Ana Sayfa İLHAM VEREN TOPUKLAR Bilimin Sevgiyle Harmanı: Jane Goodall

Bilimin Sevgiyle Harmanı: Jane Goodall

 

İlham Veren Topuklar köşemizde bu ay Jane Goodall’ı anlatmak istiyoruz.

Şempanzeler üzerinde yaptığı çalışmalarla tanınan Jane Goodall, başarılı bir bilim insanı olmasının yanı sıra yaşam öyküsüyle de ilham veriyor. Goodall’un yıllardır sürdürdüğü çalışmaları yalnızca primatlar hakkında ufuk açmakla kalmadı; empati temelli bakış açısı insanların davranışları ve hatta gezegendeki yerleri hakkında da derin sorgulamalara yol açtı. Jane’in hevesle çıktığı yolculuklar birçok sanat eserine konu olmaya devam ediyor.

Jane Goodall kimdir?

1934 yılında Londra’da doğan Jane Goodall, dünyanın en ünlü primatologu olarak tanınıyor. Çocukluğundan beri hayvanlara, özellikle hayvan davranışlarına çok ilgili olduğunu anlatan Goodall, Tarzan hikayelerine bayıldığını ve vahşi yaşama her zaman ilgi duyduğunu ifade ediyor.

1960 yılında, 26 yaşındayken bir film stüdyosunda asistan olarak çalışırken aldığı sürpriz bir davet üzerine Tanzanya’ya gitmeye karar verdi. Genç bir kadının tek başına o kadar uzağa seyahat etmesinin alışılageldik olmadığı o yıllarda Jane’in vahşi yaşama duyduğu ilgiyi takdir eden ailesi de onu destekledi.

Tanzanya’da çalışmalarını yürüten ünlü antropolog Louis Leakey’in asistanı olarak çalışmaya başlayan Jane, konu ile ilgili herhangi bir akademik eğitim almamış olmasına rağmen kısa sürede kendi araştırmasını geliştirebilecek kadar başarılı oldu. Sonrasında Leakey’in de desteğiyle Cambridge Üniversitesi’nde doktora programına katıldı.

Jane Goodall’un gözlemleri ve görüşleri her zaman akademi çevrelerinde destek görmedi. Goodall’un yaklaşımı, o güne değin primatlar üzerinde yapılan araştırmalarla belgelenmiş olan gerçeklerin yanı sıra başka gerçekleri de ortaya çıkarmaya yaradı. İlk olarak Jane Goodall, araştırdığı şempanzeleri numaralandırmak yerine onlara isim vermeyi tercih etti. Bu da araştırdığı konuyu yalnızca bilimsel bir araştırma değil, saygılı bir iletişim sürecine çevirmeyi başardı.

Şempanzelere hiç kimsenin yaklaşamadığı kadar yaklaşan, onlarla zaman geçiren, uzun günler boyunca onları gözlemleyen Jane Goodall, primatların günlük rutinlerini açıklarken insan davranışları ile olan benzerlikleri ve farklılıkları da daha önce hiç konuşulmamış bir duyarlılıkla ortaya çıkarıyordu.

Goodall’un yaptığı araştırmalar kısa sürede öyle ses getirdi ki, yalnızca 4 yıl sonra, 1964’te National Geographic dergisi araştırmalarının belgelenmesi için bir fotoğrafçıyı Tanzanya’ya, Goodall’ın çalışmalarını yürüttüğü yere gönderdi. Fotoğrafçı Hugo van Lawick ile Jane Goodall, tanışmalarının ardından kısa bir süre sonra da evlenecekti.

1977 yılında kurduğu Jane Goodall Enstitüsü ile hem Gombe araştırmalarını destekledi hem de şempanzelerin doğal yaşam alanlarının korunması için çalışmalar başlatmış oldu.

