Değişimin Merak Uyandırıcısı: Piskiartist

Eylül ayının İçerik Kraliçesi, insanların kendilerini, duygularını ve düşüncelerini tanımaları yönünde yaktığı ışığı severek takip etttiğimiz “Piskiartist” Filiz Şükrü Gürbüz.

Filiz, sen kimsin?
1982 doğumlu evli, iki çocuk annesi bir ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanıyım.

Neden Piskiartist’sin?
Çocukluğumdan beri sanatla (özellikle resim ve dans) ilgilenmekten büyük keyif alırdım. Ortaokul öğretmenim anneme “Bu kızı güzel sanatlar lisesine gönderelim” dediğinde aile arasında geçen konuşma dün gibi aklımda. Olmayı arzu ettiğim iki meslekten birinin ülkemizdeki geleceğinin pek parlak olmayacağını anladım. Ve arzu ettiğim diğer meslek olan hekimlik için aktif sanat uğraşıları ile arama mesafe koymak zorunda kaldım.

Tıp fakültesi bittikten sonra uzmanlık sınavını kazanıp eğitimimi tamamladığımda ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı yani psikiyatrist ünvanını aldım. Pis-ki-artist ile işte bütün bu hikayeyi betimliyorum. O küçük kız çocuğunun sanata (art) duyduğu arzuyu, sanatçı (artist) olma arzusunu, o dönemdeki çevrenin sanata bakışını (pis) ve o yolculuktan doğan psikiyatristliği…

“Dijital Topuklar kitlesi duygusal farkındalık seviyesi yüksek bir kitle” desek herhalde yanlış söylemiş olmayız. Yine de bilmeyenler için biraz açalım: Sen terapi eğitimi almış bir psikiyatrsın. Bunu biraz detaylandırabilir misin? Neler yapıyorsun?
Ülkemizdeki ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlığı eğitimi içerisinde zaten terapi eğitimi bulunmakta aslında. Yani bizler terapist olarak mezun oluyoruz. Fakat maalesef sayımız çok değil. Dolayısıyla terapi için gerekli ‘yeterli zaman’ şartını yoğunluk nedeni ile birçok hekim arkadaşım karşılayamıyor. Dolayısıyla ülkemizde terapi ile psikiyatrist daha az birlikte anılıyor. Okuldaki terapi eğitimi dışında bilişsel davranışçı terapi, grup terapisi, sistemik aile ve çift terapisi ve cinsel terapi alanlarında yapılandırılmış eğitim süreçlerimi tamamladım. Şu anda bu alanlarda çalışan bir terapistim. Duygudurum bozuklukları, kaygı bozuklukları, cinsel işlev bozuklukları ana ilgi alanlarım.

Paylaşımlarını terapi diliyle yazıyorsun. İnsanları, kendilerini ve duygularını tanımaya teşvik etmek istiyorsun diyebilir miyiz?
Hastalarıma çok söylediğim şey ‘hap bilgi’ terapinin doğasına aykırı. Kimsenin elinde sihirli değnek yok. Özlü sözler unutulur. Nasihatlerin tersi yapılır. Değişim için emek gerekir. İnsanın kendini tanıması için kendine vakit ayırması gerekir. Sizin de dediğiniz gibi benim yaptığım şey, terapide kullandığım metaforlar üzerinden teşvik. İnsanın kendisini, duygusunu ve düşüncesini merak etmeye başlaması için bir ışık.

Sence dijital kadınların en büyük zorlukları neler?
Benim bir kadın olarak dijital platformda yaşadığım en büyük zorluk siber zorbalık. Aşağılayıcı üsluba maruziyet özellikle de tekrarlayıcılığı varsa ruhsal sağlamlığı tehdit eder. Sosyal medyayı aktif kullanan kadınlar bu açıdan risk altında.

İçeriğini oluştururken ne gibi ilham kaynakların var?
Terapistim, terapi kitapları, mizah dergileri, çocuklar, hastalar ve çocukluğum ana ilham kaynaklarım.

Paylaşımlarına ne gibi dönüşler alıyorsun?
Çoğunlukla ‘Biraz daha açar mısınız?’,  ‘Peki nasıl iyileşir?’ dönüşü geliyor. Demek ki merak uyandırıyorum. İnsana dair şeyler paylaşıyorum. İnsana değiyor. İyileşmemiş yaralara, çocukluğa ya da şimdiye değiyor. Yarası olduğunu hatırlayan insan durup sormaya başlıyor.

Twitter’da da, Instagram’da da aktifsin. Bir içerik üreticisi olarak bu mecraları ayrı ayrı değerlendirmeni istesek?…
İkisini de çok seviyorum. Twitter’da tıpkı terapide danışanın karşısında oturan psikiyatrist gibiyim. Kimliksiz olduğumu ve sözlerimle var olduğumu hissediyorum. Twitter kitlesinin ‘kimliksiz’ olan içerik sağlayıcıları ile daha fazla ilgileniyor bence. Orada yazı konuşuyor. Sözcükler kimlik kazanıyor. Instagram ise yaşadıklarımın özeti. Bir anı defteri gibi kullanıyorum Instagram’ı. Orası kendime not tuttuğum, anılarımı biriktirdiğim bir yer. Instagram kullananların takip etmeyi sevdikleri şeyin bir tür başkasının günlüğünü okumaktan farklı olmadığını düşünüyorum. Kim gerçek hayatını iyi yansıtıyor ise, kim içtense, kimin hayatı ilham veriyor ise onu takip ediyoruz.

Dijital Topuklar kitlesine önerilerin var mı?
Hepsine kolaylıklar diliyorum. Dijital bıyıklılar arasında işlerinin kolay olmadığının farkındayım. Desteklerim onlarla…

twitter.com/piskiartist
instagram.com/piskiartist

 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir