Ana Sayfa DİŞİTAL BİLGİLER Blog Yazmak Hâlâ Gerekli mi?

Blog Yazmak Hâlâ Gerekli mi?

İnternetin sayamayacağımız kadar çok olan nimetlerinden faydalanıyoruz. Meydan Larousse ansiklopedi devrini bırakalı epey oldu malum. Sayfalarca araştırma yapmak, fiziki yorgunluk ve “Acaba aradığımı bulabilecek miyim?” endişelerine kapılmak yakın geçmişte kaldı. Birkaç ‘’tık’’ımızla istediğimiz bilgiye rahatça erişebiliyor, üstelik bu bilgilerin sağlamalarını bile birçok farklı kaynaktan yapabiliyoruz artık.

Peki bunlara rağmen hâlâ blog yazmaya devam etmeli mi?

1) Blog yazmak ile kendinize güveninizin geldiği bir gerçek. Yazmak için çok okumanın gerekli olduğu bir iş yapmak üzeresiniz. Bilgileniyorsunuz, öğrendikçe öğretiyor, bilgilendiriyorsunuz. Hayata bakışınız, duruşunuz, konuşmanız bile değişebiliyor. Başarılı bir blog yazarı olmak için süslü cümleler yazmanın, internette aynı konuda başka blog yazarlarının yazılarından biraz biraz almanın yeterli olmayacağını anlıyorsunuz öncelikle. Ayrıca, sosyal medya, etik, pazarlama hatta ‘grafik oluşturmak’ konularıyla ile ilgili -muhtemelen daha önce bilmediğiniz- şeyler de öğreniyorsunuz.

2) Yazmayı çok seven, yazarak kendini bulan ve özgürleşen çoğu kişinin şahsi blogları var artık. Kendilerini tatmin edecek kadar da takipçileri var. Ya da yok. Çok fark etmiyor aslında. “Benim bloğum var ve orada yazıyorum” demenin 21. yüzyıldaki karşılığı neredeyse bir kitap yazma hazırlığındaki heyecan ve sevinç diyebiliriz. Hem kim bilir belki bir dergi editörü, reklam/metin yazarı, ünlü bir markanın pazarlama müdürü ya da sadece üst komşunuz tarafından keşfedilirsiniz. Kimse keşfetmezse, kendi kendinizi kaşifi olursunuz yazdıkça.

3) Diyelim ki keşfedildiniz. Firmalar reklamlarını yapmanızı istiyor. İnsanlar blogunuzu her türlü mecradan takip ediyor. Tek ya da ekstra gelir kaynağınız olabilir böylelikle. Fakat sanılanın aksine, blogdan para kazanmak o kadar kolay değil. En azından ilk etapta değil diyelim. Tanınmış, bilinmiş bir blog sahibi olmak için diğer blog yazarlarından gerçek anlamda farklı, üslubu sempatik ya da kendi içinde geliştirdiği farklı bir üslupla ve biraz da ‘’ulaşılamaz’’ gibi gözükmeniz gerekiyor.

4) Neden bir blogunuz olmasın ki hem? Bırakın görüşlerinizi, bilgilerinizi, deneyimlerinizi, yeteneklerinizi ve kendi etrafınızda dönme alanınızı görelim. Akıllı telefonunuzun ya da bir bilgisayarınızın olması işinizi görür. ‘’ Nasıl blog açılır?’’ yazdığınızda bile arama sonuçlarına gelen bir çok yazılım tabanlı blog göreceksiniz. Gerisi biraz sabır, biraz vakit ve çokça motivasyon…

Avatar
Dijital Topuklarhttp://www.dijitaltopuklar.com
Dijital sektör profesyonellerini bir araya getiren Dijital Topuklar Zirvesi’nde dijital dünyanın fikir önderleri, sosyal medyanın birleştirici gücünden dijital dünyada oyunun kurallarına kadar dijitalleşmenin arkasındaki tüm dinamikleri konuşuyor.
Önceki İçerikKendine Ait Bir Oda
Sonraki İçerikGidemesem de…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Must Read

Neden Terapi?

Doğru bilinen yanlışlardan biridir terapinin kişiyi rahatlattığı! Çokça verilen keyifli benzetmelerdir, ‘balkonu yıkamak terapi gibi geldi’   ya da  ‘alışveriş en güzel terapi’ gibi söylemler... Aksine;...

Çılgın Bir Türk Kadını

Mücadeleci bir ruh... Hâyal kurmaktan usanmayan, hedeflerinden vazgeçmeyen bir kadın... Nesrin Olgun 1957 yılında Adana'da doğdu. Denizle olan ilişkisi 7 yaşında yüzmeyi öğrenmesiyle başladı. 1979’da...

Şiddetin adı vahşet; peki kadının adı?

Bir kadın, çöp konteynerinde parçalanmış halde bulundu. “Ailesi kızına sahip çıksaymış” dediler. Bir kadın; bindiği minibüste tecavüze direndi, öldürüldü ve yakıldı. “Tek başına ne işi...

Diğerkâmlık

Bu kelimeyi sevgili Ayşe Bilge Selçuk’un ‘’İnsan her koşulda’’ kitabında ilk kez gördüm ve kalbime sarıp sarmaladım. Çünkü ben bugüne kadar kendimi hep empati...

Pis şişko!

Okuldaki dansa, şişko diye kimse çağırmamış onu. Bir peri gelsin de, onu Sindrella gibi incecik ve güzel bir kız yapsın diye bekleyip durmuş. Oysa,...