek öyle değil.

Nasıl olduğunu dilim döndüğünce izah edeyim:

Bir anda ülke gündeminde şarbon gibi ölümcül bir hastalık tehlikesi beliriyor. Üstelik Kurban Bayramı gibi, her kesimden insanın etle epey haşır neşir olduğu bir dönemden hemen sonra. Hastalık, resmi makamlarca korkunç boyutta yansıtılmasa da; fısıltı gazetesi daha farklı çalışıyor. Neyse ki herkesin elinde akıllı telefon, herkesin evinde bilgisayar ve herkesin her şeyi danıştığı yüce Google var! Google’a sorular düştükçe, arama motoru optimizasyonu yani SEO uygulamalarından anlayanların iştahları kabarıyor. Tıpkı seçimden günlerce önce “2018 Genel Seçim Sonucu” aradığınızda yüzlerce farklı siteyle karşılaşmak gibi… Seçim yapılmamış, dolayısıyla daha neyin sonucu? “2018 genel seçim sonucu için bu sayfayı takip edin… 2018 genel seçim sonucu için beklemede kalın…“  gibi boş bir şeyler okumak için tıklamış oluyorsunuz sayfayı sadece. Üniversite sınav sonuçlarında ya da çok izlenen dizilerin finallerinde de durum böyle.

Neyse şarbon diyorduk. Siteler bol bol tıklanmak, deyimi yerindeyse şarbonun ekmeğini yemek için içerik aramaya başlıyor. İyi haber; şarbon hakkında zamanında birileri yazıp çizmiş. Kötü haber; yazanların uzmanlıkları, bilgi birikimleri ve bilgilerin geçerliliği tartışılır. Olsun varsın, artık cennetten düşen ilk bilgi taneleri bunlar. Genç içerik yazarlarına referans olacaklar. İşte bu kadar! Çoğu ajans için özgün içerik, bir kaynaktaki bilgilerin kelime sıralamasını değiştirmekten ibaret. En çok aranan anahtar kelimeleri aralara serpiştir, ilgili yerlere link ekle, oldu bu iş! Bol bol ziyaret edilmeye hazırsın. Karşındakinin vaktini ve hatta sağlığını çalmışsın, kimin umrunda?

Niyetim kötü niyet aramak değil. İçerik yazmak, geçerli bir gelir kazanma yöntemi. Web sitesi işletmek de öyle. Ayrıca saglikmelegim.net, amandoktorcanimdoktor.com ya da pembiskadinlar.org gibi web siteleri zaten daha isimden kendilerini ele verip; herhangi bir uzman adı da vermiyorlar. Belki de uyanık olmak okuyucuların görevidir, bilemem. Gel gelelim; gazetelere ait web sitelerinde bile durum çoğunlukla böyle. Kaynak sıkıntısı çok büyük ve kelime sayısı üzerinden para kazanan içerik yazarları ile çark dönüyor. Bir cümle fazla yazmak için biraz da kendi kafasından içeriğe ekleme yapan yazar; o anda yaratabileceği infiali görmüyor. Beriki, “Hangi doktor söylemiş bunu?” demeden sitesine yapıştırıyor. Oysa sağlık içeriğinden bahsediyoruz, rüya tabiri değil ki bu…

Peki ne yapmak lazım? Özellikle sağlık takıntısı olanlar için hayat iyice zor. Her kafana takılanı bir doktora sorsan olmaz, sormasan gönül razı değil. Google da oradan resmen göz kırpıyor! Hemen olacak iş değil ama, belki kesin çözüm arama motorlarının kullandığı algoritmanın değişmesinde. Google dahiyane fikrimi duyar da imana gelirse; sosyal medyadaki “mavi tik” gibi bir onay mekanizması getirebilir sağlık sitelerine. Aramalarda onaylı hesaplar ön plana çıkabilir. Daha yakın tarihli bir çözüm olarak Sağlık Bakanlığı işe el atabilir; sitesini interaktif kullanıp soru cevap yapabilir, en azından doğru bulduğu linkleri referans verebilir. Akıl akıldan üstündür tabii, bilen söylesin; sahi bu bilgi kirliliğinde hayatta kalmak için ne yapmak gerekir?

 

 

İlgili yazı:

“Ey internet, yavrumun nesi var?”

Avatar
Dijital Topuklarhttp://www.dijitaltopuklar.com
Dijital sektör profesyonellerini bir araya getiren Dijital Topuklar Zirvesi’nde dijital dünyanın fikir önderleri, sosyal medyanın birleştirici gücünden dijital dünyada oyunun kurallarına kadar dijitalleşmenin arkasındaki tüm dinamikleri konuşuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

1 Kasım 2020’de, #dijitaltopuklarevde

2016'dan bu yana her yıl 1 Kasım'da Dijital Topuklar'ın zirvesinde bir araya geliyoruz. İçeriğimiz, konuklarımız, mekânımız değişse de, değişmeyen tek şey 1 Kasım tarihi oluyor. 2020...

Bir refleks olarak ‘Mutlaka orada bir şey olmuştur’

Halit Ergenç’in arkadaşı Ozan Güven ile ilgili yaptığı açıklama özellikle sosyal medyada gündeme oturdu. Oturmayacak gibi de değildi zira kendisi dedi ki "Ben Ozan'ı...

Amor Fati

‘Amor Fati’ Latince bir söylem olup dilimize ‘kaderini sev’ ya da ‘kaderine evet de’ şeklinde çevrilmiş ve belki de tarihin en önemli filozoflarından biri...

Ev Yapımı İçerik Atölyesi: 26 Eylül 2020

Sosyal medya üzerinden sesinizi duyurmak mı istiyorsunuz? Kendinizi yazarak ifade ederken, kendi topluluğunuzu bulmak mı istiyorsunuz? O halde sizi Dijital Topuklar'ın düzenleyeceği Ev Yapımı...

Dopamin, Akıllı Telefonlar ve Siz: Zamanınız için Bir Savaş

Aşağıdaki metin Dijital Topuklar için Ezgi Özkök Sefer tarafından "Dopamine, Smart Phones & You: A Battle for Your Time" başlıklı yazıdan çevrilmiştir.  Facebook’un büyümeden sorumlu...