Gombe’deki çalışmaları için orada beraber bulunan Goodall ve Lawick, zamanla projeye gelen desteğin de artmasıyla burada bir araştırma merkezinin temellerini atmaya başladılar. Yayınlanan fotoğraflar sayesinde Goodall’ın araştırmaları gün geçtikçe daha çok dikkat çekmeye başladı. Bir süre sonra da Gombe Araştırma Merkezi (GSRC) adı altında resmileşti ve çalışmalarını daha organize bir ekiple sürdürmeye devam etti. Jane Goodall, 1986 yılında bu merkezdeki araştırmalarını derlediği ‘Gombe’nin Şempanzeleri’ kitabını yayımladı. Kitaptan sonra ABD’de düzenlenen ‘Şempanzeleri Anlamak’ adlı konferansta dünyanın her yerinden antropolog, biyolog ve bilim insanlarıyla bir araya gelen Goodall, şempanzelerle ilgili tehlikeleri de gündeme getirmiş oldu. Bu konferanstan sonra yalnızca şempanzeleri araştırmak için değil, onların doğal yaşam alanlarını ve üreme döngülerini korumak için de çalışmalarını hızlandıracaktı.

Jane Goodall, bugün 84 yaşında ve çalışmalarını tüm hızıyla sürdürmeye devam ediyor. Bir bilim insanı, aktivist, Birleşmiş Milletler Barış Elçisi ve öğretmen olarak dünyanın her yerinde insanlara ulaşıyor, kampanyalar yürütüyor.

Tam anlamıyla insan olabilmek için hayatlarımızın anlamlı olmasına ihtiyacımız var. Bu yüzden genç insanlara bu anlamı bulabilmeleri için yardımcı oluyorum.

Yakın zamanda National Geographic, 60’lı yıllarda Goodall’ın araştırmaları sırasında çekilen ilk görüntüleri belgeselleştirdi. Günümüzde birçok kitaba ve filme aktarılan Jane Goodall’ın öyküsü, genç nesillere ilham olmaya devam edecek…

 

Bu web sitesinin içeriğinin sorumluluğu tamamıyla Dijital Topuklar’a aittir ve sponsorun görüşlerini yansıtmamaktadır.   
Avatar
Dijital Topuklarhttp://www.dijitaltopuklar.com
Dijital sektör profesyonellerini bir araya getiren Dijital Topuklar Zirvesi’nde dijital dünyanın fikir önderleri, sosyal medyanın birleştirici gücünden dijital dünyada oyunun kurallarına kadar dijitalleşmenin arkasındaki tüm dinamikleri konuşuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Aradığınız Çeviklik (Agility) de Yılmazlık (Resilience) da Evde!

Adım FatmaNur. 39 yaşındayım. Pandemiyle birlikte hiç gönüllü olmadığım rolleri üstlenmem, çevik bir adaptasyon sergilemem ve yılmamam gerekti… Biraz epik, biraz lirik tiyatrom evde...

İkinci Tekil Mağduru

Yıllardır içinde debelendiğim kurumsal hayattan mıdır, yoksa kurulan iletişim biçiminin üzerinde görünmez bir giyotin gibi durduğundan mıdır bilmem, bazı ilişki türlerinde ikinci çoğul kullanmak...

2020’nin Duygusal Hız Treni, Sıkı Tutunun!

Kelimeleri, bir durumu anlatırken kullanabileceğimiz farklı sözcüklerin olmasını seviyorum. Kalp dersek başka gönül dersek başka olabiliyor çünkü ya da özlem deyince başka hasret deyince...

Neden Terapi?

Doğru bilinen yanlışlardan biridir terapinin kişiyi rahatlattığı! Çokça verilen keyifli benzetmelerdir, ‘balkonu yıkamak terapi gibi geldi’   ya da  ‘alışveriş en güzel terapi’ gibi söylemler... Aksine;...

Çılgın Bir Türk Kadını

Mücadeleci bir ruh... Hâyal kurmaktan usanmayan, hedeflerinden vazgeçmeyen bir kadın... Nesrin Olgun 1957 yılında Adana'da doğdu. Denizle olan ilişkisi 7 yaşında yüzmeyi öğrenmesiyle başladı. 1979’da...