Ana Sayfa DİŞİTAL SESLER Reçel Blog Anlatıyor

Reçel Blog Anlatıyor

Reçel Blog, 15 Eylül 2014’ten beri online bir mecra olarak yayın hayatına devam ediyor.

“Kadınların ve bilhassa Müslüman kadınların; gündelik deneyimlerine, toplumsal meseleleri algılayışlarına, ilgilerine, meraklarına, dertlerine, umutlarına, kaygılarına, mücadelelerine dair kendi sözümüzü söyleyeceğimiz bir mecra” olarak kurduğumuz Reçel Blog, 3 yılı aşkın zamandır birçok kadının hikâyesini anlatabileceği, tanışacağı, birbirini tanıdıkça güçleneceği bir alan olma misyonunu üsteniyor. Reçel Blog’un böylesi bir misyon üstlenebilmesini kolaylaştıran etmenlerin en başında ise online bir mecra olması geliyor.

İnternet sayesinde birbirini fiziksel olarak göremeyecek onlarca insan, Reçel Blog özelinde ise onlarca, yüzlerce kadın birbirini dinleme şansı buluyor; birbirini göremese de yaşadığı duygudaşlıktan heyecan duyuyor ve hikâyelerini paylaşmayı ve birlikte bir şeyler gerçekleştirebilmeyi mümkün kılıyor. Normal şartlarda bizler, Reçel Blog’un editörleri olarak da kendi hayat hikâyelerimizdeki karmaşa ve zorluklar nedeniyle yer değiştirmekte, hatta fiziksel olarak bir araya gelmekte çokça zorluk yaşıyorken, online bir ortam olması sayesinde Reçel Blog kendi yolunu bulabiliyor, etkinliklerine devam edebiliyor.

Reçel Blog editörlerinden Rümeysa Çamdereli, Dijital Topuklar 2017’nin “İçerik Kraliçedir” oturumunda…

İnternetin bize sağladığı tüm bu olanakların farkında olarak, Dijital Topuklar etkinliklerinin ilkinin duyurusunu gördüğümüzde oldukça heyecanlandık. Çünkü Dijital Topuklar’ın vurgusu internetin ve yeni teknolojilerin kadınların hayatlarındaki bu dönüştürücü gücünü ortaya çıkarmaktı ve tam da bu anlamda içerisinde yer almak konusunda oldukça istekli olduk. Dijital Topuklar ekibinin de bize en içten samimiyetleriyle kapılarını açmaları, ilk etkinliklerinde programa dahil etmeleri bizim için önemli bir heyecan kaynağı oldu. Hele bir de ikinci etkinliğe bir konuşmacıyla katılmamız üzerinden davet edildiğimizde heyecanımız ciddi anlamda katmerlendi.

Dijital Topuklar bizim için hem daha fazla, hem de halihazırda ulaşamamış olduğumuz kadınlara ulaşmamız konusunda önemli bir vesile oldu. Aynı zamanda ürettiğimiz sözün değerini ve önemini bizimle birlikte hisseden böylesi üretken ve samimi kadınlarla bir arada ve birlikte bir şeyler yapmanın kendisi oldukça değerliydi. Tüm bunların yanı sıra, özellikle ikinci etkinlikteki oturumlara dinleyici olarak katılmak, katılımcılarla tanışıklık sağlamak çok güzel bir olanak oldu.

Dijital Topuklar fikrinin etkinliklerin ötesine geçip, online ortamda kendini ifade etmek isteyenlere bir alan olarak harekete geçecek olması da bizi bu anlamda çok sevindirdi. Biliyoruz ki Dijital Topuklar hem böylesi bir alan olarak, hem de dijital ortamda üretimleriyle, yazılarıyla, içerikleriyle var olmak isteyen kadınlara kaynaklık ederek önemli bir ihtiyaca cevap oluşturacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Teknolojik Anneler’den Dayanışma Ekranı

Mart 2020'de Türkiye'yle birlikte dilimize de yerleşen Covid 19 virüsü, çoğunluğu olumsuz olmak üzere irili ufaklı binlerce değişikliğe sebep oldu hayatta. Ekonomi, sağlık, psikoloji,...

Yanlış Değil, Farklı

“Pardon bir şey sorabilir miyim, sizin oğlunuzun yüzü neden fazla büyük ve değişik?” 8 yaşındaki çocuğunu, bir doğum gününde yeni tanıdığı “farklı” bir çocuğun annesine...

Hapishanelerimiz

  Ömür tüketen, ağır akışı ile uzun zamandır izlemediğim Türk dizilerini protestoma “Camdaki Kız” dizisi ile son verdim. Henüz iki bölümü yayınlandı ve ben kapıldım....

Kendine Ait Bir Şeyler…

Dijital Topuklar olarak, pandemi yüzünden evlerimize kapandığımız, her yıl 1 Kasım'da birbirimizi görerek, birbirimize dokunarak, sarılarak gerçekleştirdiğimiz zirvemizi sanal ortama taşıdığımız geçtiğimiz sene içinde,...

Feminizm Karşıtı Kadınlara Karşı Olan Kadınlar Hakkında Karışık Hisleri Olan Kadınlar

Aşağıdaki metin Dijital Topuklar için Ezgi Özkök Sefer tarafından Jenny Lawson'ın “Women Who Are Ambivalent About Women Against Women Against Feminism” başlıklı yazısından çevrilmiştir....